Advert
sandalye fabrikası karabük
Atatürk'ün Devlet Adamlığı
MAHFİ

Atatürk'ün Devlet Adamlığı

Bu içerik 965 kez okundu

Atatürk Milletler Cemiyeti’ne inanmıyordu

Yakup Kadri Karaosmanoğlu aktarıyor:

Atatürk, yeni bir dünya savaşını önlemek için kurulan Milletler Cemiyeti’nin yüklendiği insanlık misyonunu yerine getireceğine inanmıyordu. Çünkü barış anlaşmaları nasıl iyi niyetten uzak ve öç alma hıncına dayanır birer dikta vesikası ise, Milletler Cemiyeti’nin de emperyalist devletlerin menfaatlerini korumaya yarar bir politik müessese olduğu görüşünde idi. Zira, Milletler Cemiyeti kurulur kurulmaz ilk iş olarak Fransa ve İngiltere’ye ‘manda’ adı altında sömürgeler dağıtmıştı.

Bizim Milletler Cemiyeti’ne girmemiz bahis konusu olmaya başladığı günlerde idi (1932), kendilerine:

-Bu sözde barış müessesesi hakkında fikrinizi biliyorum; buna rağmen oraya girmek kararında bulunuşunuzu kendi kendime izah edemiyorum, demiştim.

Gülümseyerek bana şu cevabı vermişlerdi:

-Bunun sebebi gayet basit; büyük devletlerin niyet ve maksatlarını yakından kontrol etmek için. Fransızcada ‘Galip daima haksızdır’ diye bir söz vardır. Biraz da o hale düşmemek için.

Atatürk’ün gerçekçiliğini aramızda geçen bu konuşma ile daha kesin bir surette açıklamak isterim:

Her şeyi hoş görür bir anı idi:

-Paşam demiştim. Büyük Nutkunuzun başında memleketin ve milletin son derece karanlık bir tablosunu çiziyorsunuz, durumu tamamiyle umutsuz gösteriyorsunuz. Ona rağmen nasıl oldu da uzun yıllar süren savaşlardan sonra takati kalmamış ve ordusunun elinden bütün silahları alınmış bir milletle hem içeriye, hem de dışarıya karşı bir kurtuluş savaşına girişmek azminde bulundunuz?

Atatürk:

-Bu azmi bana veren önce Türk askerinin fedakarlığına inancım; sonra da galip devletlerin harpten son derece yılgın ve bezgin çıktıklarını görüşüm ve Yunanlılar uğruna yeniden savaşa atılamayacakları kanaatime varışım ve tek başına Yunanlılarla nasıl olsa boy ölçüşebiliriz umudumdu.

Sonuç ve Değerlendirme:

Atamızı özlem ve hasretle anıyoruz ve dahi onu her sorunumuzda çare olarak istiyoruz. Elbette ki Türk Milletinin en büyük şansı bir ATATÜRK’ü olmasıdır. Hiçbir devletin sahip olmadığı bu dahi lider her devletin keşke bizde olsaydı diyeceği bir değerdir. Türk tarihine nasıl ki Atilla, Mete Han, Cengiz Han, Fatih Sultan Mehmet altın harflerle yazılmışsa Atatürk de Türk tarihine altın harflerle yazılmıştır. Yabancı devlet adamlarının dahi gıpta ettiği rol model kabul ettiği Koca Mustafa Kemal Paşa elbette Atatürk denmeyi de hak etmiştir. Bugün bir devlete sahipsek şüphesiz bunu O’na borçluyuz. O büyük lider vatanı kurtarmakla kalmamış ikinci kuruluş mücadelesini halkı uygarlaştırarak yapmış ve aynı zamanda Modern bir Türkiye kurmuştur. O’nu ne kadar anlatmaya çalışırsak çalışalım ancak bir aysbergin suyun üzerinde yüzen kısmı gibi sığ kalırız O’nu derinlemesine anlamak zor ama en azından izinden gidebilir ve devrimlerine sahip çıkabiliriz.

O’ki Yunan baş komutanını çadırında nazikçe ağırlamış, Türk’ün baş düşmanı İngiliz Kralı’nı konuk etmiş ve Anzak şehitleri için ağlayan annelere yani Avusturalya’lı ölmüş askerlerin annelerine merak etmeyin evlatlarınız bizim bağrımızda huzur içinde yatmaktadır onlar artık bize emanettir diyecek kadar düşmanına bile saygı ve nezaket duyan alicenap bir liderdir.

Bir insan dahi bile olsa tek bir alanda uzman olabilmektedir. Örneğin Einstein dâhidir ama yalnızca fizik dalında uzmandır ya da Bethoven müzikte uzmandır. Ama Atatürk hem askeri hem siyasi hem matematikte hem tarımda hem Türkçe dilinde hem hem hem… pek çok konuda uzmandır. Onun farkı da işte bu çok yönlü uzmanlığıdır.

Ey Yüce Atatürk, iyi ki dünyaya geldin ve bizi düşmandan kurtardın bize uygarlığı ve medeniyeti getirdin Atam. Sana minnettarız.

Özlemle ve Hasretle Seni Anıyoruz…

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Parti Adının Kısaltmasını Bilmiyor Ama Aday Adayı Olmuş!
Parti Adının Kısaltmasını Bilmiyor Ama Aday Adayı Olmuş!
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı