KARABÜK

Boyacılıktan Safranbolu’nun Hafızasına: Şefik Dizdar’ın Hatıraları

Safranbolu’nun yaşayan hafızalarından Şefik Dizdar, çocukluk ve gençlik yıllarına dair anılarını paylaşarak kentin eski mahalle kültürünü ve Ramazan geleneklerini gün yüzüne çıkardı. Ayakkabı boyacılığıyla başlayan hayat hikâyesi, Safranbolu’nun sosyal yaşamına ışık tutuyor.

Abone Ol

Safranbolu’da yaklaşık 1500 köklü ailenin bulunduğunu belirten Şefik Dizdar, eski yıllarda mahalle kültürünün güçlü dayanışma üzerine kurulu olduğunu söyledi. “Eskiden insanlar camilerde bir araya gelirdi. Özellikle cenazelerde ve önemli günlerde herkes camide buluşurdu” diyen Dizdar, Akçasu Mahallesi’nde geçen çocukluk yıllarını da anlattı.

Ramazan ayının mahallede ayrı bir heyecan oluşturduğunu ifade eden Dizdar, “Çam ağaçlarının altındaki kaynaklardan testileri doldurur, iftar topuna kadar beklerdik. Su ısınmasın diye koşarak eve götürürdük” dedi. Çocuklukta evdeki mütevazı sofraları da unutmayan Dizdar, “Sofranın ortasına yemek konur, ayranı bile kaşıkla içerdik. Bazen abimle gece kalkıp teheccüd vakti bir şeyler yerdik. Annem de bize ‘tekne orucu tutun’ derdi, öğlene kadar oruç tutardık” ifadelerini kullandı.

Safranbolu’da o yıllarda 31 cami bulunduğunu belirten Dizdar, teravih namazlarında camiler arası dolaşmanın bir gelenek olduğunu dile getirdi. “Teravihlerde camiden camiye giderdik. Her şey çok ciddi ve usulüne uygun yapılırdı” dedi.

İlkokulun dördüncü sınıfından itibaren çarşıda ayakkabı boyacılığı yapmaya başladığını anlatan Dizdar, cumartesi günlerinin çarşıdaki döner satışlarıyla ilgili anısını da paylaştı: “Cumartesi pazarı kurulurdu. Sabah saat 9’da taze döner çıkardı. Çünkü döner her gün yapılmazdı. Sabah 9’da başlayan döner öğle saatlerine kadar devam eder, kısa sürede tükenirdi.”

Boyacılıkla kazandığı parayla annesine döner götürdüğünü de anlatan Dizdar, “Boyacılıktan kazandığım parayla anneme döner aldım. Çok mutlu olmuştu, o anı hiç unutamam” dedi. Ayrıca çocukluk yıllarında su satarak da para kazandığını belirten Dizdar, “İzzet Paşa Camii’nden su doldurur, çarşıda satardık. Bir gün birine su verdim, suyun ılık olduğunu anlayınca döktü. Oysa su bir kuruştu, bana 25 kuruş verdi. O günden sonra bir daha su satmadım” diye konuştu.

Şefik Dizdar, anlattığı hatıralarla Safranbolu’nun eski mahalle yaşamını ve kültürünü bugünlere taşıyan önemli bir isim olarak öne çıkıyor.

{ "vars": { "account": "G-EPVZXX591W" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }