Advert
sandalye fabrikası karabük
Gümrükçülere Gözdağı Operasyonu
MAHFİ

Gümrükçülere Gözdağı Operasyonu

Bu içerik 1701 kez okundu

Gürbulak’ta Gümrükçülere Gözdağı

5 Ekim 2017 tarihinde Gürbulak sınır kapısında çalışan memurları saat 17:30 da iş çıkışı taşıyan zırhlı servis aracı önce bir minibüs tarafından önü kesilmeye çalışılıyor. Servis şoförünün uyanık davranması neticesinde minibüsü atlatan zırhlı araç uzun namlulu silahlarla taranıyor. Zırhlı aracın durmaması üzerine roketatarla saldırılıyor. Neyse ki roketatar, zırhlı personel aracını sıyırıp geçiyor.

Olay tabi ki hemen aklımıza gümrük personeline gözdağı verilmesini getiriyor. Daha sonra Gürbulak gümrük kapısında 5000 adet cep telefonu yakalaması yapılıyor.

Gümrük personeli tüm bu olumsuz şartlar altında canla başla görevini yapmaya çalışıyor. Can güvenliğinin olmadığı bir ortamda personelden kanunların uygulanması bekleniyor.

Üstelik Gürbulak’ta çalışıp da Doğubeyazıt’da oturan personel mevcut. Çoğunun eşi Doğubeyazıt’ta çalıştığından, Gürbulak’ta ikametleri mümkün olmuyor. Gürbulak-Doğubeyazıt arası 30 km ve bu mesafede iki kere Jandarma kontrol noktası bulunuyor. Ancak PKK üyeleri olduğu tahmin edilen saldırganların Jandarma kontrollerini umursamadıkları ortada. Söylentiye göre Doğubeyazıt’a kadar takip edilen zırhlı devlet aracı, Jandarma kontrol noktasına varılınca takibi bırakılıyor.

Doğuda sınır kapılarında son yıllarda Gümrük Personelini kaçırma hadiseleri baş göstermeye başladı. Bunun Gümrük personeline bir göz dağı verme amacı taşıdığı gözlerden kaçırılıyor.

Zira, PKK devlete yönelik isyanlarında genellikle amacına yönelik devlet personeli kaçırmakta ya da şehit etmektedir. Örneğin kamu hizmetlerinin aksamasını hedef aldığında öğretmen, doktor kaçırılıyor ya da şehit ediliyor. Gümrük kapılarında kaçakçılık yapmak istendiğinde ise Gümrük Personeli hedef alınıyor.

Hakkari’nin sınır kapılarında gümrükçülere gözdağı

Kasım 2015 tarihinde PKK gene gümrükçü kaçırmıştı. Haber basına şöyle yansımıştı:

Hakkari ve Van’da PKK tarafından kaçırılan 20 gümrük görevlisi serbest bırakıldı.

Üzümlü ve Kapıköy sınır kapılarındaki görevlerinden dönerken yol kesen PKK’lıların kaçırdığı toplam 20 gümrük görevlisi dün Kuzey Irak’ta serbest bırakıldı. Ailelerin başvurusu üzerine İHD, KESK, DİSK, TMMOB, Türk Tabipler Birliği ve Şırnak Barosu girişimiyle oluşturulan heyet 4 Ağustos’ta Kuzey Irak’a gitti ve PKK’lılarla temas kurdu. Rehin tutulan 20 gümrükçü hava operasyonları devam ettiği için can güvenliği nedeniyle gecikmeli olarak dün Sabah saat 09.00’da heyete teslim edildi. Gümrükçüler ve heyet habur Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye döndü.

Heyet Habur’dan ayrılırken, 18’i gümrük muhafaza memuru, ikisi şoför toplam 20 gümrük görevlisinin sağlık kontrolünden geçirileceği, ifadeleri alındıktan sonra evlerine gönderilecekleri belirtildi.

Van ve Hakkari sınır kapılarında görevli personel niçin kaçırılıyordu? Acaba PKK’nın amacı özellikle uyuşturucu ve silah kaçakçılığı yapabilmek için gümrükçüleri mi tehdit etmekteydi?

Şayet aynı olay asker ya da polise yapılsaydı ne olurdu? Tepki sanırım aynı olmazdı. Hemen bir operasyon yapılır ve dişe diş, kana kan cevap verilirdi. Ancak gümrük personeli kaçırılınca ya da silahlı saldırıya uğrayınca güvenlik personelinin tepkisi nedir?

Bakın size bir başka gümrük personeli kaçırma olayı…

Van Kapıköy sınır kapısında gümrükçülere gözdağı

Tarihler 21 Ağustos 2015. Ulusal basında haber şu şekilde yer almıştı:

Van'ın İran sınırındaki Saray İlçesi'ndeki Kapıköy Sınır Kapısı'nda cuma günü saat 16.30'da mesai bittikten sonra 11 gümrük memuru ve 1 şoför servisle, bazı gümrük görevlileri de özel araçlarıyla Van'a gitmek üzere yola çıktı. Özel araçlarıyla yola çıkan memurlar Van'a ulaşırken, servisle gelenlerden haber alınamadı. Bunun üzerine yakınları ve diğer gümrük görevlileri durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Jandarma ekipleri ihbar üzerine yol güzergahında araştırma yapıp, haber alınamayan 12 kişiyi bulmak için çalışma başlatıldı.
Van Valiliği, minibüsle görev yerlerinden ayrılan 11 personel ve 1 şoförden bir daha haber alınamadığını bildirdi. Genelkurmay Başkanlığı da bugün 11 gümrük görevlisi ve araç sürücüsünün PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını açıkladı.
2'si serbest bırakıldı. Van'a giderken teröristler tarafından kaçırılan gümrük memurlarından Gülcan Aydın Temel ve minibüs şoförü dün gece yarısı serbest bırakıldı. PKK tarafından kaçırılan gümrük görevlilerinden Mehmet Temel ile nişanlısı Gülcan Aydın Temel'in, Ordu'nun Ulubey İlçesi'nden oldukları belirtildi. Mehmet Temel'in dayısı Avni Bacaksız, kaçırılan şoförle birlikte Gülcan Aydın Temel'in de dün gece itibariyle serbest bırakıldığı söyledi. Yeğeni Mehmet Temel'den haber alınamayınca kendilerine bilgi geldiğini belirten Avni Bacaksız, "Servisle ayrılınca telefonlarına ulaşılmıyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan müsteşar eniştemi arayıp çocuklarımızın kaçırıldığını söylüyor. Dün gece şoförle birlikte gelinimiz Gülcan Aydın Temel'i bırakıyorlar. Onlar şu anda Van'dalar, karakolda ifade veriyor. Nişanlılar düğünleri olacaktı yakında. İkisi de orada memur" dedi.
Son yıllarda artan gümrükçülere yönelik kaçırma ve saldırı olayları aklımıza başka bir neden getirmiyor. Bilindiği gibi Afganistan’da üretilen afyon adlı uyuşturucunun Avrupa’ya sevkinin bir ayağı da Türkiye’dir. Tabi ki Türkiye ayağını PKK oluşturuyor. Bu nedenle sınır kapılarında en büyük hassasiyet uyuşturucu ve silah kaçakçılığına yönelik. Gümrük memurlarının canla başla verdiği mücadele neticesi PKK, gümrük kapılarını kullanamıyor.

Gene 2015 yılında Habur sınır kapısında Gümrükçülerin yakaladığı bir kamyon dolusu kaçak sigara vakasında olaya isyan eden kaçak sigaraları taşıyan kamyon şoförü aracını yakarak devleti protesto ediyor!

Elbette ki çürük elmalar da yok değil. Sigara kaçakçılığına adı karışan personel de mevcut ve bu personel tabi ki yargılanıyor ve işten atılıyor.

Çürük elmalarla sağlam elmaları aynı kategoriye koyamazsınız. Devletin namuslu, canla başla çalışan gümrükçüsünü kaçakçılıkla itham edemezsiniz. Belki de gümrükçülerin en büyük problemi her teşkilatın içinde olması muhtemel art niyetli kişilerdir. Zira biliyoruz ki Doğubeyazıt ilçesinde uyuşturucu sevkiyatı yapılırken yakalanan bir devlet görevlisi var. Ama olay basına yansıtılarak kurumun isminin lekelenmesi istenmiyor. Bizde burada ifşa etmiyoruz. Devletin menfaatleri bize göre daha önemlidir.

Doğubeyazıt’ta terör olaylarının kırılma noktası:  Cumhuriyet Savcısı'nın Vurulması

Tarih: Şubat 2012

Doğubeyazıt ilçe merkezindeki İsmail Beşikci Caddesi’nde alışveriş yapan evli ve bir çocuk babası Cumhuriyet Savcısı Hakan Kılıç, oturduğu lojmana giderken kimliği belirlenemeyen bir kişinin silahlı saldırısına uğruyor. Vücuduna isabet eden 3 kurşunla ağır yaralanan, savcı Kılıç, çevrede bulunan yurttaşlar tarafından Doğubeyazıt Devlet Hastanesi’ne götürülüyor. Kılıç, burada yapılan müdahalesinin ardından ambulans uçakla Ankara’ya götürülüyor.

Olay yerinden yaya olarak kaçan saldırganın yakalanması için Emniyet güçleri çalışma başlatıyor. İlçenin giriş ve çıkışlarında güvenlik kontrol noktaları oluşturuluyor. Yapılan çalışmalar neticesinde, Taşlıçay ilçesi girişinde bir araç, İlçe Emniyet Amirliği ekiplerince durduruluyor. Araçta bulunan 3 kişi şüpheli olarak gözaltına alınıyor.

Olayın nedeni ise bir söylentiye göre kaçakçılığa bulaşan bir kişi önce hakim tarafından serbest bırakılıyor, ardından adı geçen savcı itiraz ederek şahsın tutuklanmasını sağlıyor. Şahıs cezası biter bitmez hapisten çıktığında, itiraz ederek tutuklanmasını sağlayan savcıyı vuruyor. Ancak bu söylenti çok da bizi tatmin etmiyor. Zira daha ciddiye alınması gereken diğer bir söylentiye göre şahıs bir PKK militanı ve olay bir PKK faaliyeti. Bu ikinci iddiayı güçlendirici nitelikteki gelişme ise vuran şahsın hemen akabinde İran’a kaçması. Ancak her iki iddia da gösteriyor ki savcısından gümrükçüsüne kaçakçılık faaliyetine dokunmayın denmek isteniyor. En güçlü şüphe ise her iki ihtimalin birlikte olması.

Dönemin adalet bakanı şöyle bir açıklama yapıyor:

 ‘Elim bir saldırı’

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Hatay’daki temaslarının ardından Ankara’ya gitmek için geldiği Adana Havaalanı’nda gazetecilere yaptığı açıklamada, saldırının “elim bir saldırı” olduğunu söyledi. Ergin, ‘Canına bir şey gelmemesi için dua ediyoruz’. Şu an saldırının nedeni hakkında araştırma yapıyoruz. Başsavcılığımız gerekli çalışmaları yapıyor” diye konuştu.

Devlet memurlarının can güvenliğinin olmadığı bir ortamda görevlerini sağlıklı yapamayacağı bir gerçektir. Sonra da bu personelden kimse kaçakçılığı önlemek gibi bir hassas konuyu beklememelidir. Zira devlet memurlarının güvenli bir ortamda görevlerini ifa edebilmeleri devletin asli görevleri arasındadır. Can güvenliği olmayan bir personel bir de buna karşın halen daha kaçakçılık faaliyetlerini önlüyorsa devletin bu personele ödül vermesini beklemeleri en doğal hakkıdır. Ancak aldığımız bilgilere göre böyle bir durumun olmadığı söylenmektedir.

Doğubayazıt’ta çok daha trajik bir diğer gelişme de şöyle oluyor: Tarihler 2014-2015 aralığı…Ağrı dağında kampı bulunan PKK, burada bir halk mahkemesi kuruyor. Devlet duyuyor, defaten operasyon yapıyor. Her seferinde Ermenistan sınırına komşu olan bu bölgede muhtemelen militanlar operasyon sırasında Ermenistan sınırından kaçıyor. Savcılar isyan ediyor, artık davalar mahkemeye yansımıyor diye. PKK kafasına göre bir yapılanmaya girişmiş. Söylentilere göre gümrükteki kaçakçılık faaliyetleri de bu kamplardan organize ediliyor. Gerektiğinde  halkı yargılıyor gerektiğinde PKK, halkı kamplarında kurduğu hapishanesine atıyor. Doğubeyazıt Belediyesi o dönem PKK’ya militan ve mali destek sağlıyor. Tabi ki bunu haber alan devlet, belediyeye el koyarak kayyum atıyor. Tüm bu gelişmeler devletin varlığına gölge düşürüyor.

Peki ne yapılmalıdır? Belli ki gümrük personeli tehdit edilmektedir. Bu yeni bir vakıa değildir. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere 2015 yılında da kaçırma vakaları mevcuttur. Sınır kapılarında çalışan pek çok gümrük ve polis memurlarının ruhsal bunalım yaşadıkları bir gerçektir. İran ile olan en büyük sınır kapımız olan Gürbulak sınır kapısının kapatılması uluslar arası sorunlara yol açar. İki ülkenin siyasi ilişkilerine ciddi zarar verir. Biz duyduğumuz ve basından takip edebildiğimiz sorunları gündeme taşımakla mükellefiz. Bir çözüm arayışı içinde olma ve kalıcı çözümler üretmek elbette ki devletin sorumluluğudur.

Ayrıca duyduğumuz üzere sınır kapılarında çalışan personel bir taraftan PKK baskısı altında diğer taraftan memurluktan atılma tehlikesi altında psikolojilerinin bozulduğu, pek çok personelin haftada 40 saatten fazla çalıştırıldığı, darp ve tehdit olaylarının yaşandığı kulağımıza gelen söylentiler arasındadır.

Doğubeyazıt, tüm güvenlik güçlerince bilinen etrafı 3 büyük PKK kamp yeri ile çevrili olan ve Türkiye’nin 1 numaralı sigara kaçakçılığının olduğu bir bölgedir. Polis, 2015 yılında bir şafak baskınında Doğubeyazıt’ta 5 kamyon kaçak sigara ele geçirmiştir. Polisimizi bu başarılı operasyon nedeniyle ayrıca kutlarız. Burada çalışan personel kelle koltukta çalışmaktadır. Bazen sigara kaçakçılarını takip eden polise ateş açıldığı ya da kaçakçının aşireti tarafından polislerin darp edilmeye çalışıldığını duymaktayız. Ayrıca polisin bölgede zırhlı araç olmaksızın dolaşamadığı da bilinen bir gerçektir. İster polisimiz olsun ister asker, doktor ya da öğretmen veya gümrükçü hiç farketmez, tüm devlet personeli zor şartlar altında çalışılmaktadır. Pek çok resmi personel psikolojik tedavi görmektedir. Tehdit edilen öğretmenler, dayak yiyen doktorlar vs. bulunmakta sorun salt gümrükçü sorunuyla da sınırlı değildir. Adeta bu bölgelerde personel, Türkiye’nin Teksas’ında görev yapmaktadır. Bu bölgelerde kararların PKK tarafından alındığı artık göz ardı edilemez bir gerçektir. Duvarlarda PKK yazıları Kürdistan ifadeleri bölgeyi gezenlerin gözünden kaçmıyor.

Bu topraklar bizim topraklarımızdır. Buraları gözden çıkaramayız. Her gün onlarca şehit verdiğimiz bölgelerde PKK varlığı bir türlü bertaraf edilemiyor. Hem gümrükçüsü hem de polisi çaresiz durumdadır. Topyekün bir operasyon yapılması gerekiyorsa yapılmalıdır. Cumhuriyet dönemindeki Dersim isyanları umarım yinelenmez. Sorun gerçekten ciddi boyutlardadır ve artık göz ardı edilmemelidir.

Biz sorunları dile getirdik. Devlete çözüm önerme terbiyesizliğini gösterecek değiliz. Elbette ki devletimiz en uygun çözüm tedbirlerini alacaktır ve hatta belki de almıştır. Ancak bu şartlar altında çalışan özverili personele karşı daha anlayışlı ve devletin baba şefkati içerisinde yaklaşması gerektiği kanaatindeyiz. Elbette ki varsa çürük elmalar da temizlensin ama elmalarla armutlar aynı çöp tenekesine atılmasın.

Esen Kalın…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Parti Adının Kısaltmasını Bilmiyor Ama Aday Adayı Olmuş!
Parti Adının Kısaltmasını Bilmiyor Ama Aday Adayı Olmuş!
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı