Advert
sandalye fabrikası karabük
NEDEN EVET?
Sait ALICI
Alıcı Gözüyle

NEDEN EVET?

Bu içerik 2333 kez okundu

NEDEN EVET

Basın mesleği, dördüncü kuvvet olarak, toplumun gözü, kulağı ve kamu adına bir yerde denetleyici görevinin tabiatı gereği tarafsız olma gibi bir vasfı da taşıması gereklidir.

Bizler bu meyanda işlerimizi yaparken, özellikle şahsım olarak öyle noktaya geliriz ki “SUSSAM KARNIM AĞRIR, SÖYLESEM DİLİM ACIR” sözünü zaman zaman söyleriz.  Bu sözü iyi yorumlayabilen gerçekten mesleğin zorluğunu da iyi anlar.

Ancak, bazı anlar ve olaylar vardır ki TARAFSIZ olma vasfı kendiliğinden kalkıverir.  İşte bunlardan en önemlisi VATAN ve MİLLET dir. Sözün bittiği yerdir. Hele ki VATAN SEVGİSİ öyle lafta değil yeri geldiğinde “KÜTÜĞÜN ÜZERİNE BAŞINI KOYABİLMEK” dir.

Son dönemlerde yaşanan olaylar ve gelişmeler göstermiştir ki, sözün bittiği yere gelinmiş, ülkemin bekası için basın mensupluğundan öte, bir merdiven basamağı daha yukarı çıkmanın, söz konusu vatansa gerisi teferruattır sözünün zamanı geldiğini göstermiştir.

İşte bu yüzden dir ki, bir basın mensubu olarak, bir ticaret erbabı olarak, ülkesini seven bir vatandaş olarak NEDEN EVET denmesinin anlatılmasının zamanı gelmiştir.

Elli yaşını aşmış, üçüncü üniversitesi olan uluslar arası ilişkiler gibi bir bölümden mezun olmak üzere olan, 12 eylül darbesini görmüş yaşamış bir vatandaş olarak, bildiklerini, gördüklerini, öğrendiklerini, çözüm ve yorumlama kabiliyeti olan bir insan olarak topluma ışık tutmak görevim olsa gerek.

Cumhuriyet tarihimize baktığımızda 1960, 1971, 1980 de yaşanan askeri ihtilaller, sonrasında yaşanan E-Muhtıra tarzında ülkenin demokrasisine vurulmak istenen prangalar, perdelerin arkasında, otel lobilerinde, pijamalı ev toplantılarında yıkılan ya da kurulan hükümetler, sağ sol, sen ben, şu cu, bu cu, kürt türk, toplumun kılcal damarlarını kanatarak istikrarsızlaştırılan ülkem, giden canlar, buharlaşarak küresel sermayeye uçup giden milli servet ve paralar.

Hiç düşündük mü acaba!  bu kadar acı örneklerle dolu cumhuriyet tarihimizde, ne eksikti ki, hangi gedikler vardı ki, ülkemizi kaosa, kavgaya, güçsüzlüğe, sömürmeye yönelenler bu kadar başarılı olabildiler?  En basiti ile 30 yılı gecik bir zamandır çıkardıkları kürt etnikliği ayrımı ve kavgasında giden on binlerce canın yanında nerede ise ülkeyi yeniden inşa edecek kadar bu ülkenin kaynakları heba olmadı mı?

Hiç düşündünüz mü acaba!  bu ülke düşmanları vatan kalemizdeki hangi gedikleri kullanarak bu kadar başarılı olabildiler?

Hiç düşündünüz mü acaba! Aslında asıl gedik, dayatma, özü birbirine benzemekle birlikte her defasında yaz boz gibi yeniden yapılan anayasa ve yasalarımızdaki gedikler olabilir mi?

Sömürmeye, parçalayıp yönetmeye, açmazlara götürmeye, kavgaları körüklemeye müsait anayasa ve yasalarda bilerek bırakılan gedikler olabilir mi? Bir kitap atmadan bu ülke neler kaybetti ne çabuk unuttuk!

Benim sözüm geçmeli tavrıyla aylarca çıkmayan atamalar, kararnameler ne çabuk unutuldu! Uymadı değiştirelim hükümetleri, azınlık hükümetleri ne çabuk unutuldu!

Ne zaman ki ülkemiz dibe vurma noktasına geldi, bu millet içinden DUR diyecek liderleri çıkarmadı mı? Ya peki gizli ellerin ustalıkla yerleştirdikleri bu gedikler sayesinde gizli eller yine entrikalarını çevirmediler mi?

Rahmetli Menderes asılmadı mı? Rahmetli Turgut Özal’ın ölümündeki zehirlenme şaibesi ortadan kalktı mı?

Sözün hülasası geçmişin muhasebesine bakıldığında aslında, her açılan yarada tedavi yerine göz boyayan pansumanlarla geçmiş yıllarımız. Aslında asıl sorunun mevcut anayasa ve yasalarımızdaki gedikler olduğu gün gibi ortada değil mi?

Bunlar bugün mü ortaya çıktı! Elbette değil. Rahmetli Adnan Menderes, Turgut Özal, Başbuğ Alparslan Türkeş, Necmettin Erbakan aslında bu gerçek gedikleri gördüler. Tek elden yönetim, Başkanlık Sistemi diyerek doğruyu işaret ettiler. Ancak hem ülkenin mevcut şartları, hem ömürleri, hem dış destekli küresel ve emperyalist güçler ve bunların ülkedeki uzantıları ne yazık ki müsaade etmediler.

Küresel güçler yine oyunlarına devam etse de, şimdi elimizde bu gedikleri tamamen kapatmanın bir fırsatı geldi.

Bakın gerçek devlet adamı, ülke sevdalısı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye siyasi çekişmeyi bir kenara bıraktı. Önce ülkem dedi. Vatanım dedi. Ülkesi için, ülke kalemizdeki bu gediklerin kapatılması için EVET dedi ve destek veriyor.

Yıllardır bu gerçeği gören Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan aylardır anlatmaya çalışıyor. Mücadele veriyor.  Tüm engelleme çabalarına rağmen, TEK BAŞINA KALMA pahasına olsa bıkıp usanmadan anlatıyor. Bu ülkenin ve insanının refahı, demokrasinin ve millet iradesinin kalıcı olması ve kimsenin ipoteği altına girmemesi için mücadele veriyor.

Neden Amerika, Almanya, Avrupa bu anayasa değişikliği gerçekleşmesin diye her türlü materyali kullanıyor? Algı operasyonları yürütüyor, uluslar arası fon ve küresel sermaye tüm gücüyle ülke ekonomisini karıştırarak, döviz kurlarında, ekonomik dengelerde manipülasyonlarla halkın kafasını karıştırmaya, iktidarı beceriksizmiş gibi göstermeye çalışıyor?

Allah aşkına Sayın Erdoğan için çıkarılan, yayılmaya çalışılan, Yok Kral olacak, Tek adam olacak, tek başına ülkeyi yönetecek algısının altında küresel güçlerin yıllardır kesilemeyen ülke içindeki el ve kollarının bu Anayasa değişiklikleri ile tamamen yok olabileceği endişesi olmasın!

Peki Tayyip Bey bir yana da ileride kötü birisinin elinde bu yetki toplanırsa ne olacak yaygarası! Yahu hiç mi göz izan yok. Hiç mi bu milleti bilmiyorsunuz tanımıyorsunuz?

Bu insanları bu kadar mı kör ve aptal zannediyorsunuz? Bakın bakalım %50 nin üzerinde oy almış hangi liderler var bu ülkede! Milletin geneli hangi liderlere ekseriyetinde EVET demiş?  Menderes, Özal, Recep Tayyip Erdoğan.  Bakın bakalım bu devlet adamlarının yönetiminde ülkede neler olmuş. Ekonomi nerelere gitmiş? Nasıl istikrar olmuş? Nasıl büyük projeler yapılmış? Ülkeye nasıl çağ atlatılmış?  Barajlar, Köprüler, Demiryolu ağları, Bölünmüş yada otoban yollar, Hava alanları… bu liderlerin zamanında olmadı mı?

Velhasıl ki bu ülke insanı kimi lider yapacağını bilir. Bu ülke insanı liderine sahip çıkmayı da bilir.

Bu yüzden dir ki; geleceğimiz için, çocuklarımız için, istikrar için, milli duruşumuz için, dünya da başı dik, itilip kakılmayan, ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmemek için, Ekonomik kalkınmamızı daha hızlı yapabilmemiz için bu anayasal değişiklikleri hatta ve hatta ülke kalesinde kalmış başka gedikler varsa onlarla birlikte yeni bir anayasaya hep birlikte destek vermemiz kaçınılmaz bir gerçektir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı
500 Kişi Okuma Yazma Sertifikası Aldı
2017 Yılında Karabük’te Neler Oldu?
2017 Yılında Karabük’te Neler Oldu?