Advert
sandalye fabrikası karabük
ŞEYH UÇMAZ MÜRİT UÇURUR
Sait ALICI
Alıcı Gözüyle

ŞEYH UÇMAZ MÜRİT UÇURUR

Bu içerik 3082 kez okundu

ŞEYH UÇMAZ MÜRİT UÇURUR

Ah şu atasözlerimiz! Tecrübelerin ışığından süzülerek öyle güzel söylenmiş ve kabul görmüş ki her duyduğumuzda ne kadar doğru ve gerçek demekten hayretler içerisinde kendimizi alamayız.

Kuruluşunun üzerinden daha on yıl gibi bir süre geçmesine rağmen hızla büyüyen Karabük Üniversitemiz bugün elli binin üzerinde öğrencisi, binin üzerinde çalışan ve akademisyeni ile Karabük’ün bir gerçeği ve vazgeçilmezi olmuştur. Özellikle Karabük Ekonomisine yaptığı katkı bugün Kardemir’in bile üzerine çıktığı belirtiliyor.

Yıllar içerisinde kartopu gibi büyümesi ile yapılması gereken işleri ve sorunları da bir o kadar büyüdü. Tabii böyle bir durumda hem mevcut işleyişin yerinde ve zamanında minimum hata ile yapılması, sorunlarına anında, akılcı yöntemlerle çözüm bulunması bir o kadar önem taşımaya başladı, hem de bunları yaparken devasa bütçeyi de iyi kullanmanın son derece önemi ortaya çıkmaya başladı.

Gazetecilik zor meslek. Bir yanda Karabük Üniversitesi gibi yöremizin gözbebeklerinin kurumsal yapısına zarar gelmemesine dikkat ederken bir yandan da kamuyu ilgilendiren, yönetenlerin bilerek ya da fark etmeyerek, göremeyerek ortaya çıkan ve bizlere kadar ulaşan sorunları dile getirmek arasındaki ikilem. Emin olun o kadar titiz davranmaya çalışıyoruz ki, ölçe, tarta hareket ediyoruz.

Bir yanda okusun, halk tabiri ile “adam olsun”, devletine milletine yararlı olsun, öğrendikleri, aldıkları eğitimleri ve diplomaları ile iş güç sahibi olsun diye on binlerce ailenin bütçelerini zorlayarak gönderdikleri çocuklarımızın sorunları, diğer yanda devasa bütçe, çalışan, akademisyen, yerleşkenin getirdiği yönetsel sorunlar.

Bu kadar yükü, memnuniyeti yüksek tutarak taşıyabilmek hayli zordur. Zira 3-5 kişinin çalıştığı bir iş yerini yürütmek bile kolay olmazken, iyi bir lider ve başarılı bir ekibe sahip olmak hiçte kolay değildir.

Birkaç gündür bizlere kadar ulaşan bazı sorunları haberlerimize taşıyoruz. Bunlar elbette ki sadece birkaç örnek. Gün geçmiyor ki her gün bir başka haber konusu bizlere ulaşmasın.

Bakın bir yanda, aldıkları eğitimi ve beyinlerini ülke ekonomisine ve teknolojisine yoran öğrenci kardeşlerimizin destek için feryatları, diğer yanda çeşitli vesilelerde sürekli gidilen yurtdışı seyahatlerde harcanan binlerce dolarlar.

Bir yanda özü gece gündüz çalışan sağlık çalışanlarına destek olsun diye dağıtılan döner sermaye gelirlerinin azaldığından yakınan hemşire ve doktorlar, diğer yanda üniversite araştırma hastanesi olması vesilesiyle yasanın verdiği yetki ile tabiri caiz ise "hastanenin yolunu" bile bilmeden alınan onbinlerce liralar ile ifade edilen paralar.

Bir yanda eğitim kalitesi diye bas bas bağırılarak akademisyen kadrolarının önemine çekilen dikkat, diğer yanda akademisyen bile olmadan derslere girdikleri iddia edilen daire başkanları.

Bir yanda aylardır sızlanmalar olan ve anketimiz ile de haklılığı ortaya çıkan yemek sorunu, diğer yanda göstermelik teftişler ile çözüm ortaya konmadan halının altına süpürüverme.

Bir yanda ayyıldızlı stad ekseninde yerleşkede yaşanan toprak kaymaları, büyük risk iddialarına karşın yapılan yurt ve yeni binalar, diğer yanda "ecek, acak" lar ile iki yıldır süren bekle gör politikaları.

Bir yanda 15 Temmuz süreci ile başlayan, FETÖ nün kilit ismi Adil Öksüz’ün kardeşinin hem de üniversite de akademik yönetici kadrosunda ortaya çıkışı, diğer yanda temizlenmeye çalışılan akademik FETÖ uzantıları.

Bunlar sadece mevcut durumu göstermek için örnekler. Her birini yazmaya kalksak sayfalar dolar herhalde.

Böyle bir ahval içerisinde yönetmek ve yönetici olmak hatta lider olmak çok “zor bir zanaat” olsa gerek. Dedik ya “şeyh uçmaz mürit uçurur” Bütün bunların altından kalkmak, tecrübesi, becerisi, bilgisi, çevresi, öngörüsü, yaklaşımı, bakışı, basireti ile çok iyi bir ekip ile olur. Yönetici hastalığı bazen öyle körlüğe iter ki insanı, ekip nereye yönlendirir ise, neyi tavsiye ederse lider de öyle hareket eder. Ancak sonuçtaki başarı da başarısızlık ta lidere mal olur.

Karabük Üniversitesi aslında biraz daha şanslı sorunlarının çözümü noktasında. Kuruluşundan itibaren gecesini, gündüzünü, gövdesini ortaya koymuş, dününü bugününü çok iyi bilen, hem de bugün iktidar partisinin aktif bir milletvekili var. Her derdine anında koşacak, tüm eforunu sarf edebilecek ehil bir insan.

Taşın altına elini koyanlar çoğalır ise, yerinden oynatmakta bir o kadar kolay olur. Yönetim, karar aşamasında paydaşlarını ne kadar çoğaltır ise, ilgili toplum katmanlarını ne kadar dahil eder ise, çözüm noktasında da o kadar kolay ve hızlı sonuç alır.

Sözün özü şu ki; Yöremizin can damarı Karabük Üniversitesi bugün iddia edilen sorunları yaşıyor ise karar vericiler başlarını ellerinin arasına alıp bir kere daha düşünmeli, daha az problem, daha kaliteli bir akademik eğitim, daha başarılı bir yönetim için neler yapılması gerektiğini gözden geçirmeli, kişisel hesaplar ve uğraşlar bir kenara itilerek genel konulara daha fazla efor sarf edilmesi daha akılcı, mantıklı ve kalıcı olacaktır.

Dedik ya, şimdilik Kral Çıplak yerine Şeyh Uçmaz Mürit Uçurur sözünü tercih ediyoruz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Parti Adının Kısaltmasını Bilmiyor Ama Aday Adayı Olmuş!
Parti Adının Kısaltmasını Bilmiyor Ama Aday Adayı Olmuş!
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı