Advert
sandalye fabrikası karabük
İLLÜMİNATİ BİLGELERİNİN SİYON PROTOKOLLERİ-3
MAHFİ

İLLÜMİNATİ BİLGELERİNİN SİYON PROTOKOLLERİ-3

Bu içerik 1077 kez okundu.

Hanry Ford’un Dearborn Independent Dergisinde 12 Haziran 1920 yılında yayınlanmış makalesi: Belirlenmiş bir Dünya Yahudi Programı var mıdır?

Günümüz Yahudi sözcülerinin yaptıkları tüm açıklamalarda, Yahudi karşıtı düşüncelerin kaynağı olarak çoğunlukla şu üç neden gösterilir: Dini önyargılar, ekonomik kıskançlık ve sosyal antipati.

Bazı Yahudi sözcüleri, Yahudi’nin seçkin bir finans ustası olduğu gerçeğini inkar ederek, bu ilgiyi başka yöne çekmek için çabalamaktadırlar. Fakat bu fanatizimden başka bir şey değildir. Çünkü Dünya’nın finansmanı Yahudiler’in kontrolündedir. Onların verdikleri kararlar, düzenledikleri oyunlar bizim ekonomik kurallarımızı oluşturur. Fakat bir ulusun ekonomik olarak bizden ileri olması, onları halk mahkemelerinde yargılamamız için yeterli bir neden değildir. Bizden daha zeki, daha ısrarcı ve çalışkan olabilirler. Bizden çok daha üstün yeteneklere de sahip olabilirler, fakat tüm bunlar bize hesap vermelerini talep etmemize neden olamaz. Ekonomik kıskançlık anti-Yahudi hislerin bir kısmını açıklayabilir; fakat Yahudi’nin finansal başarısı, çok daha önemli bir problemin daha az önemli bir unsuru olabileceği gibi nedenleri saymazsak, Yahudi davasının varlık sebebi olarak beyan edilemez.

Ve sosyal antipati: Dünyada istenmeyen Yahudiler’den çok daha fazla sayıda Yahudi olmayan var. Bugün hiçbir Yahudi sözcüsü, politik sebebin adını anmıyor ya da, eğer ima etmek zorunda dahi kalırsa, çok kısıtlı ve belirli sınırlardan ileriye geçmiyor. Bu, İngiltere, Fransa, Romanya ve hatta şaşırtıcı gelecektir ABD’de ve geri kalan tüm ülkelerde sorgulandığı gibi, Yahudi’nin vatanperverliği meselesi değildir. Kitaplar yazılmış, resmi raporlar yayınlanmış ve Yahudi’nin yaşadığı ülke için kendi payına düşeni fazlasıyla yaptığını gösteren ustaca hazırlanmış istatistikler göz önüne serilmiş olmasına rağmen, bunların tam tersi iddiaların, tüm bu ateşli ve üst düzeyde desteklenen kampanyaları hiçe sayarak çok güçlü bir şekilde ve daha çok uzun bir süre varlığını sürdüreceği gerçeği ortadadır. Özgürlük ordularında, görevini şüphe götürmeyecek şekilde hakiki bir sevgi ve sadakatle yerine getirmesi, Yahudi’nin, üstlerinin, sistemin ve sivillerin üzerinde bıraktığı intibaı değiştirmek için yeterli değildir.

Yahudiler diğer insanlardan çok daha net bir hayat görüşüne sahiptirler. Çünkü dünya onlar için amaçlarına giden bir yoldur. Ve Yahudiler dünya ile ilişkilerini, milletçe içine kapanmış olan, diğerlerinin düşüneceğinden daha kapsamlı olarak ele alır. Yahudi, eğer ulusal bağlılık ve önyargılara, yerli bir halkla aynı sertlikte girmezse aklanabilir. Yahudi yüzyıllardan beri dünyalıdır.

Politik unsur gerçekte, Yahudi’nin uluslar içinde ulus oluşturmasının doğal bir sonucudur. Bazı Yahudi sözcüleri bunu sürekli olarak inkar ediyorlar. Fakat biraz aklı başında olan Yahudiler, bunları taraflı tutumlarından dolayı kınıyorlar. Bu gerçeğin neden büyük çabalar harcayarak inkar edilmesine gerek duyulduğu her zaman net değildir. Belki de, İsrail uyandırıldığı zaman, dünyadaki görevlerinin Golden-Calf vasıtasıyla başarılamayacağını gördüğü için, dünyaya göre çok kozmopolit olması ve kaçınılamaz milliyetçi bütünleştiriciliğini bir araya getirerek, insanlığın bütünleşmesi için –bugün bütün Yahudiler bunu engellemek için birçok şey yapıyorlar- elverişli bir ortam oluşturacağı içindir. Uluslar Yahudilerin kendileri ile kaynaşmalarını en aza indirgemeye çalışıyorlar. Fakat öyle görünüyor ki, kader bu ulus kardeşliklerinin sürmesini planlıyor. Bu yüzden hem Yahudiler, hem de dünya bu gerçeği kabul etmeli ve bir çözüm bularak bunu uygulayabileceği yollar aramalı.

Thedor Herzl; Yahudi filozoflarının belki de en işeri görüşlü temsilcisiydi ve Yahudi ulusunun varlığından bir an bile şüphe etmedi. Tam tersi şunu her zaman açıkça beyan etti: ‘ Biz bir ulusuz bir ulus.’

Herzl, Yahudi sorunun siyasi olduğunu .ok açık bir bir şekilde gördü. ‘The Jewish State’ adlı kitabının önsözünde şöyle diyor: ‘Çok karmaşık bir haraket olan antisemitizmi anladığıma inaniyorum. Buna Yahudi bakış açısıyla ve korku ya da nefret duymadan bakabiliyorum. Bu kaba oyunun unsurlarını, ticari kıskançlığı, önyargı mirasını ve ırksal müsahamasızlığı anlayabiliyorum. Aynı zamanda sahtebir nefsi müdafaa olduğunu görebildiğime de inanıyorum.

Herzl, sadece Yahudiler’in bir ulus olduğunu söylemekle kalmadı, aynı zamanda 1902 Ağustosu’nda İngiltere Kraliyet Yabancılar Komisyonu önünde Binbaşı Evans Gordon tarafından alınan ifadesinde şunlara yer verdi: ‘ Size ulustan ne anladığımı söyleyeceğim. Benim aklımdaki ulus kavramı, ortak düşmanlarına karşı birbirine kenetlenen tarihsel bir insan topluluğu olarak ifade edilebilir. Bu, ulus kavramına benim bakış açım. Eğer siz bu tanıma Yahudi kelimesini eklerseniz, benim Yahudi ulusundan ne anladığımı bulursunuz.’

Dr. Herzl Yahudi ulusunun dünyaya yönelik düşüncesini şöyle ifade ediyor. ‘Düşütüğümüz zaman, devrimci işçi sınıfı, devrimci partinin küçük memurları oluruz. Fakat kalktığımız zaman, işte korkunç gücümüz o zaman ortaya çıkar.

Yahudilerin düşüncelerini uzun süredir besleyip güçlendiren gerçek olduğu şüphe götürmeyen bu fikir, ‘ Canadian Jewish Chronicle’ da Lord Eustace Percy tarafından ele alındı. Dikkatle okuyun:

‘ Liberalizm ve nasyonalizm, Yahudi mahallelerinin kapılarını açtı ve Yahudi’ye eşit vatandaşlık hakları önerdi. Yahudi Batılı dünyaya çıktı, gücü ve gücün ihtişamını gördü, gücü kullandı ve bundan büyük keyif aldı. Batılı dünya medeniyetinin sinir sistemine dokundu; onu yönetti, yönetti ve sömürdü ve sonra da önerisini reddetti. Avrupa’nın sosyalizmi, liberalizmi, bilimsel yönetimi ve demokratik eşitliği, Yahudi için, eski despotizmin baskı ve zulmünden daha tahammül edilmezdir.

Batılı uluslar arasındaki ittifaklar çoğaldıkça, bu Yahudi içiç daha da dayanılmaz bir hale geliyor.

Tamamen bağımsız uluslar tarafından paylaşılmış olan dünya topraklarından oluşan bir dünyada, Yahudi’nin iki seçeneği var: Yatüm sistetmleri yıkmak ya da kendi bağımsız topraklarını yaratmak. Yahudi bolşevizminin  ya da Yahudi sosyalizminin açıklaması bunun içinde yatıyor olabilir. O zaman Doğulu Yahudiler, bu ikisinin arasında kararsız kalacak gibi görünüyorlar.

Yahudi, Yahudi olmayan her türlü plana karşıdır. Monarşi karşıtı olarak cumhuriyetçinin yanındadır, cumhuriyet karşıtı olarak sosyalistin yanındadır ve sosyalizm karşıtı olarak Bolşevikler’in saflarındadır.

Yahudi doğası otokratiktir. Demokrasi tüm dünya için en uygun yöntemdir, fakat Yahudi, olduğu her yerde şu veya bu şekilde otokrasiyi kurar. Demokrasi sadece Yahudi tahrikçilerin baskı altında kaldıkları zaman, eski serbestliklerine kavuşmak için kullandıkları bir sözcükten ibarettir. Bu sebestliği elde ettikten sonra da kendine özel imtiyazlar elde etmek için çaba sarfetmeye başlar.

Bugün Yahudiler barış anlaşmalarına özel ve inanılmaz imtiyazlarıyla geçen tek ulustur.

Hiç kimse günümüzde dünya üzerinde ekonomik ve sosyal anlamda en yıkıcı unsurun sadece güç değil aynı zamanda, Yahudiler’in bütün dünyaya kabul ettirdiği servet olduğunu inkar edemez. Bu gerçek, Yahudiler’in enerjik yalanlamaları yüzünden uzun bir süre asakıda kalmıştı. Fakat şimdi gözümüzün önünde duruyor ve herzl’in şu sözlerini doğruluyor; ‘Düştüğümüz zaman, işçi sınıfı, devrimci partinin küçük memurlarıoluruz. Fakat kalktığımız zaman, işte korkunç gücümüz o zaman ortaya çıkar. Bu sözler İngiltere’de ilk duyulduğunda yıl 1896’tıydı.

……………..

Bu makalenin tamamını değil bizi ilgilendiren küçük bir kısmını yazdım.

3.PROTOKOL:

Size bugün söyleyebilirim ki, hedefimiz şimdi bize sadece birkaç adım uzaklıktadır. Uzun yolun yürünecek ancak ufak bir kısmı kaldı. Kendisi ile halkımızı temsil ettiğimiz sembolik yılanın , önünde yürüdüğümüz çember kapanacaktır. Bu halka kapanınca bütün Avrupa devletleri kuvvetli bir mengene içinde onun hükümlerine kilitlenecektir.

YORUM: Bugün bu Avrupa Birliği proşesi ile başarılmıştır. İllüminati örgütü AB ile tüm Avrupa’nın kontrölünü ele geçirmiş bulunmaktadır.

Bugünlerin anayasal terazileri kısa zamanda kırılacaktır. Çünkü üzereinde döndüğü ekseni aşıncaya kadar durmadan sarsılsın diye biz onu dengesiz kurduk. Yahudi olmayanlar o eksene yeterli derecede sağlam kaynak yaptıklarını zannediyorlar ve terazilerin dengeye geleceğini umuyorlardı. Fakat eksenler tahtlarındaki krallar kontrolsüz ve sorumsuz yetkileri ile şaşkına dönmüş olan ve budalaca haraket eden temsilcileri tarafından kuşatılmışlardı. Bunlar bu yetkileri saraylarda teneffüs edilen dehşet havasına borçluydular. Bu şahıslar halkları ile teması kesince tahtlarındaki krallar iktidara göz diken kimselere karşı artık halk ile anlaşıp kendilerini kuvvetlendirmeye muktedir olamıyorlardı. Biz, uzak görüşlü hükümdar iktidarı ile halkın kör kuvveti arasında her iki taraf da manasını kaybetsin diye bir uçurum meydana getirdik. Bir kör ile değneği gibi ikiside birbirinden ayrı olunca kuvvetsizdir.

YORUM: Kralların yanlarındaki danışmanları sayesinde hanedanlıklar ile halk arasında kopukluluklar oluşturdular. Halktan uzak kalan krallar, halkın desteğini ve sevgisini kaybettiler. Böylece tahtları sallantıya girdi. Buda hem rejim değişikliği için halk desteğini sağladı hem de iktidarları Yahudilerin yahut onların maşalarının ele geçirmesine olanak sağladı. Bunun uygulamadaki ilk belirgin örneği Fransız İhtilali’dir. Bu ihtilali Yahudiler halkı örgütleyerek ve organize bir şekilde başarmışlardır. Bir diğer örneği ise 1917 Rus Bolşevik Devrimi’dir.

İktidar peşinde koşanlar iktidarı kötüye kullanmaya tahrik etmek için, bütün kuvvetlerin liberal temayüllerini bağımsızlığa doğru yönelterek onların hepsini birbirine muhalif hale getirdik. Bu maksatla her çeşit teşebbüsü teşvik ettik, bütün partileri silahlandırdık, iktidar mevkiini her ihtiras için hedef haline getirdik. Kısa bir zaman sonra karışıklıklar ve iflaslar bütün dünyayı kaplayacaktır.

YORUM: Burada ORDO AB CHAO dedikleri kaostan düzen kurma planından söz etmektedirler.

Çok konuşan gevezeler parlamento oturumlarını ve yönetimle ilgili toplantıları konuşma müsabakası haline çevirmektedir. Atılgan gazeteciler ve vicdansız yazarlar her gün iareci memurlara saldırıyor. Çılgına dönmüş halkın yumrukları altında her şey havaya uçuşurken iktidarın suiistimali, bütün müesseseleri kendilerini devirmeye hazırlayan son manivela olacaktır.

Bütün halk fakirlik sebebi ile ağır çalışma mecburiyetine zincirlenmiştir. Bu, onların evvelce vurduğu kölelik ve toprağa bağlıkölelik zincirlerinden daha kuvvetlidir. Onlar bu zincirlerden kendilerini herhangi bir yolla kurtarabilirlerdi. Fakat yoksulluktan asla kurtulamayacaklardır. Biz anayasaya kitleler için hayali ve gerçek dışı gözüken bir kısım haklar dahil ettirdik. Halkın hakları ismi de, verilen bu hakların hepsi, yalnız bir fikir halinde mevcut olabilir ve fiili hayatta asla gerçekleşemez. Proleterya bizim emrettiğimiz yönde ve bizim iktidar mevkiine yerleştirdiğimiz ajan kadromuzun hizmetinde bulunan kimseler lehinde rey kullanmalarının karşılığı olarak acıyıp sofralarımızdan kendilerine fırlattığımız ekmek kırıntılarından başka anayasal bir menfaat elde etmediğine göre, konuşmacıların gevezelik yapma hakkı elde etmeleri, gazetecilerin güzel yazılar yanında saçma şeyler yazma hakkına da sahip olmaları, ağır yükünün altında beli ikiye bölünmüş proleter işçi için ne ifade eder?  Cumhuriyete ait haklar fakir bir taraftarı da hemen hemen her gün çalışmaya mecbur olması sebebiyle o hakları kullanmaya mecbur değildir.

Bizim rehberliğimiz altında, halk, aristokrasiyi yok etti. O aristokrasi ki; kendisinin tek ve yegane müdafaa vasıtası ve halkın refahına bağlı ve ondan ayrılması imkansız menfaatleri sebebiyle de kendilerini besleyen bir anne idi. Şimdi aristokrasinin yıkılması sebebiyle , halk para öğüten merhametsiz alçakların peşine düştü. Bunlar işçilerin boyunlarına acımasız ve zalim bir boyunduruk vurdular.

Biz işçilerin bu baskılardan kurtaracak kimseler olduğumuzu ileri sürerek sahnede görüneceğiz ve bizim savaşan kuvvetlerimiz olan Sosyalistlerin, Anarşistlerin ve Koministlerin saflarına girmelerini onlara telkin edeceğiz. Bu savaşan kuvvetlerimizi biz, sosyal masonluğumuzun, sözde bütün beşeriyetin, dayanışması ve kardeşçe idaresi gereğince daima destekledik.İşçilerin emeğinden kanunen faydalanmakta olan aristokrasi; işçilerin iyi beslenmeleri, sıhhatli ve kuvvetli olmaları ile alakalanırdı. Biz ise tam aksine Yahudi olmayanların öldürülerek azalmalarından menfaat bekliyoruz. Bizim kuvvetimiz devamlı yiyecek kıtlığı ve işçinin beden zayıflığında gizlidir.Çünkü bütün bunlar bizim arzularımızın kölesi olmasına delalet eder. O kendi yetkileri içinde bizim arzularımıza karşı koyma kuvvet ve enerjisini bulamayacaktır. Kralların kanuni otoritesinin aristokrasiye verdiği işçiyi idare hakkını, açlık daha sağlam bir şekilde bize verir.

YORUM: Gelecekte tüm dünya ülkelerini tek bir devlet haline getirecekler ve Yahudi olmayan diğer tüm halklar Yahudilerin kölesi olacaklar. Onlar Yahudilerin verdiği kadar yiyecekle yaşayacak böylece açlıkla boğuşurken düşünmeye ve başkaldırmaya fırsatları olmayacaktır. Yahudiler insanları açlıkla terbiye edeceklerdir.

Biz halkın alt tabakasını açlığın doğurduğu sıkıntı, nefret ve kin ile harekete geçirerek ve yolumuzun üzerinde bizi engelleyen ne varsa onların elleri ile silip yok edeceğiz.

Bütün dünyaya hükmedecek olan hükümdarlarımızın taç giymesi vakti gelince, aynı eller ona engel olabilecek her şeyi ortadan kaldıracaklardır.

Yahudi olmayanlar bizim uzmanlarımızın telkinleri ile harekete geçirilmeksizin düşünme alışkanlığını kaybetmişlerdir. Bundan dolayı bizim krallığımız kurulunca derhal yapacağımız bir işi yapmanın, acil lüzumunu görmüyorlar. Bu iş, bilginin basit ve gerçek bir bölümü ve bütün bilgilerin temeli olan insan hayatının ve onun sosyal varlığının yapısının gerektirdiği iş bölümünü ve netice olarak insanların sınıf ve şartlar içinde ayrılmaları hususundaki bilgileri okullarda öğretmektedir. Herkesin bilmesi gerekir ki insanların çalışma mevzularındaki farklılık sebebiyle herhangi bir eşitlik mevcut olamaz. Bir kimsenin kendini lekeleyen bir hareketi ile bütün bir sınıf kanun önünde eşit olarak sorumlu tutulamaz. O şahısla beraber hiçbir kimsenin değil, yalnız o şahsın kendi şerefi lekelenmiştir. Sırlar içinde olan ve Yahudi olmayanların öğrenmesine imkan vermediğimiz cemiyet kuruluşunun gerçek ilmi herkese gösterecektir ki, mevki ve iş, iyi bir çevre içinde muhafaza edilmelidir. Şöyle ki, fertlerin bir eğitimden geçmiş olmaları sebebiyle kendilerine uygun olmayan bir iş yapmaya davet edilmeleri yüzünden insanların ıstırap kaynağı olmasınlar. Bu ilmin tamamen okunmasından sonra halk gönüllü olarak iktidara itaat edecek ve devlette kendilerine tahsis edilen mevkii kabul edecektir. Bilimin bizim geliştirdiğimiz bugünkü durum ve istikametinde halkı yanlış yola sevk etme kastı ile hareket edilmesi ve halkın kendisinin cehaleti sayesinde onlar basılı şeylere körü körüne inanır, bağrına basar. Bir kör kendisinden üstün saydığı her duruma kin duyar. Çünkü sınıf ve durumun manalarının idrakine sahip değildir.

Ticari mübadeleler üzerindeki muameleleri durduracak ve sanayi felce uğratacak olan ekonomik krizlerin tesiri bu kini daha fazla arttıracaktır. Bizce bilinmekte olan bütün gizli yer altı metotları ile ve tamamı ile elimizde olan altının yardımı ile bütün dünyada ekonomik krizler meydana getirecek, bu krizler vasıtasıyla Avrupa’daki bütün memleketlerde bütün işçi topluluğunu aynı sokaklara fırlatacağız. Bu kalabalık; cehaletlerinin basitliği içinde zevkle dökülecekler beşikte bulundukları günlerden beri nefret ettikleri malları o zaman yağma etme imkanı bulacaklardır.

Bizimkilere dokunmayacaklardır. Çünkü saldırı anı bizce bilinecek ve biz kendimizinkileri muhafaza etmek için tedbirler alacağız.

Göstermiş bulunmaktayız ki, hadiselerin gelişmesi bütün Yahudi olmayanları idrakin hakimiyetine sokacaktır. Bizim yönetimimiz kesinolacaktır. Çünkü, o bütün kargaşalıkları tedbirli bir şiddetle yatıştırmayı ve bütün müesseselerde liberalizmi yakıp kül etmeyi bilecektir.

Halk kendisine hürriyet adı altında her türlü müsaade ve müsamahada bulunulduğunu görünce kendisi hükümdar tahayyül ederek yolnun üzerindeki iktidara saldırdı. Fakat tabii diğer bütün körler gibi bir çok engellere rastladı. Bir klavuz arama telaşına kapıldı. Eski imkanına dönme idrakine asla sahip olmadı ve bütün iktidarını bizim ayaklarımızın altına serdi. Bizim büyük ismini verdiğimiz Fransız İhtilalini hatırlayın. Onun hazırlanmasındaki sırlar bizce gayet iyi bilinmektedir. Çünkü o tamamen bizim ellerimizin eseridir.

O vakitten beri daima Dünya için hazırladığımız Siyon kanından zorba kral lehinde, en sonunda bizden bile dönmeleri için halkı bir hareketten diğerine sevk ediyoruz.

Bugün biz erternasyonel bir güç olarak yenilmez bir durumdayız. Çünkü herhangi bir devletin hücumuna uğrarsak diğer devletler tarafından destekleniriz. Yahudi olmayan halklar, bunların en az bir kısmı için yirmi kralın kafasını uçururlardı.

Halk kitlelerinin bu mantıksız, birbirini tutmaz hali, aynı mahiyette görünen olaylar karşısındaki tutumu nasıl izah edilebilir.

Bu, diktatörleri kendi ajanları vasıtası ile halkların kulağına, bu suistimaller ile devlete verecekleri zararın halkların refahı, onların hepsinin enternasyonel kardeşliği, onların dayanışması ve halklarının eşitliği gibi yüksek bir gaye ile olduğunu söylemeleri vasıtası ile izah edilebilir.

Tabi onlar bu birleşmenin sadece bizim hakimiyetimizdeki idare altında başarılması gerektiğini söylemezler.

Böylece halk dürüst kimseleri suçsuz çıkarır, her ne isterse yapabileceğine daha çok inanır. Bu durum sayesinde halk her türlü otoriteyi yok eder ve her adımda karışıklık meydana getirir.

Hürriyet kelimesi insan topluluklarını her kuvvete, her çeşit otoriteye, hatta Allah’a ve yaratılış kanunlarına karşı savaşa sevk eder. Bunun içindir ki, biz krallığımızı kurduğumuz zaman, zalim bir prensip ifade eden ve kitleleri kana susamış hayvanlar haline getiren bu kelimeyi hayat lugatinden silmeğe mecbur olacağız.

Gerçekten bu hayvanlar her zaman kan içip doyduklarında yeniden uykuya dalarlar ve o zamanda zincirlerine kolaylıkla vurulabilirler. Fakat onlara kan verilmezse uyumazlar ve mücadeleye devam ederler.

YORUM: 1. Prokolde belirttiğim gibi Yahudiler için, Yahudi olmayanlar insan değildirler birer hayvandırlar. Ve Yahudiler onları bir hayvanı nasıl terbiye etmek gerekiyorsa işte aynen öyle terbiye etmek gerektiğini düşünmekteler. Ve dahi Yahudi bilim adamlarının asli görevi, Yahudilerin, Yahudi olmayanları nasıl kontrol altına almaları gerektiği ile ilgili çalışmalar yapmaktır. Özellikle Eğitimbilimleri alanlarındaki çalışmalar bu maksatla yapılmakta ve bulunan fikirler hayvanlar üzerinde eğer başarılı olursa elbette ki insanlar üzerinde de başarılı olur çünkü onlar için insanlar birer hayvandır bu düşünceyle hareket ederler ve sözde Yahudi bilimciler genellikle hayvanlar alemini çok yakından takip ederek onlardan faydalanırlar.

Kaynakça:

  1. Segius Nilus, Siyon liderlerinin protokolleri
  2. Henry Ford, Beynelminel Yahudi
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Aydınlıkevler Mahallesinde Yeni Açılan Yollar Asfaltlanıyor
Aydınlıkevler Mahallesinde Yeni Açılan Yollar Asfaltlanıyor
SAKEM Yılsonu Etkinlikleri Yarın Başlıyor ( Sanat-ı Ala )
SAKEM Yılsonu Etkinlikleri Yarın Başlıyor ( Sanat-ı Ala )