Advert
sandalye fabrikası karabük
Beyin Gücü Ve Plesebo Etkisi
MAHFİ

Beyin Gücü Ve Plesebo Etkisi

Bu içerik 1506 kez okundu

Plasebo Etkisi Nedir?

TIP KADERİ ÖLMEMEK OLAN İNSANI İYİLEŞTİR

Plesebo etkisi en kestirme ve net ifadeyle ‘’Beynimizin iyileştirme gücüdür’’

 Plasebo etkisi; kişinin aldığı ilaç (ilaç yerine verilen etkisiz ilaç) hakkında kendini iyileştireceği yönündeki düşüncesi, bu inancına paralel olarak fiziksel veya psikolojik iyileşmesidir. Bir bakıma, bireyin kendini iyileşeceğine inandırmasıdır. Alınan ilacın hiçbir etkisi olmasa bile, kişi inandığı için meydana gelen hem fiziksel hem psikolojik olarak iyileşmesidir.

Plasebo (Placebo), Latincede “memnun edeceğim” anlamına gelmektedir. Ortaya çıkışı ilginçtir; I. Dünya Savaşında eczanelerde ilaçlar tükendiği zaman, bazı doktorlar günümüzde alternatif tıp olarak bilinen tekniklerle hastaların acı ve şikayetlerinin azaldığını fark eder. 1950li yıllarda klinik araştırmaların da yapılmasıyla birlikte “plasebo etkisi” önemli bir yere sahip olmuştur.

Halk arasında tıbbi içeriği bulunmadığı için “şeker hapı” olarak adlandırılmaktadır. Kişi bu hapın ilaç olduğuna inanmıştır; fakat bu ürünün ana maddesi şekerdir. Bu ilaçlar etkisizdir. İçeriğinde kimyasal madde bulunmamakta ve hiçbir şekilde hastaya iyi gelecek bir etki oluşturmamaktadır. Hastalar kendilerine hapın iyi geleceğini düşündükleri için, hap hastaların iyileşmesini sağlar.

Plesebo nörobiyolojisi’nin dünyanın önde gelen araştırmacılarından biri olan Fabrizio Benedetti, plasebo etkisi üzerine bir deney yapmıştır. Denek, önce acıya maruz bırakılmış ve ağrılarını morfinle kontrol altına almıştır. Fakat deneyin son günü bir farklılık yaparak morfin yerine tuzlu su kullanmıştır. Acıların bu şekilde de azaldığı, dindiği görülmüştür.

Kanser hastaları başta olmak üzere, daha birçok hastalıkta kişinin iyileşmesine inanmasının ve pozitif düşünmesinin ne kadar önemli olduğu kabul edilen bir gerçektir.

En iyi deva kahkahadır. PİNDAROS, MÖ 500

PLESEBO ETKİSİ HER DERDE DEVA MI?

Adrian Furnham’ın belirttiğine göre; Ortodoks bir tıbbi çerçevede uygulanan pleseboların, alerji, angina pektoris, astım, kanser, beyin anfarktüsü, depresyon, diyabet, gece yatak ıslatma, epilepsi, uykusuzluk, Meniere hastalığı, migren, multipl skleroz, nevroz, göz patalojileri, Parkinson hastalığı, prostat hiperplazisi, şizofreni, deri hastalıkları, ülserler ve siğiller gibi etkileyici ölçüde geniş bir hastalık yelpazesinde iyileştirme sağladığı ispatlanmıştır.

Ancak bu tedavinin uygulanabilmesi için hastaların mümkün mertebe plesebo etkisine maruz bırakıldığının farkında olmaması gerektiği söylenmektedir. Yani siz hastaya sahte bir ilaç verip iyileşeceğini söylerseniz, hasta bu ilaçta etken madde olmadığını araştırırsa bu ilacı kullansa dahi plesebo etkisi azalacaktır. Zira plesebo etkisi esasında beyni kandırma fikrinden oluşur. İnsan beyni düşünüldüğünden çok daha büyük ve etkilidir. Yapılan bilimsel araştırmalar, insan beyninin aslında bir ilaçla birlikte kendisinin de bedeni iyileştirmek için bir tür sıvı salgıladığı tespit edilmiştir. Buna beynin kendisini iyileştirme gücü de denmektedir. Ancak kişi ilacın sahte olduğunu fark ederse beyin bu sıvıyı salgılamamakta ve plesebo etkisi oluşmamaktadır. Yani aslında plesebo etkisi beynin kendisini iyileştirme yeteneğini aktif hale getirme çabasından ibarettir.

Bu sırrı bilen insanlar örneğin grip olduklarında ilaç kullanmaz, gider bir kış çayı yada bir bitki çayı alarak 3 günde iyileşmek istediklerini kendilerine telkin ederler. Grip olduğunuzda ilaç kullanarak 7 günde iyileşirsiniz ama ilaç kullanmadan da 7 günde iyileşirsiniz. Aslında doktorlarda bu durumu bilmektedir. Sadece hastaların iyileşinceye kadar daha kaliteli bir geçiş süreci yaşamalarını sağlarlar. Örneğin siz bir grip aşısı olduğunuzda beyninize artık ben grip hastalığına yakalanmayacağım komutu verirsiniz. Yani beyninize beni hasta etme, tedbirini al dersiniz. Siz bir yıl boyunca gribe yakalandırmayan faktör yalnızca grip aşısı değildir. Aynı zamanda bu aşının sağladığı plesebo etkisidir.

Nice insanlar vardır ki, en ölümcül kanser illetinden kurtulmuşlardır. Bunları çevrenizde yada basında pek çoğunuz duymuşsunuzdur. İşte bu insanları iyileştiren gerçek faktör hayata sımsıkı sarılmaları ve yaşamak için nedenleri olduğuna dair kendilerini inandırarak beynin kendisini iyileştirme gücünü kullanmalarıdır. Hepimiz beynimizin iyileştirme gücünü kullanmaktayız, ister farkında olalım isterse de farkında olmayalım.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME:

Meşhur bir doktor tavsiyesidir. ‘Şu hapı al ve sabah beni ara.’ Doktorlar tüm tedavilerin hastada fiziksel değişim sağlayacak aktif bileşenler ve prosedürler içerdiğini bilseler de tedavide psikolojik etmenlerin gücünü de göz ardı etmezler. Zihnin maddeye etkisi, sağlık dünyasında yüzyıllardır bilinen bir kavramdır.

Plesebo etkisi kullanım alanı oldukça genişletilebilir. Beynin gücünü hafife almayın. Hasta ziyeretine gittiğinizde hastalara moral verecek ifadelerde bulunun. Doktorlar plesebo etkisini bildiklerinden kolay kolay ağır hastalara durumlarını söylemek istemezler. Bu salt hastanın moralini bozmama amaçlı bir tedbir değil, aynı zamanda hastayı ümitsizliğe sevk edip kendisini iyileştirme gücünü ortadan kaldırmamak adına da yapılan bir eylemdir. Bu nedenle de ölümü kesin olan bir hastaya bile öleceğini söylemezler, zira ilaçların faydasız kaldığı bir durumda kişinin kendisini iyileştirme gücünü kullanmak isterler. Bilinçli doktorlar böyle yaparlar…

İnsan beyni kurmalı bir çalar saat gibidir. Bu nedenle kutsal kitabımızın adı da KUR-AN’dır. Yani kendini kur ve zamanı gelince an. Siz eğer iyileşeceğinize inanırsanız yani kendinizi buna kurarsanız çok daha kısa bir sürede iyileşirsiniz. Buna beyin gücü de denir.

Örneğin baktınız ki çocuğunuz veya bir yakınınız çok hasta. Bunu ona belli etmeden senin bir şeyin yok, şu ilacı al sabaha hiçbir şeyin kalmayacak derseniz, aslında onun beynine kendini iyileştir komutu vermiş oluyorsunuz. Kişide kendini buna programlıyor yani iyileşeceğine inanıyor ve inancı onu iyileştiriyor. İşte bilim buna plesebo etkisi diyor.

Siz kafası basmayan bir öğrenciye yeterince konsantre olmuyorsun kendini derse vermiyorsun, sessiz bir ortamda konsantre olursan kafan alır derseniz, kişi üzerinde eğer bir otoriteniz varsa örneğin öğretmeni iseniz, kişi kendisinin öğrenebileceğine inanıyor ve daha fazla konsantre olarak gerçekten öğrenebiliyor. Pek çok kafası az çalışan insanın prefesör olduğuna şahit olmuşsunuzdur, ben oldum. Ama bunun nedeni kişinin kendisine olan inancıdır. Yani başarabileceğine olan inancımız bizi başarıya götürür. İşte buda beynimizin gücüdür yani plesebo etkisinin bir sonucudur. IQ seviyesi bir insanı çok başarılı yapmaz. Kişinin kendisine olan inancı, başarabileceğine olan güveni ve çevresel destekler insanı hayatta belli bir seviyeye taşımaktadır.

İnsan esasen biyolojik bir bilgisayardır. Ve beynin çalışma sistemi tıpkı bir bilgisayarın çalışması gibidir. . Nasıl programlanırsanız öyle çalışır. Kendinizi motive etmeli, içsel dürtülerinizi harekete geçirmeli ve beyin gücünüzün farkına vararak bunu kullanmalısınız. Kimse daha aptal yada daha zeki değildir. Her kesin beyin kapasitesinin sınırları aynıdır. Sadece bazı insanlar bunun daha fazlasını kullanmak zorunda hissederler kendini ve beyinleri daha fazla açılır. Zeka kas gibidir, genişler yada daralır. Plesebo etkisini idrak edebildiysen şunu da anlamalısın ki Einstein daha zeki değildi, daha fazla zekaya ihtiyacı vardı ve kendisini buna kurdu ve beyninin kullanma oranını genişletti. Nice aptal sanılan insanlar daha sonra buluş yapmışlardır.

Öğretmenlere büyük bir sorumluluk düşüyor. Öğrencilere aptal kafan basmıyor demek yerine ben senin başaracağına inanıyorum yeter ki sende kendine inan demeliler ve plesebo etkisini kullanmalılar. Her insanın beynindeki hücre sayısı birbirine yakındır. Ve beyin hücreleri arasındaki iletişimlere sinaps denir. Ne kadar çok beyin hücresi, kendi arasında iletişim kurarsa kişi o kadar çok beynini kullanır.

Bu tamamen plesebo etkisiyle alakalıdır. Çocuklar dahi olarak dünyaya gelir ve eğitim sonucu aptal olarak mezun olurlar. Çünkü eğitim temelde ezberciliğe dayanır ve ezberci eğitim insanı aptallaştırır. Bu dünyanın her yerinde böyledir ve salt bizim ülkemize has bir durum da değildir.

Plesebo etkisinin farkındalığı içerisinde yaratıcı bir eğitim verilirse her çocuk alanında bir deha olur.  Neden sonuç ilişkisi kurmaya zorlamak, analiz ve sentez yaptırmak insanın beyninin kullanma kapasitesini de artırır.

Sözü daha fazla uzatmayayım, plesebo etkisi hayatın her alanında kullanılabilir. İstersen başarırsın yani bu kadar basit. Evet yapabilirsin, sen bir dahisin. Hepimiz böyleyiz.

Lütfen birbirinize sen aptalsın diye hitap etmeyin. Bence biraz daha düşünmelisin şeklinde onu motive edin. Göreceksiniz hiç ummadığınız insanlardan hiç ummadığınız neticeler elde edebilirsiniz.

Plesebo etkisi ilk kez tıp dünyasında kullanılmaya başlanmış ama önemi fark edildiğinde hayatın her alanında kullanılagelmiştir. Biz toplum olarak bilmiyor olabiliriz ama Batı’yı üstün yapan onların psikoloji bilmini çok iyi biliyor olması ve insanlarına doğru ve sağlıklı eğitim veriyor olmasıyla alakalıdır.

Her insan özünde bir dahidir. Sadece insanların beyinlerinin farklı yönleri çalışır. Kimisi bir matematik dahisidir, kimisi de müzik dahisidir. Müzik yeteneği olana matematik işkence gelir ama bu o insanı aptal yapmaz hatta müzik yeteneği olan insanların daha zeki oldukları bile söylenebelir.

Yazılarımı eğitim ve psikoloji üzerine yoğunlaştırmaya karar verdim. Bunları anlattığımda neden yazmıyorsun denildi bende gündemi takip etmek istediğim için bu alana yönelmek istememiştim. Ama gündem beni o kadar bunalttı ki, gündemden uzaklaşmak istedim. Bazı şeyleri bilmek, farkındalık içinde olmak insanı ruhen de bunalıma itiyor. Gözlerimizi kapatıp hayal dünyasında da yaşayamıyoruz. Zira bu bizi şizofrenik yapar. Gerçi Türk milleti bana göre şizofrenik bir hayat yaşıyor. Yani bu ne demek? Toplum olarak gerçeklere gözümüzü kapatıp, yokmuş gibi davranıp kendimiz kurduğumuz sanal bir hayal aleminde yaşıyoruz. Bende böyle yapmak istemedim sadece bir süre gündemden sıkıldım. Eğitim ve psikolojik yazılar yazmaya karar verdim.

Umarım yazılarımı beğenirsiniz…

Yorum yapmayı ihmal etmeyiniz. Teşekkürler…

Esen Kalın..

KAYNAKLAR:

1.http://www.bilgiustam.com/plasebo-etkisi-nedir

2. 50 Psikoloji fikri, Adrian Furnham

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
mahfi     2018-01-17 Değerli kardeşimiz yada abimiz her neyse, burası bir atışma ve çatışma platformu değildir, makale tabiki hazır ve bekliyor sırası var, biz insanların keyfine göre yazı hazırlamıyoruz hazırlasakta bizimde bir düzenimiz ve sitenin de bir politikası var. Sabrederseniz okursunuz. Şurası gerçekki kimse bizim yazılarımızı beğenmek durumunda değil. İsteyen istediği eleştiriyi de yapabilir. Ayrıca bahsettiğiniz ayetin çevirisi hatalı bu nedenle yanılgı içerisindesiniz. Saygılar sunarım. Cevaplamayın
YAZINI OKUMA GEREĞİ DUYMADAN YAZIYORUM     2018-01-16 Seni neden okuyayım ki. Söylediğinin yanlış olduğunu ayetle ispat ediyorum demek ki inanmıyorsun ki halâ Yahudilerin Hz. İsa'yı katlettiğini ispat edeceğim bununla ilgili yazı dizisi hazırlayacağım diyorsun.. Tarih kesin bilgi içermez ama ayet kesin bilgidir ve asla değişmez. Bunu bile akıl erdiremiyorsan ne diye yazıyorsun. Seninle ilgili bir takım şüphelere düştüğümü belirtmek isterim. Dini konularda yazmak istiyorsan referansların; Kitap, Sünnet, İcma-ı Ümmet ve Kıyas-ı fukaha olmalıdır
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Parti Adının Kısaltmasını Bilmiyor Ama Aday Adayı Olmuş!
Parti Adının Kısaltmasını Bilmiyor Ama Aday Adayı Olmuş!
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı