Advert
sandalye fabrikası karabük
Kardemir Borç Sarmalına mı Sürükleniyor?
Sait ALICI
Alıcı Gözüyle

Kardemir Borç Sarmalına mı Sürükleniyor?

Bu içerik 7662 kez okundu

Piyasa Şartları mı Yönetim Hatası mı?

KAP'ta yayımlanan Kardemir'e ait bir açıklama adeta bizleri şok etti. Yönetim Kurulu 400 Milyon Liraya kadar borçlanma kararı almış. Bilmeden, araştırmadan bir şeyler yazmak istemedik. Finans Uzmanlarından, bu işi anlayanlardan, sektördeki insanlardan sorduk soruşturduk. Edindiğimiz bilgiler doğrultusunda durumu geniş perspektif de değerlendirelim. Değerlendirmelerimiz yazının sonunda yer alan ve KAP’ta yayımlanan verilerden alınmıştır.

KARDEMİR BORÇ SARMALINA MI GİRİYOR?

Yaptığımız araştırmalar neticesinde Kardemir’in iyiden iyiye borç sarmalına girmeye başladığı hatta girdiği şeklinde ciddi kanaat oluştu. İşte hep birlikte elimizdeki verileri inceleyelim.

Aşağıdaki Kardemir’in KAP’a yaptığı açıklamadaki tablonun incelendiğinde 2015 yılından 2016 yılına devir eden uzun vadeli borçlara ilişkin kısa vadeli yani 2016 yılında ödenmesi gereken tahminen bankalara olan borç tutarı 327.345.311 TL (327 milyon lira). Diğer ticari borçların ise 776.613.616 TL (776 milyon lira). Yani toplamda 1.104.000.000 TL civarı (1 milyar 104 milyon lira). 2016 yılı ilk üç aylık KAP’ta yayınlanan finansal tablolarda da bu borçların yılın ilk üç ayında azalmadığını gözlemek mümkün. Üstüne üstlük müşterilere olan 2016 yılına ait 250.000 tonun üzerindeki mal teslim borcu (piyasa söylentisi) göz önüne alındığında toplam borcunun 2 Milyar liranın üzerinde olduğu ayan beyan. Bunun üzerine bir de siz 300 milyon liranın üzerinde çalışanlara ödenecek maaşı koyun. Yine geçtiğim yıl alınan 400 milyon lira borç ve yeniden yönetim kurulu kararı alınan 400 milyon lira borç. Nitekim bir süredir basına da yansıyan ve kamuoyunda konuşulan mal teslim borçları ile ilgili, Kardemir Genel Müdürü Mesut Uğur Yılmaz’ın ya da diğer bir yetkilinin hiçbir şekilde açıklama yapmayarak sukut ikrardan gelir lafını destekler mahiyette davranması da cabası.

Peki, şimdi gelelim tablolardan 2015 yılı toplam hasılata yani gelire. Bunun da 2.230.000.000 Lira (2 Milyar 230 milyon lira) civarında olduğu görünüyor. Buradan şu sonucu çıkarırsak 2015 yılındaki bütün satış hasılatından çok daha fazlasını 2016 yılında borç olarak ödeyecek. Daha üretim için alacakları hammadde, yarı mamul v.s.ler için ödeyecekleri paraları saymıyorum. YANİ KARDEMİR BÜTÜN EFORUNU BORÇ ÖDEMEYE SARFEDECEK.

PİYASA ŞARTLARI MI YÖNETİM HATASI MI?

Peki, ne oldu da Kardemir bu kadar borç sarmalının içine girdi? Bizde dâhil birçok basın kuruluşunda yer aldı. Kardemir Genel Müdürü Mesut Uğur Yılmaz’a soruldu. Ama ne yazık ki şu ana kadar cevap verilmedi. Bir kez daha hatırlayalım ne sorulmuştu?

-Son 6-7 aylık periyod da kütük 275 dolar seviyesinden 430 dolar hatta üstü seviyelere geldi. Siz bu artış bandı içinde Borçlandığınız tonlarca Kütük’ü hangi seviyelerde sattınız? Anormal fiyat artışından ne kadar istifade ettiniz? Mesela 350 dolar ve üstünde kaç ton kütük satabildiniz?

-Geçtiğimiz yıl meydana gelen iniş yönlü anormal kömür ve cevher fiyatlarından ne kadar istifade ettiniz? Mesela dip fiyatlara yakın kaç ton bağlantı yapabildiniz?

Aslında sorular çoktu ama sadece bu ikisini yazımıza taşıdık. Eğer sessizlikten vazgeçip ciddiye alarak cevap verme lütfunda bulunurlarsa sayın pek değerli bu profesyonel yöneticiler bizde hem gerçeği öğrenmiş hem de tablolar, sağa sola sormalardan kurtulur birinci ağızdan bilgi almış oluruz.

Zira dikkat edilirse Kardemir’in personel de dahil, alım satım v.s. stratejilerinde 2015 yılının ilk aylarında ciddi değişiklikler olmaya başladı. Şu anki Genel Müdür Mesut Uğur Yılmaz ve ekibi de zaten 2015 yılı Şubat ayı ile başlayan şekilde göreve getirildi. 2015 yılı mart aylarında Genel Müdür Yardımcılarınızdan birisi “şöyle yaparız, böyle yaparız” derken kendisine söylediğim şu söz aklıma geliverdi bir anda. Kendisine dönüp “Bunlar dilden dökülen sözler. Bizim Anadolu’da bir söz vardır. Biz civcivleri güzün sayarız. İcraatlarınızın sonuçlarını da yakın zamanda görmeye başlarız” demiştim. KEŞKE ZAMAN BENİ HAKLI ÇIKARMASAYDI. Çünkü Kardemir bizim, yöremizin. Çiller’in 1 TL ye verdiği olmaz ise olmazımız. İşte Çelik Sektöründeki engin tecrübelerinizin, sektördeki uzman bilgilerinizin, duayenliğinizin sonunda gelinen nokta. Şimdi ben kararı Kamuoyuna bırakıyorum. Piyasa şartları mı yoksa yönetim hatası mı? Nedir gelinen bu borç sarmalının sebebi.

TÜRK TİCARET KANUNU VE SPK MEVZUATI

Ben buradan yazıyı uzatıp kanun maddelerini yazmayacağım. Merak edenler açıp okur. Ancak Türk Ticaret Kanunu ve SPK mevzuatı açıkça mealen derki, özellikle de borsaya tabi şirketlerin yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey profesyonel yöneticileri basiretli olmak zorundadır. Özellikle bağımsız yönetim kurulu üyelerinin atanmasında sektörde tecrübesinin olması şart koşulmaktadır. Zaten üç ayda harcanan 2,5 milyon TL yönetim gideri de dikkate alındığında, onbinlerce yatırımcısı olan %100 ü borsaya açık bir şirketin yöneticilerinin bu yüksek maaşların hakkını vermeleri etik ve profesyonellik açışından da şart ve gereklidir.

ÇELİK İŞ SENDİKASI NEDEN SUSKUN?

Hepimizin bildiği gibi 1995 yılındaki özelleştirme sonrası %35 lik kısmı Kardemir çalışanlarına yani A grubuna verilmişti. Her ne kadar çalışan arkadaşlarımız o ya da bu yol ile hisselerini sattılarsa da işin özü buydu. Unutanlar hafızalarını tazelesin. Çelik İş Sendikası kendi taktir ettiği yöneticileri, kendileri adına atama yaptıklarında şöyle denmişti. “bu iş profesyonellerin işi. Sendikacıların ne işi var yönetimde? Böyle profesyonel yönetim olmaz. Böyle dünya şirketi olunmaz.” Denmişti. Bu eleştirilerin ardından Çelik İş Sendikası da yönetimdeki kendi seçtiklerini çekmiş ve sahayı profesyonellere bırakmıştı. Ancak emeğin, çalışanın gücü, özelleştirmenin özü dikkate alındığında denetleme, gözleme görevi yoktur diye kimse söyleyemez. Ancak aylardır konuşulan ve iyiye gitmiyor şeklindeki eleştirilere rağmen ne sendika başkanı Cengiz Gül’den ne başka bir yöneticiden hiçbir açıklama gelmedi. Peki şimdi soruyorum buradan. Sayın Gül, yarın bu borçlar yüzünden işçinin maaşları ödenemez hale gelir ise ne yapacaksınız? Yarın bu borçlar yüzünden toplu sözleşmelerde zam yapamayız derler ise ne yapacaksınız? Yarın geçmişte olduğu gibi, borçlar bitene kadar sıfır zam denir ise ne yapacaksınız? Yarın geçmişte olduğu gibi, verilen zamları bir süreliğine geri alalım denir ise ne yapacaksınız? Testi kırıldıktan sonra mı harekete geçeceksiniz?

1999-2000 Lİ YILLARA GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR?

Unutanlar hafızalarını biraz yoklasalar hemen hatırlayacaklar. Özelleştirmenin ardından şu anki Yönetim Kurulunda bulunan bazı isimlerinde bulunduğu yöneticiler kolları sıvamış, Kardemir çalışmaya başlamıştı. Ancak bir kaç yıl sonra Şirket borç sarmalına girmiş ve kömürünü bile alamaz hale gelmişti. Sektördeki bazı iş adamları kurdukları şirketler kanalı ile Kardemir'e hammadde tedarik edip yada tedarik edecek parayı verip karşılığında Kütük ve ürün almaya başlamışlardı. Peki sonrası yönetim de köklü değişiklikler olmuştu. Kuruluştaki yöneticilerin hemen hemen tamamı gitmiş yerine başkaları gelmişti. Sonrası zamamın hükümeti ve özellikle Ak Parti iktidarı ile birlikte borçlar yeniden yapılandırılıp, çıkış yolu, Kardemir'in önü açıldı.Kasa dolmaya başladı. (Bu arada gidenlerin bazıları geri geldi.) Sayın Recep Tayyip Erdoğan her defasında sahip çıktı. TCDD nin partneri yaptı. Devletin her türlü desteklerinden yararlanılabilmesi için talimatlar verdi. Bakanların biri gitti diğeri geldi. Devletin kapıları bir bir açıldı. Her yeni açılışa, her yeni yatırıma, temel atmaya Bakanlar icabet etti. Bunca desteğin ardından Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan şu yazıyı okusa ne der acaba? Ne düşünür acaba?

SPK NE Yİ BEKLİYOR?

Başta Kaptan gurubu olmak üzere yıllardır ısrarla bir şeyler söylenmeye çalışılıyor. İyi yönetilmiyor deniliyor. Genel kurullarda kararlara şerhler konuluyor. Genel Kurul kararları ve bazı uygulamalar mahkemelere taşınıyor. Ağır işleyen mahkeme süreçleri ise bir bir sonuçlanmaya başladı. Ard arda açılan davaların son noktası Yargıtay’dan onama kararları geliyor. Evet bazı çevreler bu davaların güç savaşı olduğunu söylüyor olabilir. Bazı çevreler ben pastadan pay kapamadım mücadelesi olarak görebilir. Ancak her hâlükârda neticeye bakmak lazım. Netice de gözbebeğimiz Kardemir’de gelinen nokta. Şimdi herkes soruyor. Bizde soruyoruz. SPK neden susuyor? Neden harekete geçmiyor? Geçti de henüz bilgi bize mi ulaşmadı? Biz hiç inanmıyoruz inanmak da istemiyoruz ancak paranın gücü alınacak kararları sümen altında beklettiriyor söylentisi mi doğru?

Sanırım Bize Ankara Yolu göründü. Gidip birkaç gün hem SPK hem de Ekonomi Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı gibi çevrelerdeki dostlarımız ve İktidarın etkili isimleri ile görüşmeler yaparak neler oluyor sorusunun cevaplarını bulmaya çalışalım.

NOT: Belki birileri için bu satırlarımız ağır ve acı olabilir. Ne yazık ki bazen gerçeklerde acı olabiliyor. Bazı internet haber siteleri gibi alel acele mahkeme kapısına gidip aman ha kimse okumasın diyerek bu yazımızı yasaklatma yolu denenebilir. Ancak bilinmelidir ki;

Türk Adaleti verdiği her kararı Türk milleti adına ve toplum yararına verir.

Türk Adaleti basının haber ve yorum hakkını her zaman göz önünde bulundurur.

Eğer yazılarımızda en ufak bir hata var ise, buyrun gönderin açıklamanızı yayınlayalım. Bizim rakamlarımız yanılıyor ise ( ki hepsi KAP’ta yaptığınız açıklamalardan alınmıştır) doğrusunu siz söyleyin de biz yazalım. Zaten aylardır bunu söylemiyor muyuz?

Allah’dan dileğimdir ki biz yanılıyoruzdur. Kardemir’imiz iyi yoldadır. Karına kar katıyordur. Düzgün yönetiliyordur. Zarar etmiyordur. Yönetim ve Yönetici hataları yapılmamıştır.

İsteyenler yazı içindeki rakamları aşağıdaki tabloları inceleyerek kontrol edebilirler.  

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Parti Adının Kısaltmasını Bilmiyor Ama Aday Adayı Olmuş!
Parti Adının Kısaltmasını Bilmiyor Ama Aday Adayı Olmuş!
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı