Medikar Hastahanesi - Karabük Derin Haber
sandalye fabrikası karabük
Kardemir Üzerinden Neden Kayyım Kartı Gösteriliyor?
Sait ALICI
Alıcı Gözüyle

Kardemir Üzerinden Neden Kayyım Kartı Gösteriliyor?

Bu içerik 2959 kez okundu

ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK

KAYYIM KARTINI KİM NEDEN GÖSTERİYOR?

Kardemir’de seçimli genel kurul süreci başlangıcından beri bir tartışmadır gidiyor. Bağımlı bağımsız yönetime şunlar girsin, bunlar girmesin tartışması devletin en üst noktasına kadar ulaşıp meşgul ediyor. Sanki perde arkasından birilerinin istediği yönetim kurulunun oluşması için “Ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye çalışmak” atasözünde olduğu gibi Kayyım kartını gösterip duruluyor.

Neden bu kadar tartışma, neden bu kadar karmaşa! Deklarasyonlar, açıklamalar, yazılıp çizilenler!

Kim ne istiyor Kardemir’den?

En önde gelen konu mevcut aileler ile mevcut şekli ile yönetim kurulunun devam etmesi. Bunu yörenin geleceğine bağlayan da var, bunu geçmişte taşın altına elini konmuşluğa bağlayanda var.

Yörenin geleceğini ilgilendiren kısmı en azından aş, iş kapısı olarak mevcut çalışan sayısının korunması ve mümkün olduğunca artması, çalışan maaşlarının daha da iyileştirilerek Karabük ekonomisine katkısının artması, özellikle yöre insanının iş bulabilmesi ve yörede iş yapan yerli iş adamlarının Kardemir ile ticaret yapmaları.

Peki böyle mi oldu şu ana kadar? Gelen Genel Müdür ve Yardımcılarından, müdür ve diğer üst düzey yöneticilerden kaç tanesi bu yörenin çocukları? Alt düzeyde çalışan ve başka yörelerden getirilen ne kadar çalışan var şu anda Kardemir’de? Biz bunları zaman içinde dile getirdikçe kulaklarını kapatanlar şimdi “mevcut yapı korunsun”u nakarat edip duruyor. Zamanında bini gecik çalışan kapı dışarı edilirken, feryatlar karşısında “özel sektör” diyenler şimdi “mevcut yapı Allah mevcut yapı” diyorlar.

Geçmişte taşın altına elini koyanlar kısmına gelince. Evet, özelleştirme sonrası her kesime çağrı yapıldı. Hisse alın dendi. Birileri az, birileri çok aldı. Birileri aldıklarını muhafaza etti birileri sattı. Birileri yönetici oldu yönetti. Peki “mevcut yapı” denilen birileri bu yönetimlerde sadece “Toplum yararı, Allah Rızası” için mi bulundu? İnsan hafızası çabucak unutur. Dönüp bakalım 20-25 yıl gerilere. Kimin neyi vardı, ticareti nasıldı, variyeti ne kadar dı? Şimdi ne durumda?

Şimdi soruyorum “taşın altına ellerini koydular, mevcut yapı korunsun denilenler” kat be kat bunun karşılığını almadılar mı?

Peki o zaman şimdi biz “mevcut yapı devam etsin” diyerek “biraz daha katlansın” mı demek istiyoruz acaba! Hiç bunu düşündünüz mü?

Bunu ısrar ile savunanlara 100 Puanlık bir soru. Şimdi yurt içinden ya da dışından çok daha güçlü bir sermaye gurubu kimlerin olduğu görünmeyen yüzde 80 hisseden toplayıp gelse “bizim bu kadar hissemiz var. Artık biz yöneteceğiz” dese, o zaman yine “yok olmaz, ne kadar hissen olursa olsun fark etmez. Mevcut yapı korunsun aynı aileler yönetsin” mi diyeceksiniz?

O zaman neden bu şirketin hisselerinin yüzde yüzü borsaya kote? Neden burası özel bir anonim şirket diyoruz? Krallıkla yönetilen ülkeler gibi bir şirket yapısı oluşturalım babadan oğula daimi yönetim oluşturup geçelim.

Sizce “yöneten yönetti, kazanan kazandı. Bundan sonra serbest ticaret koşullarında kendi haline bırakalım. Geçmişteki yanlış olarak görülenlerin düzeltilmesi için çaba gösterelim. Şirketin karını artırmaya çalışacak bir yapı oluşsun. Hisse değeri iki üç dört katı olsun. Bacaları tütsün. Evlerine ekmek getiren çalışanlar olmaya devam etsin” demek gerekmiyor mu?

Biraz daha somuta inelim. Hadi elini taşın altına koymanın semeresi olan öncelikli alımı kısmen de olsa anlayış ile karşılayalım da, Kardemir’in satın alma bazında yönetim kurulu üyeleri elini eteğini çeksin. Şirket bu alımları etki altında kalmadan ticari şartlar altında yapsın dememiz gerekmiyor mu?

Israr ile “Mevcut yapı korunsun” diyenler, bu görüşü devletin en üst noktalarına kadar taşıyanlar acaba bu konuları da dile getirdiler mi? Biz getirmediklerini duyuyoruz. Umarım getirmişlerdir. Zira bu konuların dosyalar halinde çok önceden en üst noktalara kadar ulaştığını duyuyoruz.

Bir bardak suda fırtınalar koparmaya çalışırken, neyi savunduğumuzu, neyi istediğimizi, nereye varacağını iyi düşünmek gerekmez mi?

Basın hayatımızda hep kişi menfaati yerine toplum ve devletin menfaatini hep önde tutmaya gayret gösterdik. Göstermeye de devam ediyoruz. Zira aksi takdirde Vicdanımız hergün kanar. Zira İlahi Adalet birgün gelir bizi bulur. Biz dokuz köyden kovulmaya razı olduk. Halkın gönlündeki yerimiz bize yeter.

Kızanlar, darılanlar, kırılanlar,  “tu kaka” yapanlar, varsa yazdıklarımızda kişi menfaatlerinden öte, toplum ve devlet menfaatleri olmayan bir tek yazımız buyurun ortaya koyun.

Sağlıcakla kalın.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Karabuklu KURSAT     2017-08-17 Sait bey yazinin gercekten cok guzel kitabin ortasi diyebiliriz,ancak suda onemli diye dusunuyorum bence devlet gelsin yonetsin ancak diger haber sitelerinde ve sizlerin haberinde gordugumuz kadariylada ismi her turlu kirlilige bulasmis kisilerde Karabuk e mal olmus bir isletmenin basina getirilmesin soyle dusunmekte fayda var Kardemiri en cok kim anlar icinde olanlar ,ismi kirli olanlar gelmesin lutfen yonetime yada anti kuntin isler icin birileri getirilmesin arkasindan is cevirmek icin...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İkametgah Sahtekarlığına 2 Yıl Hapis
İkametgah Sahtekarlığına 2 Yıl Hapis
Karabük Vefat Edenler Listesi...
Karabük Vefat Edenler Listesi...