Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim alanı olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında sürdürülen kazı çalışmalarında önemli bir bulguya ulaşıldı. “Hamamlı Yapı Kompleksi”nin mutfak bölümünde ortaya çıkarılan bıçak setinin, farklı boyutlarda ancak benzer formda olduğu tespit edildi. Dört parçadan oluşan setin yanında ayrıca bir bileme taşının da bulunduğu belirlendi.
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Ersin Çelikbaş ve ekibi tarafından gerçekleştirilen incelemelerde, ilk bulunduğunda oldukça parçalı ve düşük kondisyonda yaklaşık 250 parçadan oluştuğu belirlenen bıçak seti, laboratuvar ortamında yapılan çalışmalarla birleştirilerek özgün formuna kavuşturuldu.
Ersin Çelikbaş, yaptığı açıklamada bıçak setinin “Hamamlı Yapı Kompleksi” olarak adlandırılan yapının mutfak bölümünde ortaya çıkarıldığını ifade etti.
Bıçak setinin boyutlarının birbirinden farklı olduğunu ifade eden Çelikbaş, "Fakat tip olarak da birbirine çok yakın tiplerde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dört tane ortaya çıktı ve yanlarında da bir bileme da taşı da mevcuttu. Bıçaklar ilk çıktığı zaman gerçekten kondisyonları çok düşüktü, çok parçalıydı. Yaklaşık 250 civarında parçadan oluşuyordu. Bu parçaları bu süreç içerisinde laboratuvarımızda birleştirdik ve bıçakları tekrar aynı formlarına kavuşmasını sağladık. Bıçaklar neden önemli? Şöyle; bu dördünün bizden aynı yerden çıkmış olması 'Hamamlı Yapı Kompleksi'nde yaşayan insanların acaba dedik, bir hayvancılık mesleğiyle mi uğraştığını bize işaret ediyor? Çünkü Hadrianopolis de gerçekten antik dönemde özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığını zaten arkeolojik veriler bizlere sunmuştu" dedi.
"Bu bıçakların da ortaya çıkması, yine antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin de burada yaşadığını bizlere göstermiş oldu" diyen Çelikbaş, "Bıçaklar dediğim gibi tipolojik açıdan gerçekten ender rastlanan örneklere sahip. Bunların set halinde çıkması da gerçekten çok önemli. Hem meteorolojik olarak hem de buradaki sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunması açısından önemli arkeolojik veriler olduğunu söyleyebiliriz" ifadelerine yer verdi.
"Kösele taşı" bilinenden çok daha eski
Bıçakların yanında bileme taşının da ortaya çıktığını vurgulayan Çelikbaş, şunları kaydetti:
"Bileme taşı da bizim için önemli. Çünkü özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde ortaya çıkarılan bir taş ocağı var. Buna 'kösele taşı' deniyor. Bu 'kösele taşı' dediğim gibi Osmanlı döneminde özellikle bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bir taştır ve çok ünlü o dönemde. Şu anda günümüzde üreten ustalarımız yok o dönemde üreten veya da yakın zamana kadar bu işle meşgul olmuş insanları biz bölgede tanıyoruz. Bu kösele taşından yapılmış bileme taşının da bu kazı alanında ortaya çıkması, bıçaklarla birlikte ortaya çıkması kürsüde kösele taşının bilinenden çok daha eski dönemlere kadar insanlar tarafından kullanıldığını bize kanıtlamış oldu."
Ersin Çelikbaş, Eskipazar’da hayvancılık faaliyetlerinin köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, "Bıçak setinin biz MS 5-6. yüzyıla ait olduğunu da stratigrafik açıdan tespit etmiş olduk. Dolayısıyla Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar'ında da devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini de bizlere göstermiş oldu" ifadelerini kullandı.