Çevre

Kastamonu’da Su Krizi: 38 Köy Sondaj Çalışmasına Tepkili

Kastamonu’da sondaj çalışmasına tepki gösteren 38 köyün muhtarı, su kaynaklarının tükenmesiyle susuz kalacaklarını belirtti.

Abone Ol

Kastamonu Belediyesi, Ilgaz Dağının eteklerinde yürütülen sondaj çalışmasına, bölgede yaşayan köylerin muhtarları tepki göstererek, yer altı su kaynaklarının tükenmesiyle susuz kalacaklarını söyledi.

Kastamonu’da yaz mevsiminde etkili olan kuraklık sebebiyle Karaçomak Barajında, su seviyesi kritik seviyeye düştü. Yaşanabilecek içme suyu sorununa karşı Kastamonu Belediyesi, yeni su kaynakları bulabilmek için Ilgaz Dağının eteklerinde sondaj çalışması başlattı. Sondaj çalışmaları, Çatören köyü Bostan Orman Deposu içerisinde alanda devam ediyor. Bölgede bulunan 38 köyün muhtarları ve köylüler, sondajın yapıldığı alana gelerek yürütülen çalışmalara tepti gösterdi. Köylüler, önceki yıllarda Kastamonu Belediyesine içme sularının yüzde 60’ını kendi rızalarıyla verdiklerini, şu anda tüm su kaynaklarının alınmak istendiğini belirterek duruma tepki gösterdi. Yer altı kaynaklarının kurumasıyla bölgedeki 38 köyün büyük su kıtlığı çekeceğini dile getiren köylüler, Kastamonu Belediyesine ve Belediye Başkanı Hasan Baltacı’ya farklı çözüm ve alternatifler bulunması için çağrıda bulundu.

"Hasan Baltacı, milletvekiliyken ’Kastamonu’ya su vermeyin’ diyordu, köylüyle işi bitince şimdi kendisi suyumuzu alıyor"

Bölgedeki yer altı su kaynaklarının tükenmesinin köyler için büyük bir tehlike oluşturacağını ifade eden Aşağı Yuva köyü muhtarı Burak Dağlıoğlu, "Çatören, Ilgaz Dağının eteklerinde su kaynaklarının olduğu köyümüzdür. Buradan yaklaşık 38 köy suyunu tedarik etmektedir. Bu su, önceki dönemlerde Kastamonu Belediyemize yüzde 60’ı köy rızası ile verilmiştir. Şu anda Kastamonu Belediyemiz suyun yüzde 40’ını da almak istiyoruz. Bu suyu aldıktan sonra 38 köyümüz susuz kalacak. Bugün 38 köyde yaşayan hayvanlarımızın sayısı 20 bine yakın, insan sayımız da bir o kadar daha fazla. Buradan belediye başkanımızı aradık, muhtarlarımla aradık, görüşmeler yaptık. Belediye Başkanımız Hasan Baltacı, ’ben buraya 5 tane sondaj daha kazacağım’ dedi. Belediye Başkanımız Hasan Baltacı 5 tane daha burada sondaj kazarsa biz köylüler mağdur olmayacak mıyız? Bizim devletimiz hani nerede, yanımızda mı, nerede? Belediye Başkanımız Hasan Baltacı, milletvekilliği döneminde bizlere, ’bu suları Kastamonu Belediyesine vermeyin’ demişti. Şimdi belediye başkanımız, Belediye Başkanı olduğu için mi, bu köylülerle işi bittiği için mi oluyor, suyumuzu alıyor. Buradan soruyorum, bütün büyüklerimize, Cumhurbaşkanımıza, bizim şu anda içme sularımız ve hayvanları suladığımız sularımız kesilmiştir. Muhtarlarımızla görüşerek, köylerimiz arasında su alarak arazilerimizi bu şekilde suluyoruz. Biz, bu suyun verilmesine razı değiliz. Buradan Cumhurbaşkanımıza kadar uzanacağız. Orman deposundan sondaj yapılabilmesi için Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğümüz izin vermiş. Buradaki orman deposunu zamanında bu köylüler verdi, Orman Bölge Müdürlüğümüz niye bizlere bir şey sormadan ya da danışmadan buradaki köylere sorulmadan izin veriyor. Zaten biz, suyumuzun yüzde 60’ını vermişiz. Biz gerekirse traktörlerimizle, tankerlerimizle Kastamonu’ya o suyu çekeriz, susuz bırakmayız ama o Kastamonu, biz susuz kalırsak bize bir belge dahi vermiyor. Biz diyoruz ki belediye başkanına bizim suyumuz kesilirse yarın siz, bize su verir misiniz? Kesinlikle su vermem hatta belge dahi vermem diyor. Peki, biz köylülerimizde mağdur durumdayız. Cumhurbaşkanımıza bizzat buradan basın aracılığıyla mağduriyetimizi ulaştırmak istiyoruz. Buna en acil şekilde bir çözüm bulunmasını istiyoruz" dedi.

"Bu yapılan sondajlarla köylerimiz artık susuz kalacaktır"

Çatören köyü Muhtarı Ramazan Köseoğlu ise, "Yıllar öncesinde biz, köylüler olarak Gürleyik suyumuzdan Kastamonu’ya bizler su verdik ama yeterli değil diye Gürleyik’te bütün su kaynağımız alındı. Aynı zamanda sızdırma ile deremizdeki su da verildi. Bizim hiçbir verecek artık suyumuz kalmamıştır. İlerleyen zamanlarda kendi mahallelerimizde bile su kesildiği zaman bizim sondaj ile suyu çıkarıp mahallelerimize vermemiz gerekmektedir. Ama bu yapılan sondajlarla bizler, köylerimiz artık susuz kalacaktır. Köylerimizin de bizlerinde suya ihtiyacı var, bu su ile hayvanlarımızı da besliyoruz bizler. Bizlerin bu suya ihtiyacı vardır" diye konuştu.

"Olan suyumuz da alındıktan sonra içme sularımız da kesilecek"

Terzi köyü muhtarı Çetin Taşcıoğlu da, "Bir aydır çayda hiç su yok, fotoğraflarını çektim. Sadece benim köyümde 300 baş hayvan var. Diyorlar ki ’her zaman üretimden yanayız.’ Biz, bu hayvanları üretemeyince, sulayamayınca ne yapacağız, şehre mi gidelim. Bu sular gittiği zaman biz çok mağdur olacağız. Köylerimizi terk etmemiz gerekiyor. Köyümüzde üretim yapan çiftçilerimiz var. Bütün bahçeler kurudu. Çünkü çayda bir damla su yok. Bu sondaj ile olan suyumuz da alındıktan sonra içme sularımız da kesilecek. Bunun için devlet büyüklerimizden bize sahip çıkmalarını istiyoruz. Köylerimize sahip çıkılsın, köylerimiz kapandığı zaman, üretim bittiği zaman herkes şehirde ne yapacak" şeklinde konuştu.

"Buradaki sular alınırsa Kırık Barajının yapılmasına gerek yoktur"

Aşağı İsmailli köyü muhtarı Kadir Bacakoğlu ise, "Şu anda Kastamonu Belediyesinin sondajını yaptığı su, almakta olduğu yani makinenin çalıştığı su, Kırık Barajının kaynak suyudur. Bu su da alınırsa Kırık Barajının yapılmasına gerek kalmayacaktır. Çünkü barajı besleyecek su kalmayacaktır, barajda tutulacak su kalmayacaktır" ifadelerini kullandı.

"Kastamonu Belediyesine yüzde 60 civarında su verilmiştir, daha fazlası köylüleri mağdur etmektedir"

Kastamonu Belediyesinin su ihtiyacını karşılamak üzere kuyu kazma çalışmasına başladığını ve kendisinin de köyler ile belediye arasında arabulucu olarak görev almak üzere geldiğini söyleyen Türkiye Muhtarlar Derneği Kastamonu Şube Başkanı Ahmet Şatırgil de, "Bu bölgede 38 köyümüz vardır. Bu köylerin de mağdur olmamasını isteyerek burada bulunmaktayım. Bu bölgeden şimdiye kadar Kastamonu Belediyesine yüzde 60 civarında belli bir su verilmiştir. Şimdiden sonra alınacak suyun bölgede bulunan 38 köyün hem içme suyuna hem sulama suyuna muhakkak bu köylerde yaşayanların mağdur olacağını düşünüyoruz. Burada şehrin de mağdur olmasını istemiyoruz. Şehirde bizim insanımız ama köylerimizi de hiçe saymadan bu suyu alamayız. Köylerimiz bu su alınırsa mağdur olacaklardır. İkinci bir alternatif varsa, başka imkan arayarak köylü hiçe sayılmadan ve 38 köyümüzde yaşayan insanlar da mağdur etmeden böyle bir kaynak başka bir türlü bulunamaz mı? Köylerimizde mağdur edilmemek şartıyla bizler burada bulunuyoruz. Hak adaletli bir şekilde bunu kamuoyunda paylaşmak istiyoruz. Daha başka türlü alternatifler istiyoruz. Burada 38 köyümüz mağdur olmaması düşüncesiyle çözüm bulunmasını istiyoruz. Şehirde mağdur olmasın ama 38 köyümüzde hiçe sayılarak onlarda mağdur olmaması için başka alternatiflerin aranmasını gerektiğini düşünüyoruz" dedi.

{ "vars": { "account": "G-EPVZXX591W" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }