Advert
sandalye fabrikası karabük
Karabükspor Konusunda Konuşulmayan Suçlu Kim? -1-
Fatih Ünlü

Karabükspor Konusunda Konuşulmayan Suçlu Kim? -1-

Bu içerik 3558 kez okundu

Takımın önlenemez kötü gidişatı başladığından bu yana sürekli bir suçlu arayışı var. Kişi, kurum, stk vs… Yazının başında belirteyim: Bu yazıda  suçlu olarak kişi, kurum veya stk olmayacak . Bir kaos beklentisi olanlar, bu yazıdan kendi belirlediği suçluyu ön plana çıkarıp diğerlerini aklamaya çalışanlar bu yazıyı okumayabilir.

Bu iki fotoğrafa iyi bakın. Bu fotoğraflardaki iki takım da Karabükspor. Karabükspor U21, A2, genç takım falan değil. Artık bu çocuklar Karabükspor. O armayı taşıyıp mücadele eden ve bunu da aylardır tek kuruş almadan, kendilerinden kat kat güçlü abileri ile aynı klasmanda mücadele etmek zorunda kalan oyuncular. Onlar yürekleri ile sahadalar. Fahiş menajerlik ücretleri, şehirden çekip gitmeler, alengirli sözleşmeler, sadece doksan dakika doldurup maç başı parası düşünme yok bu çocuklarda. Evet, hep bekledikleri fırsat geldi. O stadyumda A Takım futbolcusu olarak sahaya çıkmak onlar için harika bir olay ama bence bu şartlarda da değil. Fotoğrafa bakın demiştim ya. Bu iki fotoğraftaki de Karabükspor. İkisi de maç öncesi çekilen ilk on bir fotoğrafı. Biri iç sahada çekildi diğeri ise deplasmanda. Bu iki fotoğraf arasındaki en büyük fark futbolcuların arkasında duran tribünler. Arkalarında dolu tribün olan yer ise deplasman, Karabük değil. İç sahada oynanan diğer maçlardan çektiğim ilk on bir fotoğraflarını da koyabilirim. Manzara farklı değil.

UEFA Avrupa Ligi’nde oynadığımızdan bu yana çok şey konuşuldu ama hiç Karabük konuşulmadı. Hani şu ilk on bir fotoğrafında bomboş olan tribünün sahibi Karabük. Karabükspor’da kötü gidişat başladığından bu yana bir Mavi Ateş yalnız bırakmadı takımı bir de bir avuç sevdalı. Sahaya genç takımla çıkmayı konuşuyorlar, illa bir ya da birkaç suçlu konuşuyorlar, zaten başka takım tutuyorlar(özellikle İstanbul takımı) ama hiç kendilerini konuşmuyorlar Karabüklüler. Tiyatroya, operaya, konsere, sergiye gidiyorsunuz da bu kadar kültürel etkinlikten vakit bulamıyorsanız helal olsun! Takım iyiyken sosyal medyanızda ya da çevrenizde bu takımın başarısıyla caka satmayın o zaman. Zaten kazanma duygunuzu, egonuzu tatmin ettiğiniz İstanbul takımları var, hiç bulaşmayın Karabükspor’a. Sefası da bizim olsun cefası da. Eğer İstanbul takımlarının geldiği zaman dolduğu gibi dolmuyorsa stadyum sen bu takımı değil gelen takımı seviyorsun demektir. Sosyal medyadan Karabükspor ile ilgili konuşanlar maça gelse zaten o tribünler boş kalmaz. Stadyuma gelmiyorsan, bu takıma sevgini göstermiyorsan bu takımı sevenler kadar bu takıma yorum yapma hakkın yok demektir.

                        

Her ne kadar bugüne kadar konuşulan kişiler, kurumlar suçlu olsa da bir o kadar da imkanı olduğu halde mazeretsiz bu takıma destek olmayan Karabüklüler de suçludur. Karabükspor’dan başka faaliyeti olmayan bir şehir bile takımına sahip çıkıp o stadyumu doldurmuyorsa, sahip çıkmıyorsa elin yabancısı bize niye yardım etsin? Sahaya çıkan çocuklar bizim çocuklarımız. Son model arabalarıyla dolaşan değil. Ya tesiste kalan ya da dolmuş ve otobüsle idmana giden oyuncular. Hiçbir futbolcu boş tribünler önünde oynamak istemez ama bu zorlu zamanda kendilerinden daha güçlü, daha tecrübeli abileri ile mücadele eden bu futbolcular bu mücadelede yalnız olmadıklarını bilmek istiyorlar. Bence buna da hakları var.

                          

Ben olaylara bir de buradan bakmak istedim. Diğer yönlerden bakan çok oldu. Zaten eline telefonu, tableti, önüne klavyeyi alan herkes gazeteci, yazar, haber müdürü olduğu için illa değinilmiştir. Peki ben bunca senedir nerde miydim? Tanıyanlar nerde olduğumu ve ona rağmen neler yaptığımı biliyor gerçi ama ben yıllarca Eskişehir’de ve başka şehirlerde futbol, basketbol, Amerikan futbolu, kinball gibi birçok sporla ve takımla uğraşıp küçük büyük demeden turnuvalarda rahat rahat görev alırken Karabük’te sahaya giremiyordum. Akreditasyon için görüştüğüm yerel gazetelere: “Maçlarda fotoğraf çekeyim. Karabük’teki maçlar ya da deplasman fark etmez. Para da almam. Kendi fotoğraflarınız olur hem.” dediğimde: “Abim basın tribününden maç izleyecek. Olmaz.” dediler. Sahada ajans muhabirleri dışında foto muhabiri de yoktu. Onu görecek kadar da buradaydım. Afyon Kampı zamanında kampta bulunan tek muhabir olarak Afyon’a kendi imkanlarımla gidip, kalacak bir yer ayarlayıp, her gün idmanlara gidip gelirken de oradaydım. Burada ‘bir şeyden anlıyormuş gibi’: “Ben futbol şube sorumlusuyum. Çık buradan.” diye beni idman sahasından çıkaran kişi, ben hala buradayım ama seni göremiyorum. Sorumlu demişken, önceki yönetimlerde bulunup Karabük’te yaşayanlar niye maçlara gelmiyor? Protokol tribünü dışından saha görünüyor. Deneyebilirsiniz.

Çok borç var. Lisanslar çıkmadı. Transfer yapamadık. Başkan adayı yok. Para vermiyorlar. Ne mi yapacağız?  Ben bu takımı gerçekten seviyorum ve sevmeye devam edeceğim. Gerçek sevgide şartlara bakılır mı? Menfaate hiç bakılmaz. Ben hep sevmeye desteklemeye devam edeceğim. Hani şarkıdaki gibi: “Böyle bir kara sevda, kara toprakla biter.”

Devamı gelecek…

                            

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Parti Adının Kısaltmasını Bilmiyor Ama Aday Adayı Olmuş!
Parti Adının Kısaltmasını Bilmiyor Ama Aday Adayı Olmuş!
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı