Advert
sandalye fabrikası karabük
KARABÜK ÜNİVERSİTESİ & ÜLKÜCÜ CAMİA  (NEYİN TARTIŞMASI?)
Sait ALICI
Alıcı Gözüyle

KARABÜK ÜNİVERSİTESİ & ÜLKÜCÜ CAMİA (NEYİN TARTIŞMASI?)

Bu içerik 2316 kez okundu

KARABÜK ÜNİVERSİTESİ- ÜLKÜCÜ CAMİA

NEYİN KAVGASI?

Son Günlerde kentimizin gözbebeği Karabük Üniversitesi ile, “Ülkücü camia” arasında bir tartışmadır gidiyor. Sanki “görünmez bir el ya da eller” çıkabilecek bir kavgayı tetiklemeye, ateşlemeye çalışıyor. Oysa ikinci kurtuluş savaşını yaşadığımız şu günlerde,  öyle çok birlik beraberliğe, kenetlenmeye, tartışmalardan uzak durmaya ihtiyacımız var ki.

Peki, zaman zaman yerel basına da yansıyan ve kamu oyunun bazı kesimleri tarafından konuşulan, açıklamalar yapmaya kadar uzanan tartışmaların kaynağı, nedeni nedir? Bu sorunun cevabını iyi tespit edebilmek için tartışmanın taraflarına bakmak ve iyi bir değerlendirme yapmak gerekir.

KARABÜK ÜNİVERSİTESİ VE REKTÖR PROF. DR REFİK POLAT

Karabük Üniversitesi 50 bini gecik aktif öğrencisi ile yöremize maddi anlamda can ve kan veren, bilgi ve eğitimi ile toplumun ufkunu açan, ilime dair her konuda yardımcı olmaya çalışan yöremizin gözbebeği bir kurum.

Gelelim Rektör Prof. Dr. Refik Polat’a; Henüz kendisi ile kişiliği ve özel hayatı konusunda net bilgi verecek kadar tanışmadık. Ancak gördüğümüz, takip ettiğimiz ve duyduğumuz kadarı ile, Karakter olarak son derece sağlam bir insan. İşini layığı ile yapmaya gayret gösteriyor. Görevinde kalabilmek için kimseye “yağ, bal “çekmiyor. Kimsenin önünde çıkar uğruna eğilmiyor. Göreve geldikten sonra özellikle üniversitenin kaynaklarının iyi kullanılması noktasında ciddi adımlar attı. Kamuoyunda konuşulan kurulu bazı “para musluklarını” kesti. Hatta müteahhit kanalı ile çalışan işçilerin sorunlarına kadar eğilerek biraz daha fazla maaş alabilmeleri için gayret gösterdi. Kendi ilkeleri doğrultusunda bir yönetim oluşturmaya çalıştı. Elbette, kimilerine göre bazı hatalarda yapmış olabilir. Bunları yazımızın ilerleyen bölümlerinde dile getireceğiz.

ÜLKÜCÜ CAMİA

Vatan ve millet noktasında her zaman bir adım öne çıkmayı hedefleyen bir camia. Yıllardır bilinen terbiye, öğreti, ilkeleri ve gelenekleri ile ülke yönetimine aday olmuş bir camia. Doğal olarak da bu camianın siyasi temsilcisi MHP. Her siyasi parti elbette iktidar olmak ister. Ülkeyi yönetmek ister. Bunu da kendi kadroları, kendi inandığı ve güvendiği kişiler ile yapmak ister. Uzun yıllardır iktidar olamayan bu camianın yetiştirdiği değerler ve bu camiaya gönül vermiş kişiler doğal olarak devletin çeşitli kademelerinde görev almak istiyor. Ancak yeteri kadar ilgi göremediklerini hissetseler gerek zaman zaman içinde bulundukları ruh halini çeşitli vesile ve araçlarla yansıtıyorlar. Burada bilinmesi gereken çok önemli bir nokta vardır ki, özellikle bu camia açısından, öyle ben bu camiadanım diyerek önüne gelen camia adına konuşmaz. O kimliğini kullanarak şahsi davranmaz. Çünkü ilke ve gelenekleri gereği kendi yapısı içerisinde değerlendirir ve en yetkili ağızdan TEK BİR SES” çıkar. O sesin arkasında da herkes durur ve mücadelesini verir.

Rafet Vergili

Kentimiz özeline geldiğimizde bu camianın genel merkez nezdinde de son derece güçlü olan temsilcilerinden birisi Karabük Belediye Başkanı Sayın Rafet Vergili. Başkan Vergili’yi uzun uzadıya anlatmaya gerek yok. Zaten insanlar yeteri kadar tanıyor. Kişiliği, dik duruşu, eyvallahının olmayışı. Elinden geldiğince hizmet etmeye çalışması. Üstelik duyduğumuz kadarı ile belediye personeli konusunda da kesinlikle “bizden, bizden değil” yada “şu cu, bu cu” ayrımına fazla takılmadan liyakate, işini iyi yapıp yapmadığına daha fazla dikkat gösteriyor.

Dr Adem Kar

Ülkücü camianın siyasi temsilci olan MHP’nin siyasi yapılanmasında yerelimize baktığımızda en yetkili kişisi. Dr. Adem Kar. Yıllardır bir yandan mesleği gereği ve kişiliği ile halk ile bütünleşmiş, insanların nabzını iyi ölçebilen, dürüst, işinde gücünde, yaşadığı haksızlıklara rağmen ayakta durmasını bilen, özü sözü dinlenir, bilgili, kültürlü, olaylara objektif pencereden bakabilen, bölge insanının “ADEM ABİ”si. Aslında teşkilat ve siyaset bağlamında partisi adına“söz söyleme yetkisi” olan kişi.

Turgut Kurtoğlu

Yıllardır tanıdığımız bildiğimiz gördüğümüz kadarı ile bu camianın insanlarına ağabeylik yapmış ve yapmaya devam eden, hep çizgisinde düz gitmeye çalışan bir insan. Öğretmenlik görevinin yanında içinde bulunduğu sendikal yapının da yıllardır başkanlığını yapıyor.

NEYİN TARTIŞMASI?

Peki, hep birlikte okunduğunda ve yorumlandığında, aslında ortak nokta ve paydalarının bu kadar çok olduğu bir atmosferde, Karabük Üniversitesi yönetimi ile ülkücü camia arasındaki bu tartışmaların gerçek nedeni nedir?

Emin olun ki bu insanlar bir araya gelseler, tartışmaya neden olan konuları masaya yatırsalar çözüm çok kolay bulunacaktır. Çünkü her biri de değerli, objektif, doğruyu eğriyi ayırt edebilecek yapıda insanlar. Siyaset ve cemiyet hayatında yıllardır söylediğimiz bir hastalık vardır. Ne zaman ki insanlar bir yerlerde yönetici ya da lider olur, hemen ardından sanki görünmez bir halka etrafını sarıverir. Sürekli bir şeyler fısıldarlar. Sürekli biryerlere kanalize etmeye, istekleri doğrultusunda yönetici ya da lideri yönlendirmeye çalışırlar. Elbette ki bu yönlendirmelerde vatan, millet ve toplum yararı olanlar çoğunluktadır. Ancak bunu kişisel ihtirasları için kullanmaya çalışanlarda tarih sayfalarında oldukça fazladır. Ne zaman ki bu lider ya da yöneticiler bu şahsi ihtiras ve talepleri fark etmeyip arkasından yürümeye başlarlar yakın zamanda da tarih sahnesinde “eski” lakabını alıverirler.

Sözün hülasası şu ki, son günlerdeki bu tartışmanın bir an önce son bulması gerekmektedir. Son bulması içinde tarafların bir şekilde bir araya gelerek, tartışmalara neden olan konuları masaya yatırması gerekir. “Ak ile Kara” nın ayırt edilmesi gerekir. Şahısların çıkarlarını mı yoksa taraflarımı bağlıyor ortaya çıkması gerek.  Söylentilerin, dedikoduların aslında ne olduğunun ilk ağızlardan ortaya konması gerek.

Zaten ülke olarak en büyük sorunlarımız konuşamadığımızdan değil mi?

İnanıyorum bu yapıldığı taktirde, birlik ve beraberliğe son derece ihtiyacımız olduğu bu günlerde bu “SUNİ” tartışmada kendiliğinden son bulacaktır.

Allah’a emanet olun.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Parti Adının Kısaltmasını Bilmiyor Ama Aday Adayı Olmuş!
Parti Adının Kısaltmasını Bilmiyor Ama Aday Adayı Olmuş!
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı