Advert
sandalye fabrikası karabük
İnşaat Sektöründe Neler Oluyor?
Sait ALICI
Alıcı Gözüyle

İnşaat Sektöründe Neler Oluyor?

Bu içerik 2486 kez okundu

İnşaat Sektörünü genel manası ile incelediğimizde, ülke ekonomileri açısından son derece önemli, canlandırıcı yönü ve birçok sektörü etkileyen, lokomotif görevi yapan bir özelliği vardır.

Yerel ölçekle sektöre baktığımızda özellikle son 5 yılda ciddi ivme yapmakla birlikte, kontrolsüz bir şekilde, freni patlamış kamyon gibi hızlı gidişi, birkaç yıl öncesinden “BU GİDİŞ İYİ DEĞİL”  ve “BİR YERDE ACI SONUÇLARI OLACAK” yorumları yapılmaya da başlanmıştı. Özellikle Karabük Üniversitesi’ne kayıt yaptıran öğrenci sayısındaki artışın bu hızlı ama kontrolsüz gidişte en büyük rolü oynadığı kaçınılmaz.

Ancak son yıllarda yaşanan ekonomik durgunluğun yanında, arz talep dengesi açısından doygunluğa ulaşmaya başlamasıyla işler birden tersine dönmeye başladı. Hele hele 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, hükümette dahil herkesin bütün gündemini FETÖ’nün alması, bütün yoğunluğun temizlik operasyonlarına yönelmesi, insanlardaki ev alma isteklerinde, bekleyelim görelim düşüncesi, özellikle yöremizde ciddi sonuçlar doğurmaya başladı.

Son 2 yıldır İnşaat sektöründe “O BATTI, BU BATIYOR” söylentileri kamuoyunda konuşulmaya, hatta ve hatta reel sonuçları ile ortaya çıkmaya başladı. Özellikle son günlerde kentimizin en büyük inşaat firmalarından birisinin sahibi üzerinden, “BATTI, ÇEKLERİ YAZILDI, ŞİRKETİ BAŞKALARININ ÜZERİNE DEVRETTİ” sözleri bizleri hem üzdü hem de endişeye sevk etti. Aynı siyaset kulvarında koşan, arkadaşlıkları, dostlukları bir kalemde “ÇEK YAZDIRMA” noktasına getirmesi hayli düşündürücü.

KARABÜK’TE SEKTÖR NEDEN BU HALE GELDİ?

1- Yasalardaki ciddi boşluklar,

2-Kasabı, manavı, tuhafiyecisi, kuyumcusu vs önüne gelenin bu boşluktan istifade edip inşaat sektörüne soyunması,

3- İnşaat mühendisleri odası ile özellikle Belediye’lerin doğru dürüst kontrol etmeden, belki yasal yaptırımları olmamakla birlikte zorlaştırıcı tedbirler almadan önüne gelene inşaat ruhsatı vermesi,

4- Sektör haricindekilerin sektöre girmesi ile hesapsız, kitapsız çok yüksek oranlarda yer sahipleri ile yaptıkları anlaşmalar,

5- Bu yüksek oranların yanında ciddi derecede talep olması, sektöre geçici girip çıkanların tatlı kar hesapları, bir anda ev fiyatlarını da İstanbul, Ankara gibi metropol kentlerle yarışır hale getirdi.

6-Yüzüncüyıl mahallesinden başlayarak, yüksek fiyatlarla alınan evlerin kiralarının da yüksek rakamlara ulaşması, öğrenci ve velilerin isyanları, devletin açtığı resmi ya da yarı özel ard arda açılan yurtlar önce talep durgunluğuna sonra azalmasına yol açtı.

7- Konut kredisi faizlerinin son yıllarda yüksek seyretmesi, hala daha kredi alınabilir noktaya inmemesi, insanların alım gücündeki azalma, üst üste yaşanan terör olayları, “BEKLE GÖR” düşüncesine yol açtı.

ÇOK ÖNEMLİ BİR NEDEN

Aslında bütün bu saydıklarımızın yanında, yerelimize özel, en önemli neden ise Karabüklü lük ruhunu kaybetmemiz oldu. Elbette yasalarımızda ticaret serbestisi var, ancak biz yerel inşaat firmalarımız öncelikli diyemedik. Türkiye’nin dört bir yanından mantar gibi gelip bu yörenin ne mücadeleler ile açtırdığı ve bu hale getirdiği Karabük Üniversitesi’nin nimetlerini alıp giden inşaat firmalarına engel olamadık. Halk olarak yerli firmalarımızdan alalım, koruyalım, bizim insanımız kazansın diyemedik. Sanki sadece halk mı? Hiçbirimiz diyemedik.

SONUÇ

Sonuçta “PARSAYI KAPAN” gitti, böyle giderse gidecekte. Başbaşa kalıyoruz. Bu durgunluk devam ederse, acil şekilde önlemler alınmazsa, “BATTI” laflarının dolaştığı başka yerli inşaat firmalarımızla başbaşa kalacağız. Unutmayalım ki bu geminin içinde hepimiz varız. Yatırım amaçlı yüksek rakamlarla aldığımız evlerimizin değeri düşecek. Tatlı kira getirileri düşecek. İşsizler ordusunun sayısı yükselecek. Ekonomik yönden güçlü iş adamları sayımız düşecek. Sosyal sorumluluk proje ve destekleri düşecek. Velhasıl öngörebildiğimiz ya da göremediğimiz çok şeylerde düşüşler yaşanacak.

NE YAPILMALI?

Geçtiğimiz günlerde Kardemir’den ciddi bir açıklama ve açılım geldi. “YERLİ FİRMALARA DÖNÜYORUZ” diye. Çok düşündürücü, geç olsa da hiç ten iyi bir açılım. Bu açılıma her noktada, her iş kolunda ciddi şekilde sahip çıkmamız çok önemli. Bu açılımı “BALTALAMADAN”, birilerinin ayak oyunlarına, küçük hesaplarına alet olmadan bu açılıma sahip çıkmak gerçekten çok önemli. Zira yazımıza konu inşaat sektöründeki bu sallantı çok fazla iş koluna yansır. Hepimiz etkileniriz. Hepimiz zarar görürüz. Ne demiştik?

HEPİMİZ BU GEMİNİN İÇİNDEYİZ

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Sait ALICI     2016-10-09 Sayın Okurumuz, yazdığınız yazılarda elbette gerçek payları çok. Bunları zaten zaman zaman dile getirdik getiriyoruz da. Ancak bugünkü köşe yazımızda amacımız dünü konuşmak değil, yarına bakmak. Hep birlikte şöyle etrafımıza bakalım. Dün gitti zaten, bari geleceği kurtaralım. Emin olun ki, çizgimizden asla vazgeçmedik. geçmeyiz, geçmeyeceğiz de.
karabük düşmanı     2016-10-09 SAİT BEY SİZDE Mİ GERÇEKLERİ YAZMAYA KORKUYORSUNUZ.HALBUKİ -KARABÜK SİZİ CESUR BİR GAZETECİ DİYE TANIMIŞTI.NEDEN YENİ VEKİL ESKİ REKTÖR BURHANETTİN UYSAL DAN BAHSETMİYORSUNUZ.EMSALLERİNİN ÖĞRENCİ SAYISI DENGELİ BİR ŞEKİLDE İLERLERKEN KENDİ HIRSI , KARDEMİR İN YAPTIĞI OKUL BİNALARI VE KARABÜK ÜN AÇ GÖZLÜ ZENGİN İLERİ GELENLERİNİN YÜZÜNDEN ÖĞRENCİ SAYISINI 50.000 LERE ÇIKARDI.SAYESİNDE ZENGİNLER DAHA ZENGİN OLDU ,KENDİSİ DE VEKİL OLDU MURADINA ERDİ BELKİ AMA ; ÖĞRENCİLER VE HALK MAĞDUR OLDU.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı
2017 Yılında Karabük’te Neler Oldu?
2017 Yılında Karabük’te Neler Oldu?