Advert
sandalye fabrikası karabük
Mehdi,Mesih ve 3.Dünya Savaşı
MAHFİ

Mehdi,Mesih ve 3.Dünya Savaşı

Bu içerik 1727 kez okundu

İllüminati ve Yahudiler konusunda ciddi araştırmalar yaptığımızı bizi takip edenler iyi bilirler. Esasen bu yazıyı aylar öncesinden yazmayı düşünüyordum ancak bir süre geciktirdim. Bazen bazı şeyleri yazmak için şartların olgunlaşmasını beklemeniz gerekiyor. Erkenden bu yazıyı yazmak istemedim ama Türkiye ile ABD arasındaki gerginliğin giderek artması üzerine bu yazıyı yazmak istedim. Zira ABD ve İsrail ile Türkiye’nin karşı saflarda olacağı kaçınılmazdır. Bu manada NATO bizim düşmanımızdır.

Zira ABD’nin yüzyıllar öncesinde planlanmış olan 3 tane Dünya savaşının sonuncusu olan 3.Dünya savaşı dünya tarihi açısından çok önemli bir dönüm noktası olmaya aday gibi görünüyor. Aslında hepimizde  gerçekten İsrail devletinin topraklarını Nil’den Fırat’a genişletmek olduğu zannı var fakat Tevrat’ı bilenler ve dahi Daniel Peygamber’in kehanetini bilenler bu durumun esasen çok farklı olacağına dair bize ipuçları vermektedir. Nasıl mı? Gelin önce bu sıra dışı kehanete göz atalım.

Yazar Mehmet Ali Bulut’da bu konuda bir yazısında şunları söylemişti onu da önemli bulduğum için araya sıkıştırmak istiyorum:

Çünkü hem İsra Suresi, hem Daniel Peygamber’in Kehaneti –haşa peygamberler kehanette bulunmazlar, hakikati aktarırlar- gösteriyor ki, azgın Yahudilerin cezalandırılması Türkler eliyle olacak!

Daniel Kehanetinde Türkler ismen anılır. İsra Suresinde ise ‘Ey Nuh ile birlikte gemiye bindirdiklerimizin Zürriyetinden gelenler!’ diye nitelendirilirler ki, ‘literal’ manada ‘Nuhun Çocukları’ Türkler olarak bilinir.

Bugün, bütün fitne örgütlerinin, nifak cemiyetlerinin, dehşet dengelerinin tam göbeğinde Türklerin bulunması bunu içindir. Çünkü eğer Türkler devre dışı kalırlarsa, nihayet kapışmada kötüler yine galip gelecekler.  Tevrat, yıkımın kuzeyden geleceğin bildirir Yahudilere. Kuzeyden maksat da Anadolu’dur

Şu anda yeryüzünde ‘Allah’ın gerçek kulları’ ile İblis’in aveneleri arasında cereyan etmekte olan savaşın kimin lehine veya aleyhine sonuçlanacağına, Anadolu’da oturan halk karar verecek. Eğer o halk Türkler olsa, kaybeden taraf ‘İblis ve adamları olacak. Eğer Türkler Anadolu’dan çıkarılır veya Anadolu başka bir kavmin yurdu haline getirilebilirse Yahudiler kazanacak ve dünyanın sonu gelecek. (Çünkü ikinci ve son azgınlıkları yine Allah’ın ‘cengaver’ bir kavmi tarafından durdurulmazsa, bu azgınlık kıyametin kopmasına yol açacak, Bknz. İsra 7-8. ayetler).

Daniel Peygamberin kehaneti:

 Tevrat’ın Daniel bölümü bab 2’de anlatıldığı üzere Babil sürgünü esnasında gerçekleşen bir olaydır. Babil Kralı Nabukadnezar bir rüya görür fakat rüyasını hatırlamaz. Tüm kahinleri ve büyücüleri toplar ve onlara bir rüya gördüğünü ama rüyasını hatırlamadığını hem rüyasının hem de manasının açıklanmasını ister. Tabi ki kimse bilemez. Daniel Peygamber Kral’dan bir gece müsaade ister. O gece Allah, Daniel Peygambere hem rüyayı hem de manasını bildirir. Rüyası ve manası ise şöyle anlatılmaktadır:

‘Sen Ey Kral, gördün, ve işte, büyük bir heykel. Büyük ve çok parlak olan bu heykel senin önünde duruyordu ve görünüşü korkunçtu. Bu heykel başı has altından, göğüs ve kolları gümüşten, karnı ve kalçaları tunçtan, bacakları demirden, ayaklarının bir kısmı demirden bir kısmı balçıktandı. Sen bakmakta idin o vakte kadar ki, bir taş el sürülmeden yerinden kesildi, o taş demirden ve balçıktan olan ayaklarından heykeli vurdu ve onları parça parça etti. O zaman demir,balçık,tunç ve gümüş ve altın birlikte parçalandılar ve yaz harmanlarının saman ufağı gibi oldular; ve onları yel kaldırdı ve onlar için bir yer bulunmadı; ve heykeli vurmuş olan taş büyük bir dağ oldu ve bütün dünyayı doldurdu.

Düş budur ve kralın önünde yorasını söyleyeyim. Ey kral, kralların kralı, sen ki, göklerin Allah’ı krallığı, kuvveti ve kudreti ve izzeti sana vermiştir, ve insan oğullarının oturduğu her yerde, kırın hayvanlarını ve göklerin kuşlarını senin eline vermiştir ve seni hepsi üzerine hükümdar etmiştir; altından olan baş sensin. Ve senden sonra, senden aşağı başka bir krallık çıkacak ve bütün dünya üzerinde saltanat sürecek olan tunçtan başka üçüncü bir krallık daha çıkacak. Ve dördüncü krallık demir gibi kuvvetli olacak, çünkü demir her şeyi parçalar ve kırar, ve onların hepsini ezen demir gibi parçalayacak ve ezecek. Ve mademki ayakların ve parmakların bir kısmını çömlekçi balçığından ve bir kısmını demirden gördün, bölünmüş bir krallık olacak fakat kendisinde demirin kuvveti olacak çünkü demiri balçık çamuruyla karışık gördün. Ve ayak parmaklarının bir kısmı demirden bir kısmı balçıktan olduğu gibi, krallığın bir kısmı kuvvetli bir kısmı dayanaksız olacak. Ve madem ki demiri balçık çamuru ile karışık gördün, insan zürriyeti ile karışacaklar fakat demir balçıkla karışmadığı gibi onlarda birbiri ile yapışmayacaklar. Ve kralların günlerinde göklerin Allah’ı ebediyen harap olmayacak bir krallık kuracak ve onun hakimiyeti başka bir kavma bırakılmayacak; ancak bu krallıkların hepsini o parçalayacak ve bitirecek, ve kendisi ebediyen duracak. Ve mademki el sürülmeden dağdan bir taş kesildiğini ve demiri,tuncu,balçığı,gümüşü ve altını parçaladığını gördün, bundan sonra ne olacağını büyük Allah krala bildirmiştir, ve düş gerçek ve yorası doğrudur.

Düş ve yorumu bu kadar. Buraya kadar bir tahlil yapalım .En son ki krallığa dikkat edin ki 5. Krallık olacak ve demir ve balçıktan olacak deniyor. Demir için Hristiyanları balçık için ise Yahudileri kasdetdiğini bu iki kavmin bir ortak ve ayrı krallık oluşturacağını bahsediyor. Rahmetli Aytunç Altındal bu 5.Krallığın ABD olduğunu iddia ediyor. Bense farklı bir yorum yapmaktayım. Aytunç Altındal’ın yorumuna katılmakla beraber bu korkunç heykeli şeytani krallıklar olarak yorumlamaktayım. Yani heykelin tamamı esasen yeryüzünde kötülük yapan krallıkları anlatmaktadır. Zira sadece 5 krallıktan bahsedilmektedir. Altındal’ın 5.krallığın ABD olduğu yorumuna da katılıyorum. Zira demir ve balçık birlikte ama karışmıyor. Yani Yahudi ve evangelist hristiyanların birlikte kurduğu Masonik şeytani krallık ABD’dir. İnsan zürriyetine karışacaklar dediği bana göre şeytani ırkın yani Yahudilerin hristiyanlarla yapmış olduğu ve ilk defa ABD’de görülen evlilikler olarak yorumluyorum. İnsan ırkından kasıt bana bozulmamış insan ırkını bozmak için Yahudilerin hristiyanlarla yaptığı evlilikler olabilir. Farklı düşünenler elbette ki olabilir.

Gelelim bir taş el değmeden kesildi heykeli paramparça etti ve dağ oldu tüm dünyayı kapladı kısmına. Dikkat ederseniz Daniel peygamber bu kısmın yorumunu yapmıyor. Ben bu kısımla alakalı önemli ipuçları yakaladım, onu da sizlerle paylaşayım. Bu manada Sayın Mehmet Ali Bulut’un yaptığı yorumu öncesinde sizinle paylaştım. Sayın Bulut’un yorumunu doğru kılacak olan ve gizli bir hakikat dostunun elimizde önemli bir başka kehaneti var. Tüm Türkiye’nin çok yakından tanıdığı bu isim devrin gizli evliyalarından olan ve bize bu sırrı paylaşan kişi rahmetli Barış Manço’dur ve sırrını 2023 şiirinde açıklamaktadır. Birlikte şiiri şimdi farklı bir bilinçle okuyalım.

2023 Şarkısında manço'nun seslendirdiği kayaların oğlu şiirinin sözleri

Barış Manço 1975 yılında çıkardığı plağında yer alan 2023 parçasında Kayaların Oğlu adlı bir şiirini okuyor. Kayaların Oğlu şiirinin sözleri şöyle:
"1923'ün ılık bir ekim sabahında,
Kayaların toprağa dikine saplandığı yerde doğdum,
Toprak anayla kaya babanın oğluyum ben,
Toprak anam sevgi dolu, bereket dolu,
Toprak anam sessiz, ama toprak anam dopdolu...
Toprak anam toprak anam Anadolu,
Babamsa sağı solu belli olmaz,
Bir gürledi mi yer yerinden oynar,
Göğsünde çatırdamalar olurmuş,
Onun için derdi, onun için sayısız irili ufaklı,
Kaya parçaları vardır bu topraklarda,
Ve sen benim oğlum
Ve sen kayaların oğlu,
Bu taşı toprağı bir arada tutacaksın,
Kolay değil kayaların oğlu olmak,
Kuzeyden esen rüzgara,
Güneyden gelen kavurucu sıcağa,
Karşı koruyacaksın onları,
Kolay değil, kolay değil,
Kayaların oğlu olmak,
2023'ün ılık bir ekim sabahında,
Bacaklarımda hafif bir uyuşma ile uyandım,
Ve sanki yüz yıllık ulu bir çınar gibi,
Kök salmaya başladım o sabah,
Ve ilk kez sağımda solumda asırlardır,
Durmakta olan diğer çınarları fark ettim,
Doğudan hafif bir seher yeli yükseldi,
Ve asırlık çınarlar beni de aralarına aldılar,
Ve 2023'ün ılık bir ekim sabahında,
Yeni bir kayaların oğlunun doğuşunu,
Beraberce seyre koyulduk...''

Ve şimdi bu şiirdeki kayaların oğlu tabiriyle Daniel Peygamberin rüya yorumunun son kısmı olan el değmeden bir taş kesilecek heykeli parçalayacak ve taş dağ olup tüm dünyayı kaplayacak kısmını üstüde koyalım ve birlikte değerlendirerek bir sonuca ulaşalım.

Kimmiş kayaların oğlu? Türkler mi dersiniz evet ama eksik bir cevap olacak. Bunun cevabı benim kişisel araştırmalarım neticesi edindiğim izlenimim O’nun Mehdi olduğu şeklindedir. Yani Mehdi 2023 yılında Türkiye’nin başına geçecek, diğer Türk devletleriyle birleşerek tek bir birleşik Türk İmparatorluğu kuracak ve bunun ardından 3.Dünya savaşına süper güç olarak girecek belki de 3.Dünya savaşını Mehdi başlatacak. Sayın Altındal 3.Dünya savaşı için ölmeden evvel bir tarih verdi,2021 yılı dedi. Belli ki illüminati örgütü O’nun kulağına bu tarihi fısıldamış ve Türk kamuoyuna bu tarihi açıklamasını istemişti.

Şimdi elimizde illüminati ve ABD’nin basılı banknotunda olan başka bir gizli tarih var. Dolardaki illüminati pramidi. Bu pramid 18 basamaklı zira 19.basamağı yok. Daha ABD kurulurken 19.basamakta yok olacağı biliniyordu. Esasen amaçları 19.basamakta ABD’nin yıkılması yerine Büyük İsrail İmparatorluğunun kurulması olacaktı. İşte bu pramidin 18.basamağı 2010 yılına denk gelmektedir. Bildiğiniz üzere Arap baharı bu tarihte başlatılarak ABD için geri sayım başlatılmış oldu. 2021 yılında 3.Dünya savaşını başlatıp bu savaşı 2023 yılında bitirip Büyük İsrail İmparatorluğu kurulacağını zannediyorlar. Aslında illüminatinin tepe yönetiminde görevli olan birkaç kişi bunun böyle olmayacağını biliyor. Neden mi elimizde 4. bir done daha var. Nedir o? İllüminatin en büyük mason üstadı Albert Pike’nin İtalyan Mason Mazzini’ye yazdığı ve kamuoyuna açıklanan bir mektubu var. Bu mektup kısaca 3 tane dünya savaşı planını içeriyor. 3. Dünya savaşı planı ise şu şekilde:

3.Dünya savaşı, Siyonistlerle İslam alemi arasında İlluminati ajanlığının (CIA,FBI)sebep olacağı farklılıkların körüklenmesiyle tetiklenmeli. Bu savaş, öyle bir savaş olmalı ki İslam ve Siyonizm birbirini yiyerek yok etmeli. Bu arada diğer uluslar, fiziki, ahlaki, ruhsal, ekonomik yıkımlara sürüklenerek bölünmeli. Öyle bir sosyal kaos yaratılmalı ki, herkes dinleri kanlı şiddetin temel sebebi olarak görmeli ve insanlar mutlak ateizme yönelmeli. Son olarak Lucifer’in saf ve mutlak doktrininin manifestosuyla Hristiyanlık ve Ateizm de silinmeli…Bu sayede bir taşla 2 kuş vurmuş olunacak."

Bu mektuba göre de aslında İsrail devletinin yok edilmesi dahi kurulmadan önce planlanmış. Mektup 1871 yılında yazılmış. ABD dolarındaki pramidi hatırlayın 19.basamak yok. Yani illüminati örgütü esasen 1776 yılında kuruldu ve bu ABD’nin de kuruluş tarihiyle aynı ve 300 yıllık sürecek olan bir şeytani saltanatın başlangıç tarihi. Buna göre Albert Pike, ABD’nin ve İsrail’in yok oluşunun 3.Dünya savaşı ile olmasını emrediyor. Zira bu adam baş mason ve tavsiyeleri aslında bir emirdir. (1776+300=2076 tarihini veriyor. Şeytanın saltanatının 300 yıl süreceği varsayılırsa bu sonuca ulaşıyoruz. Buda kıyamet saati ile ilgili bize bir ipucu verebilir.)

Tüm bu bilgiler ışığında heykelin anlamı şeytanın yeryüzünde hüküm süreceği devlet statüsünde şeytani devlet olarak yeryüzüne hükmedeceği dönemi işaret etmektedir. Heykelin paramparça edilmesi ise bana göre artık şeytanilerin yeryüzünden silineceği, Yahudilerin kılıçtan geçirilerek son kalan yahudiye kadar hepsinin öldürüleceği bir olay yani belki de 3.Dünya savaşı olabilir mi? Aslında 3.Dünya savaşı kaçınılmazdır. Hatta bunu Türkler’in başlatacağı Avrupa’da insanlar arasında konuşulmaktadır. Benim sorguladığım mesele başka. 3.Dünya savaşı ile tüm dünyadaki Yahudiler öldürülebilir mi? Sanmıyorum. O halde neden bir 4.Dünya savaşı olmasın. Ancak Mehdi 3.Dünya savaşını görecek öyle tahmin ediyorum ancak Mehdi ile birlikte yeniden geleceği kesin olan İsa Mesih’in yeryüzündeki son Yahudi dahil hepsini kılıçtan geçireceğini değerlendiriyorum.Neden mi? Zira İncil’de Matta bölümünde Hz. İsa’nın kendi ağzından başka bir kehanet açıklanmaktadır.

İncil,Matta, 24.bab
"İsa mabetten çıkıp giderken, mabedin binalarını kendisine göstermek için şakirtleri yanına geldiler. İsa da onlara cevap verip dedi: Bütün bu şeyleri görüyor musunuz? Doğrusu size derim: Burada taş üstünde yıkılmadık taş bırakılmayacak.
İsa Zeytinlik dağı üzerinde otururken, şakirtleri ayrıca gelip ona dediler: Bize söyle, bu şeyler ne zaman olacak, ve senin gelişine ve dünyanın sonuna alamet ne olacak? İsa cevap verip onlara dedi: Sakın kimse sizi saptırmasın. Çünki bir çokları Mesih benim, diye benim ismimle gelip, birçoklarını saptıracaklar. Siz savaşlar ve savaş sözleri işiteceksiniz. Sakın sıkılmayın; çünki bunların vaki olması gerekir; fakat daha sonu değildir. Savaşları ve karışıklıkları duyunca korkmayın. Bunlar gelip geçecektir; fakat son, pek uzakta değildir. Ve onlara dedi ki: Uluslar uluslara karşı duracak, krallıklar krallıklara başkaldıracak, çeşitli yerlerde şiddetli depremler olacak, açlık ve salgın hastalıklar görülecek, göklerden işaretler ve ürkütücü cisimler inecek. Ve kudüs ün ordularla kaplandığını ve sonun yaklaştığını öğreneceksiniz. Denizler kükreyecek.Böylece sizler bunların gelip geçtiğini görünce, Tanrı'nın krallığının çok yakında başlayacağını anlayacaksınız." Ve bütün bu şeyler ağrıların başlangıcıdır. O zaman sizi sıkıntıya koyacaklar ve öldürecekler; ve benim ismimden ötürü bütün milletler sizden nefret edecekler. Ve o zaman bir çokları sürçüp birbirini ele verecekler ve birbirlerinden nefret edecekler. İşte size önceden söyledim. Eğer size: İşte, çöldedir, deseler de inanmayın: İşte, iç odadadır, deseler de, inanmayın. Çünki şimşeğin doğuda çakıp batıda dahi görüldüğü gibi, İnsanoğlunun gelişi de böyle olacaktır. Leş nerede ise, kartallar orada toplanacaklar.


Fakat o günlerin sıkıntısından hemen sonra, güneş kararacak, ay ışığını vermeyecek, yıldızlar gökten düşecekler, ve göklerin kudretleri sarsılacak; o zaman insanoğlunun alameti gökte görünecek; o zaman yeryüzünün bütün sıptları dövünecekler, ve İnsanoğlunun göğün bulutları üzerinde kudretle ve büyük izzetle geldiğini görecekler. Ve meleklerini büyük sesli boru ile gönderecek, ve melekler, göklerin bir ucundan öteki ucuna kadar, onun seçtiklerini dört yerden toplayacaklar.
Şimdi, incir ağacından mesel öğrenin: Dalı yumuşayıp yapraklarını sürdüğü zaman, bilirsiniz ki yaz yakındır. Böylece sizde bütün bu şeyleri görünce, bilin ki o yakındır, kapılardadır. Doğrusu size derim: Bütün bu şeyler oluncaya kadar, bu nesil geçmeyecektir. Gök ve yer geçecek, fakat benim sözlerim geçmeyecektir. Fakat o gün ve saat hakkında ne göklerin melekleri, ne de Oğul, yalnız Babadan başka kimse bir şey bilmez."


"Güneşte, ayda ve yıldızlarda alametler, denizin ve dalgaların uğultusundan dolayı şaşkınlıkta olan milletlere yeryüzünde sıkıntı olacaktır; insanlar korkudan ve dünyaya gelmekte olan şeyler için beklemekten bayılacaklar; çünki göklerin kudretleri sarsılacaktır. Ve o zaman onlar İnsanoğlunun, bulutta kudret ve büyük izzetle geldiğini göreceklerdir. Fakat bu şeyler olmaya başlayınca yukarı bakın ve başınızı kaldırın; zira kurtuluşunuz yaklaşıyor."

Burada Hz.İa’nın Tanrı’nın Oğlu denmesine esasen insanlığın anlamadığı ezoterik-şifresel bir gizem vardır. Bu sır açıklanması mümkün olamayan ve dahi kimsenin anlayamayacağı, idrak edemeyeceği bir giz vardır. İnsanlar anlayamadıkları şeyleri yok sayar ve inanmazlar. Ancak Tevrat gibi İncil’in de bazı kısımlarının tahrif edildiğini biliyoruz. Ama tarihi kanıtlar İsa’nın ben Allah’ın Oğlu’yum dediğini iddia etmekteler. Kur’an bu ifadeyi yalanlamaktadır. Bu yalanlamadan kasıt insanların düşündüğü gibi olmadığını ifade etmek içindir. Konumuz bu değil bu bakımdan bunu geçiyorum.

Konumuz esasen Nabukadnesar’ın rüyasında gördüğü korkunç görünümlü heykel. Heykelin yok olacağını görüyor kral rüyasında yani şeytanın yeryüzünde görevi sona erecek şeklinde bir yorum yapıyorum. İşte bu noktada kıyamet alametleri ile karşı karşıyayız. Yani 3.Dünya savaşı ertesi kıyamet kopacak. Peki kıyamet kopunca ne olacak? İşte işin püf noktası burada gizli.

Kıyametten ne anlamalıyız,Tanrı İmparatorluğu nedir?

Kıyamet hem bir sondur bazıları için hem de yeni bir başlangıçtır insanlık için. Zira inanlığın yaşı 1 milyondan fazla olduğu artık arkeolojik kazılarla ortaya çıkmıştır. Zaman başı sonu olmayan sonsuz bir döngüdür. İnsanlık kıyametle birlikte yeryüzünde büyük depremler görecek, güneşte büyük patlamalar olacak. Güneşteki patlamalar uzaya yolladığımız yapay uyduları yok edecek böylece teknoloji yeryüzünden silinecek. Ne internet ne de televizyon kalmayacak. İnsanlık kara sapanlarla çiftçilik yaparak geçimini sürdürecek. Yeryüzünde kıyamet sonrası kuvvetle muhtemel Amerika kıtası yerin dibine batırılıcak, geriye kalan diğer kıtalar insanları İsa Mesih önderliğinde bir barış sürecine girecekler ve İblis’in birbirine düşürdüğü insan nesli çok uzun bir süre barış sürecine girecek. Kaya dağ olacak tüm dünyayı kaplayacak ifadesinde anlatılan şey belki de tüm dünya tek bir devlet gibi adeta bir biriyle barış içinde olacak. İnsanlık yeniden teknolojik olarak gelişmek için işbirliği yapmak zorunda kalacak. Herşey bu kadar da basit olmayacak elbette ki yerin altında yaşayanlar dabbetül arz olarak kıyamet öncesi yerin üstüne çıkacak vs detaylı kehanetler de mevcut ama ben teferruatlara takılmadan genel hatlarıyla yapbozun parçalarını birleştirerek bir bütün halinde sunmaya çalıştım.

Elbetteki bu yazdıklarım Tevrat ve İncil kaynaklı kehanetlerden yola çıkılarak ve büyük düşünürlerin yorumlarından faydalanılarak hazırlanmıştır. Hiç birinin bire bir doğru olacağı iddia edilemez. Ancak biz Müslümanların diğer inananlardan farkı Kur’an’nın kendinden önceki dinleri ve peygamberleride tasdik ettiğini bilmesi ve diğer kutsal kitaplara da inanmasıdır. Tek farkla ki o da diğer iki kutsal kitapların bazı bölümlerinin değiştirilmiş olduğunu bilmemizdir. Ama tüm dinler haktır, tüm peygamberler haktır.

Aslında yeryüzünde olan şey kısaca iyilerin ve kötülerin mücadelesidir Ezeli ve ebedi olan bu mücadele de biz Türkler iyilerin safıyız. Aslında kötülüğü temsil edenler de vazifelidirler. Zira iyiler ile kötülerin ayrıştırılabilmesi için birilerinin kötülüğü temsil etmesi gerekecektir. Ve satanistler İblis’i iyi bir varlık olarak gördükleri için ona iman ederler. Aslında İblis’de sadece kendisine biçilen rolü en iyi bir şekilde oynamaya çalışmaktadır. Zira iyilikte ilerlemenin ucu bucağı olmadığı gibi kötülükte ilerlemenin de ucu bucağı yoktur. Dolayısıyla evren sürekli genişler bunu biliyoruz o halde negatif alem de sürekli genişlemekte ve cehennem her geçen yüzyıllar daha da genişlemekte ve dehşeti gittikçe artmaktadır.

Eğer dünyanın bir imtihan meydanı olduğu gerçeğini yeterinde idrak edebilirsek aslında hiçbir şeyin basit bir oyun olmadığını ve varlık aleminin sürekli genişlemekte olduğunu ve Allah’a giden yolun sonsuz bir süreç olduğunu ve zaman denilen kavramın esasen belirli bir süreçte tekrar eden olaylar olduğunu belki anlarız. İnsanlık bir zamanlar Mu kıtasında altınçağ yaşadılar. İşte kıyamet sonrası yaşanacak olan çağ evangelistlerin dört gözle beklediği Hz. İsa Mesih’in önderliğiyle başlayacağı yeni bir Altınçağ olacağı değerlendirilmektedir.

Gaybı yalnızca Allah bilir. Bunlar benim kişisel araştırmalarımın sonucudur. Sadece araştırmacılara yol göstermek maksatı güdülmüştür. Tartışmaya açık gerçeklerdir. Geleceği tahmin etmek için geçmişe bakmak gerektiğini unutmayın. Nuh tufanı aslında bir kıyamettir. Ve beklenen kıyamet gerçekte yeni bir Nuh tufanı olayı olacaktır…

Mu kıtasını ve bu kıtanın batışına neden olan kıyameti de başka bir makalede Allah izin verirse yazarız.Son söz olarak da şunu belirteyim ki Mehdi denilen kişinin henüz tarih sahnesine çıkmadığı kanaatindeyim. Tarihlere takılmayın zira herkes O’nı Mesih sanarken dünyaya gelen kişi Mesih’in Annesi Meryem’di ve Yahudiler bir kız dünyaya gelince derin bir oh çekmişlerdi. Unutmayın yaşanmamış olan değişebilir olandır. Altınçağ, kıyamet ve 3.Dünya savaşından eminim ama verilen tarihler yanıltıcı olabilir kanaatindeyim. Ayrıca Mehdi ve Mesih ayrı kişiler mi olur yoksa aynı kişiler mi olur bu da ayrı bir gizemdir. Bizim yazdıklarımızı kişisel bir tahmin olarak değerlendirmenizi öneririm. Ben kutsal kitapların yalancısıyım…

Esen Kalın…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı
2017 Yılında Karabük’te Neler Oldu?
2017 Yılında Karabük’te Neler Oldu?