<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Karabük Derin Haber - Karabük'te doğru haberin adresi</title>
    <link>https://www.karabukderinhaber.com</link>
    <description>Karabük'te doğru haberin adresi www.karabukderinhaber.com</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.karabukderinhaber.com/rss/bilim-ve-teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Karabük Derin Haber Copyright © 2025 - Tüm hakları saklıdır. Karabük'de Doğru Haberin Adresi.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 30 Apr 2026 13:50:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/rss/bilim-ve-teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İphone Kullanıcılarına Büyük Şok: Bu 4 Modeli Artık Güncellemeyecek!]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/iphone-kullanicilarina-buyuk-sok-bu-4-modeli-artik-guncellemeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/iphone-kullanicilarina-buyuk-sok-bu-4-modeli-artik-guncellemeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple artık o telefonların fişini çekme kararı aldı. Apple yapacağı son güncellemeye 4 modeli dahil etmeyeceğini açıkladı. İşte detaylar…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karabük’te de oldukça yaygın kullanılan İphone model telefonlara yapılacak olan İOS 27 güncellemesinden önce, bir zamanlar oldukça popüler olan 4 İphone modeli artık tarihe karışıyor.</p>

<p>Haziran ayında tanıtılması beklenen yeni işletim sistemiyle birlikte, iPhone 11 serisi ve iPhone SE (2020) modeli için yolun sonu görünüyor. Yeni güncellemeyle birlikte iPhone 11, iPhone 11 Pro, iPhone 11 Pro Max ve iPhone SE (2020) cihazlarının yazılım desteğinin sona ereceği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kullanıcılar Yeni Cihaz Almak Zorunda Kalacak</strong></h3>

<p>Milyonlarca kullanıcıyı yeni cihazlara geçişe zorlayacak bu kararın arkasında ise teknik nedenler yer alıyor. Apple’ın geliştirdiği yeni nesil yapay zeka özellikleri ve artan sistem gereksinimleri, eski donanımların performans sınırlarını aşmış durumda. Bu nedenle söz konusu modeller için yazılım desteğinin sonlandırılması kaçınılmaz hale geliyor.</p>

<p>Kararda en kritik etkenlerden biri donanımsal sınırlar oldu. Özellikle A13 Bionic işlemci ve mevcut RAM kapasitesi, iOS 27 ile gelmesi beklenen gelişmiş özellikleri karşılamakta yetersiz kalıyor. Bu durum, Apple’ın söz konusu modeller için desteği sonlandırma kararını hızlandırdı.</p>

<p>Daha önce iPhone XR ve iPhone XS serisini güncelleme kapsamı dışında bırakan şirket, bu adımıyla birlikte milyonlarca kullanıcıyı yeni nesil cihazlara yönlendirecek bir dönemin kapısını aralıyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/iphone-kullanicilarina-buyuk-sok-bu-4-modeli-artik-guncellemeyecek</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2026/04/karabukte-en-cok-satilan-iphonedu-apple-artik-fisini-cekti.png" type="image/jpeg" length="13547"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2 Milyon Kişi İndirdi, Banka Hesapları Tehlikede!]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/2-milyon-kisi-indirdi-banka-hesaplari-tehlikede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/2-milyon-kisi-indirdi-banka-hesaplari-tehlikede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siber güvenlik uzmanlarından Android kullanıcılarına çok kritik uyarı geldi. Karabük dahil tüm Türkiye’nin verileri tehlikede…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google Play Store üzerinden yayılan ve 2,3 milyondan fazla indirilen 50’den fazla uygulamada, banka bilgilerini bile ele geçirebilen “NoVoice” adlı virüs tespit edildiği aktarıldı.</p>

<p>[related-posts id="103112" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p>Karabüklü vatandaşların da sıklıkla kullandığı Android cihazlar büyük bir tehdit altında olduğu belirtildi. Google Play Store üzerinden sunulan sistem temizleyici, oyun ve fotoğraf galerisi gibi maskelenmiş uygulamaların içine gizlenen "NoVoice" yazılımı, kullanıcıların tüm hassas verilerini çaldığı iddia edildi.</p>

<p><strong>Fabrika Ayarları Bile Kurtarmayabilir!</strong></p>

<p>McAfee araştırmacıları tarafından ortaya çıkarılan bu tehlikenin en korkutan yanı ise kalıcılığı. Uzmanlar, bazı durumlarda virüsün sistem dosyalarına o kadar derin işlediğini, telefonun fabrika ayarlarına döndürülse dahi tamamen temizlenemediğini vurguladı.</p>

<p>[related-posts id="103020" color="bg-success"][/related-posts]</p>

<p><strong>Hangi Uygulamalar Riskli?</strong></p>

<p>Özellikle Biodun Popoola tarafından geliştirilen “SwiftClean” adlı uygulama ön plana çıksa da, toplamda 50’den fazla uygulamada bu virüse rastlandığı belirtildi. "NoVoice" (Sessiz Ses) adı verilen yazılım, cihazın "root" yetkisini ele geçirerek kullanıcı adlarına ve parolalara, mobil bankacılık bilgilerine, kişisel veriler ve mesajlara erişebildiği belirtildi.</p>

<p>[related-posts id="103194" color="bg-danger"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Google’dan Açıklama</strong></p>

<p>Google yetkilileri, Mayıs 2021 sonrasında güvenlik güncellemesi almış cihazların büyük oranda koruma altında olduğunu belirtti. Ancak uzmanlar, eski model cihaz kullananların veya güncellemelerini aksatanların doğrudan hedef olduğunu ifade ediyor.</p>

<p>[related-posts id="102927" color="bg-warning"][/related-posts]</p>

<p>Kullanıcıların mağduriyet yaşamaması için uzmanlar şu önlemleri sıralıyor:</p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li>Telefonunuzdaki bilinmeyen veya düşük puanlı temizlik/galeri uygulamalarını derhal silin.</li>
 <li>Bir uygulamayı indirmeden önce mutlaka kullanıcı yorumlarını ve geliştirici bilgilerini inceleyin.</li>
 <li>Telefonunuzun işletim sistemi ve güvenlik yamalarını her zaman en güncel sürümde tutun.</li>
 <li>Uygulamalarınızı yalnızca Google Play Store gibi resmi kanallardan indirin, ancak burada bile temkinli olmayı elden bırakmayın.</li>
</ol>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/2-milyon-kisi-indirdi-banka-hesaplari-tehlikede</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2026/04/karabukluler-dikkat-telefonunuzdan-bu-uygulamalari-hemen-silin.png" type="image/jpeg" length="99730"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anadolu’nun Geleceği Tehlikede: Ortadan İkiye Ayrılabilir]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/anadolunun-gelecegi-tehlikede-ortadan-ikiye-ayrilabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/anadolunun-gelecegi-tehlikede-ortadan-ikiye-ayrilabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ve diğer üniversitelerden akademisyenler, uydu radar verilerini kullanarak Türkiye’yi ikiye bölebilecek ‘Orta Anadolu Geçiş Zonu’nu tespit etti. Araştırmaya göre, Anadolu’nun ortadan ayrılması mümkün olabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve ekibi, uydu radar verilerini kullanarak Türkiye’yi ikiye bölen “Orta Anadolu Geçiş Zonu”nu ortaya çıkardı. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye'nin doğusu, Ankara'nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu'nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, yıllar boyunca uydu radar verilerini kullanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini incelemeye aldı.</p>

<p>Akademisyenler tarafından "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi'nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" başlıklı çalışması, uluslararası bir bilimsel dergide yayınlandı.</p>

<p><strong>"Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor"</strong></p>

<p>Araştırmanın detaylarına değinen Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda şuradan Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye'nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Şu bölgede Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası burada Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde şurada ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu'nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu." Şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Antalya'dan Karadeniz Ereğli'ye sıfır hattı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye'nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara'nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya'dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli'ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye'nin doğusu, Ankara'nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu'nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı</strong></p>

<p>Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğine değinen Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu'nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay'dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi." dedi.</p>

<p><strong>"Tam kapanma meydana gelebilir"</strong></p>

<p>Plakaların hareketiyle gelecek zamanda yeni fay oluşumlarının görülebileceğini vurgulayan Kutoğlu, "Anadolu.. Afrika... itibaren Anadolu bloğunu sıkıştırıyor. Bu demektir ki buradaki hareketlere., baktığımız zaman zamanında Afrika bloğu buradan Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de şuradan yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu." diyerek konuşmasını tamamladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/anadolunun-gelecegi-tehlikede-ortadan-ikiye-ayrilabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2026/03/milyonlarca-sene-sonra-anadolunun-ortadan-ikiye-ayrilmasi-soz-konusu-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="24782"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu Proje ile Öğrenciler Kodlamayı Öğrenecek]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/bu-proje-ile-ogrenciler-kodlamayi-ogrenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/bu-proje-ile-ogrenciler-kodlamayi-ogrenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü, öğrencilerin dijital çağın gerektirdiği yetkinliklerle donatılmasını hedefleyen "Kod 37 Mobil Uygulama Geliştirme Projesi"nin tanıtımını gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü, öğrencilerin dijital çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılmasını ve gençlerin yazılım, robotik ile teknoloji alanındaki yetkinliklerini artırmayı amaçlayan "Kod 37 Mobil Uygulama Geliştirme Projesi"ni hayata geçirdi. Proje kapsamında lise seviyesindeki 30 öğrenciye 10 hafta boyunca kodlama eğitimi verilmesi planlanıyor. Bu doğrultuda Kastamonu Halk Eğitim Merkezi’nde projenin tanıtım toplantısı düzenlendi.</p>

<p>Programda söz alan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, <em>"İçinde yaşadığımız çağ, bilgi ve teknolojinin hızla geliştiği ve hayatın her alanını şekillendiren en güçlü araçlardan biri haline geldiği bir çağdır. Ancak önemli olan, teknolojiyi yalnızca kullanan değil, onu üreten, geliştiren ve yön veren bireyler yetiştirebilmektir. Günümüzde dünyada fark oluşturan toplumlar, teknolojiyi sadece kullanan değil, onu geliştiren, tasarlayan ve üreten toplumlardır. Sizlerden beklentimiz de tam olarak budur. Telefonlarımızda kullandığımız bir uygulamanın, bir oyunun ya da hayatımızı kolaylaştıran bir dijital çözümün arkasında, hayal kuran, merak eden ve çok çalışan insanlar vardır. Belki de yarın milyonlarca insanın kullanacağı bir uygulamayı geliştirecek olan kişiler bugün bu salonda oturan sizlersiniz. Kastamonu’nun gençlerinin bu alanda çok önemli başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum"</em> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>"Artık teknolojik gelişmeleri uzaktan izleyen, ihtiyaç duyduğunda ithal etmek zorunda olan bir Türkiye yok, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye var"</em> ifadelerini kullanan Vali Dallı,<em> "Bugün artık biliyoruz ki bizim bilim insanlarımız, bizim gençlerimiz; uçak da yapar, SİHA da yapar, uydu da yapar, yapay zeka teknolojisine de yön verir, tıp alanında da çığır açar. Bizler de devlet olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gençlerimizin potansiyeline sonuna kadar inanıyor ve sizlerin önünü açacak her türlü çalışmayı desteklemeye devam ediyoruz. Bu düşüncelerle programımızın hayırlı olmasını diliyor, İl Millî Eğitim Müdürlüğümüze, Saat Teknoloji’ye, Mustafa Mertcan ve Mustafa Yıldız beyler ile katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Sevgili gençlerimize başarılarla dolu bir eğitim süreci temenni ediyorum"</em> şeklinde konuştu.</p>

<p>Projeyle ilgili bilgi veren Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, <em>"Dünya üzerinde söz sahibi ülkelere baktığımızda, yalnızca teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi üreten, algoritmalar geliştiren ve kod yazan ülkelerin öne çıktığını görmekteyiz. Biz de inanıyoruz ki ülkemiz, siz gençlerimiz sayesinde üreten, tasarlayan ve geliştiren bir ülke olacaktır. Son yıllarda bu hedefler doğrultusunda önemli adımlar atıldığını ve büyük ilerlemeler kaydedildiğini görüyoruz. Ancak biz bununla yetinmiyoruz. Gençlerimizin dijital çağın gerekliliklerine uygun şekilde hareket etmelerini istiyoruz. Bu doğrultuda birçok iş birliği gerçekleştiriyor, çeşitli programlar ve eğitim faaliyetleriyle gençlerimizi yenidünyaya emin adımlarla hazırlamaya çalışıyoruz. Çünkü gelecek kendiliğinden şekillenmeyecektir. Gelişim ve dönüşüm için geleceği tasarlamak ve inşa etmek gerekir. Günümüzde bu tasarım ve inşanın dili ise kodlar ve algoritmalardır. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda gençlerimizin, ülkemizin hedeflerini gerçekleştirecek ve Milli Teknoloji Hamlesine katkı sunacak bireyler olarak yetişeceğine inanıyoruz. Bu doğrultuda her türlü desteği vermeye, program ve eğitim faaliyetlerini sürdürmeye kararlıyız. Sonuç olarak ülkemizin yürüdüğü bu kutlu yolda ter dökmeye ve var gücümüzle çalışmaya hazırız. Bu yolda her zaman koşmaya devam edeceğimize inanıyorum" </em>dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, Kastamonu</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/bu-proje-ile-ogrenciler-kodlamayi-ogrenecek</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2026/03/bu-proje-ile-ogrenciler-kodlamayi-ogrenecek.jpg" type="image/jpeg" length="32259"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ROKETSAN’dan Dünyaya Mesaj: “Dosta Güven, Düşmana Korku”]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/roketsandan-dunyaya-mesaj-dosta-guven-dusmana-korku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/roketsandan-dunyaya-mesaj-dosta-guven-dusmana-korku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, şirketin üretim ve tasarım çalışmalarının hız kesmeden sürdüğünü açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, kurumun yürüttüğü çalışmalara dair gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye’nin roket ve füze teknolojilerinde dünya standartlarında üretim gerçekleştirdiğini vurgulayan Yiğit, Kamuoyunun henüz haberdar olmadığı sürpriz projeler üzerinde çalıştıklarını belirtti. Yiğit, vatandaşları yeni ürünleri yakından görmek ve deneyimlemek üzere SAHA Expo fuarına davet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Bizim kamuoyuna açıkladığımız ve açıklayamadığımız ürünlerimiz var"</strong></p>

<p>ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, yaklaşan fuar ve etkinliklerle ilgili açıklamalarda bulundu. Yiğit, kurumun kamuoyuna açıkladığı ürünlerin yanı sıra henüz duyurmadığı projelerinin de bulunduğunu belirterek, <em>"Tabii ROKETSAN üretimlerine ve tasarımına her geçen gün devam ediyor. Bizim kamuoyuna açıkladığımız ve açıklayamadığımız ürünlerimiz var. Elbette her etkinlikte yeni ürünlerin lansmanı olacaktır. Önümüzde SAHA EXPO sergisi olacak, orada büyük bir ihtimalle bütün vatandaşlarımız ROKETSAN'ın yeni ürünleriyle de tanışma imkanı bulacaktır"</em> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Savunma sanayi ürünlerinin en önemli etkinliği caydırıcı olması"</strong></p>

<p>Savunma sanayisi ürünlerindeki en önemli unsurun "caydırıcılık" olduğunu belirten Prof. Dr. Yiğit, <em>"ROKETSAN, dünya standartlarında üretim yapan bir şirket. Çok hızlı büyüyen bir şirket ve bizim ürünlerimiz pek çok ülkede talep gören ve ihracatını yaptığımız ürünler. Dolayısıyla biz roket ve füze teknolojilerinde dünyanın gerisinde değiliz. Savunma sanayi ürünlerinin en önemli etkinliği caydırıcı olması. Caydırıcılığın da birinci olmazsa olmazı bilinmezlik. Bizim de sürpriz etkisi oluşturacak ve dosta güven, düşmana korku verecek önemli ürünlerimiz var. Bunları da üretmeye devam ediyoruz. Envanterde olanlarımız var, envantere girmek üzere olanlar var, üzerinde çalıştığımız projeler de var ve bu devam edecek"</em> ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, Bolu</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/roketsandan-dunyaya-mesaj-dosta-guven-dusmana-korku</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2026/03/roketsan.png" type="image/jpeg" length="85015"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BARÜ’nün hibrit zırh sistemi TÜRKPATENT’ten tescil aldı]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/barunun-hibrit-zirh-sistemi-turkpatentten-tescil-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/barunun-hibrit-zirh-sistemi-turkpatentten-tescil-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BARÜ’nün ortaklı çalışmayla geliştirdiği askerî kara araçlarına yönelik hibrit zırh sistemi TÜRKPATENT tarafından tescillendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bartın Üniversitesi (BARÜ) koordinasyonunda, farklı üniversitelerin ortaklığıyla askerî kara araçlarına yönelik geliştirilen hibrit zırh sistemi Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından tescillendi.</p>

<p>BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Alkaya, Mühendislik Fakültesinin farklı üniversitelerin mühendislik fakülteleriyle ortak projeler yürüttüğünü belirterek, çalışmanın TÜBİTAK 1001 projesi kapsamında hayata geçirildiğini söyledi. Alkaya, projede yer alan Prof. Dr. Sabri Gök ile Doç. Dr. Yılmaz Küçük’ün zırh tasarımını Roketsan tesislerinde test ederek askerî kara araçları için daha yüksek koruma sağlayan bir çözüm ortaya koyduklarını ifade etti.</p>

<p>Projeyi hazırlayan isimlerden BARÜ Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. M. Sabri Gök ise amaçlarının, askerî kara araçlarında kullanılmak üzere zırh delici mermilere karşı tam koruma sağlamak olduğunu, bu doğrultuda hibrit kompozit eklemeli bir zırh geliştirdiklerini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zırhın farklı katmanlardan oluştuğunu aktaran proje araştırmacısı Doç. Dr. Yılmaz Küçük, Türkiye patenti tescilinin 1 yıldan kısa sürede alındığını, Avrupa patenti için de başvuru yapıldığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/barunun-hibrit-zirh-sistemi-turkpatentten-tescil-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 13:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2026/01/agency/iha/baruden-turkiye-patentli-zirh-sistemi-projesi.jpg" type="image/jpeg" length="56387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka hayatımızda ama güvenlik tehditleri büyüyor]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/yapay-zekanin-bilincsiz-kullanimi-guvenlik-dezenformasyon-ve-mahremiyet-risklerini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/yapay-zekanin-bilincsiz-kullanimi-guvenlik-dezenformasyon-ve-mahremiyet-risklerini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Semih Çakır, yapay zekanın sunduğu kolaylıkların yanında güvenlik, mahremiyet ve dezenformasyon risklerine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Semih Çakır, yapay zekanın sunduğu kolaylıkların yanında güvenlik, dezenformasyon ve mahremiyet risklerine dikkat çekerek dijital okuryazarlığın önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Semih Çakır, yapay zekanın günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirterek, bu teknolojinin bilinçsiz kullanımının çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğini söyledi. Yapay zekanın sanıldığı gibi yeni bir kavram olmadığını dile getiren Çakır, son dönemde artan kullanım alanlarıyla birlikte güvenlik ve mahremiyet konularının daha fazla gündeme geldiğini ifade etti.</p>

<p>'Yapay zeka hayatımızın bir çok alanında var'</p>

<p>Yapay zekanın uzun süredir hayatın içinde olduğunu anlatan Çakır, bu teknolojinin temel olarak veriler üzerinden karar verme sürecini yürüttüğünü belirterek, 'Aslında yapay zeka çok iyi bir kavram gibi görünse de hayatımızda uzun bir süren beri aslında bulunmaktaydı. Son zamanlarda oldukça popüler hale geldi ve her alanda kullanılır hal almakta. Şimdi yapay zeka deyince şunu söyleyebiliriz. Yapay zeka bilgisayarların insanlardan öğrendikleri verilerle karar verme sürecidir. Bugün baktığın zaman telefonlarımızda, bankalarda, hastanelerde ve birçok alanda kullanılmakta' dedi.</p>

<p>'Hayatımızın içine bu kadar girmiş bir teknoloji güvenlik risklerini de beraberinde getirmektedir'</p>

<p>Yapay zekanın düşünme ve sorgulama yeteneğine sahip olmadığını vurgulayan Çakır, yanlış verilerle eğitilen sistemlerin ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi. Çakır, 'Hayatımızın tabii ki bu kadar içine girmiş olan bir teknoloji ve hayatımıza getirdikleri kolaylıklar küçümsenemez bir gerçek ve her anda şu an yapay zeka kullanıyoruz. Ve gündemdeki aslında diğer bir soru da şu olabilir, güvenlik. Yani güvenlik riskleri nelerdir? Çünkü hayatımızın içine bu kadar girmiş bir teknoloji her anda var olması güvenlik listenin de beraberinde getirmektedir. Yapay zeka düşünmez. Sorgulamaz. Sadece girdi olarak verilen verilerle sonuç üretir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Yanlış veri üzerinden eğitim gerçekleşirse zararlı sonuçlar doğurabilir'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yanlış veri ve dezenformasyonun yayılmasında yapay zekanın etkisine değinen Çakır, dijital okuryazarlığın bu noktada kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi. Çakır, 'Bu kapsamda siz ne kadar yanlış bir veri verirseniz ve bu yanlış veri üzerinden eğitim gerçekleşirse o zaman kullanıcıya yanlış yönlendirmeler hatta zararlı sonuçlar doğurabilir. Yapay zekanın bu noktada okuryazarlığı çok önemli bir husus. Çünkü çok hızlı bir giriş yapmış oldu hayatımıza' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Kullanıcılar bilinçli yada bilinçsiz mahremiyet teşkil edecek verilerini verebiliyor'</p>

<p>Yapay zekanın gerçekçi ama doğru olmayan içerikler üretebildiğine dikkat çeken Çakır, bu durumun dolandırıcılık ve mahremiyet ihlallerini artırdığını belirtti. Çakır, 'Şimdi yapay zeka bir lafa çok gerçekçi. Ama tamamen yanlış haberler, görüntüler hatta ve hatta bu görüntülerle beraber sesleri de üretebilir hale geldi. Aynı zamanda yanlış bilgin yanında suç oranında da artış var. Yani dolandırıcılık faaliyetleri. Dolandırıcılık faaliyetlerinde işte birinin sesini veya görüntüsünü alıp bu görüntü, Deep Fake dediğimiz buradaki görüntü ve içerikleri kişinin yani bunu kullanan kişinin vermiş olduğu direktifler doğrultusunda üreterek insanlar kandırılabilip suça hatta suça yönlendirmede gerçekleştirebiliyor. Diğer bir husus da bu noktada mahremiyet. Yani kişiye ait, kişiye özel olan demek olan mahrumiyet kavramında kişisel verilerimizde izinsiz analiz edilebiliyor. Bunu bilinçli veya bilinçsiz şekilde kullanıcılarımız ne yazık ki mahremiyet teşkil edecek, sıkıntı oluşturabilecek alanlarda verilerini kişiler verebiliyor' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Manavdan iyi ürün için tavsiyede bile bulunabiliyor'</p>

<p>Yapay zekanın tamamen tehlikeli olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Çakır, sağlık ve eğitim alanlarındaki olumlu uygulamalara dikkat çekti. Çakır, 'Her gördüğünüz, duyduğunuz her şeye güvenmeyin. Tamamen tehlikeli diyemeyiz yapay zekaya. Neden? Çünkü iyi örnekleri yok mu? Çok iyi örnekleri var. Bunu nerede görüyoruz? Sağlıkta görüyoruz. Yani sağlıkta erken teşhis. Aynı zamanda eğitimde görüyoruz. Eğitimde çok güzel uygulamalar başladı. Kişiye özel öğrenme modelleri, yine yapay zeka tabanlı sistemlerle algoritmalar kullanılarak gerçekleştirmeye başladı. Yine engellilerle ilgili büyük kolaylıklar, sosyal hayatta yaşantımızda birtakım kolaylıklar yapay zeka ile gerçekleştirebiliyoruz. Hatta işte en büyük sıkıntımız bir manava gittiğiniz zaman işte bir meyve alacaksınız karpuz diyelim bunun bir görüntüsünü çekip sizin adınıza oradaki en iyi ürünü seçip size bir tavsiyede bulunabiliyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>BEUN'de yapay zeka farkındalık etkinlikleri düzenleniyor</p>

<p>Üniversite bünyesinde yapay zeka ve dijital güvenlik konusunda çalışmalar yürüttüklerini aktaran Çakır, farkındalık eğitimlerinin sürdüğünü belirtti. Çakır, 'Üniversite olarak neler yapıyoruz? Üniversite, biz bünyesinde Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama Araştırma Merkezi olarak birçok etkinliğe imza atıyoruz. Başta Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer önderliğinde üniversitemizde birçok farkındalık eğitimleri, seminerler, ulusal kongreler düzenledik ve olabildiğince de sadece üniversite öğrencilerimize yönelik değil hem personellerimize hem de halkımıza yönelik programlarla bu farkındalığı, yapay zeka ve teknoloji kullanımı, özellikle dijital alandaki kullanımla ilgili halkımızı bilinçlendirme faaliyetlerine devam ediyoruz' dedi.</p>

<p>Çakır, yapay zekanın kontrolsüz kullanımından kaçınılması gerektiğini vurgulayarak, özellikle gençlerin her işi yapay zekaya bırakma alışkanlığından vazgeçmesinin önemine dikkat çekti. Çakır, 'Buradaki sorun aslında teknoloji ve yapay zeka değil, yine bunun kontrolsüz kullanımı. Okuryazarlık çok önemli bir kavram. Ve şu an görülüyor ki gençlerde de üniversitede biraz tabii ki öğretim üyesiyiz biz derslere giriyoruz. Derse girdiğimiz zaman şunu görüyoruz. Her şeyi yapay zekaya bırakma durumu var. Bu anlayıştan bir defa vazgeçmemiz gerekiyor' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/yapay-zekanin-bilincsiz-kullanimi-guvenlik-dezenformasyon-ve-mahremiyet-risklerini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Dec 2025 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2025/12/agency/iha/yapay-zekanin-bilincsiz-kullanimi-guvenlik-dezenformasyon-ve-mahremiyet-risklerini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="66184"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BEUN’lu Genç Mühendis UNESCO’nun Kritik Açığını Buldu]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/beunlu-genc-muhendis-unesconun-kritik-acigini-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/beunlu-genc-muhendis-unesconun-kritik-acigini-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BEUN öğrencisi Yusuf Taha Çimen, UNESCO’nun web sitesinde kritik güvenlik açığını bularak uluslararası platformda büyük ses getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Yusuf Taha Çimen, UNESCO’nun resmi web sitesinde kritik bir "Reflective XSS" güvenlik açığını tespit etti. Çimen, açığın raporlanmasıyla UNESCO’nun resmi sayfasında listelenerek uluslararası platformda dikkat çekti.</p>

<p>BEUN Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Yusuf Taha Çimen, 2 Haziran’da UNESCO’nun resmi web sitesinde kritik bir "Reflective XSS" güvenlik açığını tespit etti. Çimen, açığın raporlanmasıyla UNESCO’nun resmi sayfasında listelenerek büyük bir başarıya imza attı. Bu önemli başarı, BEUN’un bilişim ve siber güvenlik alanındaki eğitim kalitesinin yanı sıra genç mühendis adaylarının uluslararası arenada önemli çalışmalarla öne çıktığını gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, öğrencilerin elde ettiği uluslararası başarıların sadece BEUN için değil, Türkiye adına da büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, "Cumhuriyetimizin köklü akademik kurumlarından biri olarak adından gururla bahsettiren Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizin başarılarıyla her zaman iftihar ediyoruz. Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencimiz Yusuf Taha Çimen’in UNESCO gibi dünyanın en saygın bir kurumunun sistemlerindeki kritik açığı tespit ederek uluslararası alanda adının geçmesi, üniversitemizin eğitim kalitesinin ve donanımlı akademik altyapımızın apaçık bir göstergesidir. Bu vesileyle öğrencimizi elde ettiği bu önemli başarısından dolayı canıgönülden tebrik ediyor, lisans eğitimi hayatında üstün başarılar diliyorum. Yusuf Taha Çimen’in yanı sıra tüm öğrencilerimizi geleceğe en iyi şekilde hazırlayan değerli akademisyenlerimize de gönülden teşekkür ediyorum. Bu tür kayda değer başarılar, gençlerimizin teknoloji ve siber güvenlik alanlarında daha da ilerlemeleri için ilham kaynağı olacaktır" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/beunlu-genc-muhendis-unesconun-kritik-acigini-buldu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2025/10/agency/iha/beun-ogrencisi-unesconun-kritik-guvenlik-acigini-tespit-etti.jpg" type="image/jpeg" length="67945"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zonguldak milli siber güvenliğin yeni üssü oluyor]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/zonguldak-milli-siber-guvenligin-yeni-ussu-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/zonguldak-milli-siber-guvenligin-yeni-ussu-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak’ta kurulması planlanan Ar-Ge ve Tasarım Merkezi ile siber güvenlik alanında istihdam ve milli teknoloji hamlesine katkı hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak’ta siber güvenlik alanında Ar-Ge ve Tasarım Merkezi kurmak için çalışmalar başladı.</p>

<p>Türkiye’nin ilk ve tek patentli yerli güvenlik duvarı üreticisi olan Kuantum Siber Güvenlik A.Ş. yetkilileri, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nu makamında ziyaret etti. Ziyarette şirket CEO’su Tuncay Karaman, firmanın Ar-Ge vizyonu, ulusal teknoloji hamlesine katkıları ve büyüme hedeflerine ilişkin bilgiler verdi. Kuantum Siber Güvenlik A.Ş’nin akademik ortaklarından Prof. Dr. Mustafa Alkan, Yönetim Kurulu Üyesi Yıldırım Uğursoy ve İhlas Holding Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş Genel Müdürü Burç Tutanç’ın katılımı ile ileriye dönük vizyonlar hakkında Vali Hacıbektaşoğlu bilgilendirildi. Ziyarette 2023 yılında İhlas Holding ile gerçekleştirilen stratejik yatırım ortaklığı ve yatırım süreçleri hakkında da bilgi verildi. Firmanın nihai hedefinin Zonguldak’ta Teknopark dışı en az 100 kişilik kapasiteye sahip bir Ar-Ge yerleşkesi kurarak, Ar-Ge ve Tasarım Merkezi statüsünde faaliyetlerine devam etmek olduğu belirtildi. Bu çerçevede BAKKA koordinasyonunda yürütülen Siber Vatan Projesi ile Zonguldak’taki nitelikli siber güvenlik öğrencilerinin mezuniyet sonrası istihdamına katkı sunulması hedefleniyor.</p>

<p>Kuantum Siber Güvenlik A.Ş. yetkilileri, Vali Hacıbektaşoğlu’nun yönlendirici ve destekleyici katkılarının milli teknoloji hamlesini daha ileriye taşıyacağına inandıklarını ifade ederek, kabul için teşekkür ettiler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2019 yılında KOSGEB Ar-Ge ve İnovasyon desteği ile Zonguldak Teknopark bünyesinde sadece 30 metrekare alanda 3 mühendisle yola çıkan Kuantum Siber Güvenlik A.Ş., bugün 100 metrekare alanda 20 kişilik mühendis ekibi ile çalışmalarına devam ediyor. Şirket, bugüne kadar TÜBİTAK TEYDEB ve diğer destek programları kapsamında toplamda 420 bin dolar hibe alarak büyük bir büyüme ivmesi yakaladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/zonguldak-milli-siber-guvenligin-yeni-ussu-oluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Oct 2025 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2025/10/agency/iha/zonguldak-milli-siber-guvenligin-yeni-ussu-oluyor.jpg" type="image/jpeg" length="52654"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zonguldaklı Öğrenci, NASA’da Hesap Güvenliğini Sağladı]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/zonguldakli-ogrenci-nasada-hesap-guvenligini-sagladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/zonguldakli-ogrenci-nasada-hesap-guvenligini-sagladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BEÜ öğrencisi Yusuf Nas, NASA sisteminde kritik güvenlik açığı tespit ederek takdir mektubu aldı ve onur listesine girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Yusuf Nas (22), NASA’nın kullanıcı sisteminde kritik bir güvenlik zafiyeti tespit edip kapatılmasına katkı sağlaması üzerine takdir mektubu ile ödüllendirilerek onur listesine dahil edildi.</p>

<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Bilgisayar Mühendisliği 4’üncü sınıf öğrencisi Yusuf Nas, NASA’nın düzenlediği güvenlik ihlali tespit etkinliğine katıldı. İki aylık çalışmanın ardından Nas, sadece e-posta adresiyle, herhangi bir işlem yapılmadan farklı bir kullanıcı hesabının devralınabildiğini tespit etti. Nas, durumu detaylı NASA’ya bildirdi. Üç ay boyunca NASA uzmanlarıyla birlikte çalışarak zafiyetin kapatılmasına katkı sağladı. NASA, Yusuf Nas’a takdir mektubu gönderdi ve ismini onur listesine ekledi.</p>

<p>"Hesap devralma zafiyeti tespit ettim"</p>

<p>Nas, bulduğu açığın teknik detaylarını paylaşarak sürecin önemini vurguladı. Tespit ettiği zafiyetin, kullanıcıların hesaplarına hiçbir etkileşim olmadan erişim sağlanmasına neden olduğunu belirtti. Herhangi bir tıklamaya gerek kalmadan NASA’nın sistemine kayıtlı kullanıcının hesabının ele geçirilebildiğini anlatan Nas, "Yaklaşık 3 yıldır siber güvenlikle ilgileniyorum. Bu alanda kendimi geliştiriyorum. Yakın zamanda NASA’nın sistemlerinde de zafiyet buldum. Bu zafiyet şöyle bir zafiyet. Siz kendi hesabınızdan farklı hesaplara geçiş yapabiliyorsunuz. Biz de buna account takeover olarak nitelendiriyoruz. Sizin bir hesabınız var diyelim farklı hesaplara erişiminiz yok farklı hesaplara erişiminiz olmasını sağlıyor yani aslında farklı hesabı devralmak diyebiliriz aslında biz buna. Şöyle oluşuyor. Zero click adını verdiğimiz bir zafiyet türü var. Bu zafiyet türü karşı tarafın herhangi bir tıklamaya gerek kalmadan hesabının ele geçirilmesi anlamına geliyor. Bazen SMS gelir, zararlı linkler gelir, bunları tıkladığınızda bazı verileriniz çalınır. Bunlar zero click değildir mesela. Bunlar bir tıklamaya ihtiyaç duyar. Ama benim bulduğum zafiyette karşı tarafın hiçbir şekilde tıklamasına gerek kalmadan hesap devralma zafiyetiydi. Bu zaten bu yüzden kritik bir zafiyet olarak nitelendirildi" dedi.</p>

<p>NASA ile yürütülen süreç üç ay sürdü</p>

<p>Nas, NASA’ya Haziran ayında gönderdiği raporun ardından üç ay boyunca uzmanlarla iletişimde kaldı. Zafiyetin kapatılması için teknik destek sundu ve süreci birlikte yönetti. Nas, "NASA’nın şöyle bir de politikası var. Eğer zafiyet bulup bunu bize bildirirseniz ve geçerli bir zafiyetse biz size ödül veriyoruz diyor. Şöyle bir süreç işledi. Ben bu zafiyeti buldum. Uzun süredir zaten bu alanla ilgileniyordum. NASA’ya bunu bildirdim. Haziran ayında bu raporu gönderdim. NASA bu raporu inceledi ve geçerli bir zafiyet olabileceğine karar verdi. Ben de yaklaşık 3 aylık süren süreçte NASA’ya ek bilgiler gönderdim. Kendi istedikleri doğrultuda çalışmalar yaptım. NASA’nın zafiyet kapatma aşamasına aslında yardım ettim diyebiliriz" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>NASA sistemine kayıtlı kullanıcıların verileri risk altında kaldı</p>

<p>Nas’ın tespit ettiği açık, kullanıcıların kişisel bilgilerine erişim sağlanmasına imkan tanıdı. NASA’nın etkinlik sistemine kayıtlı kullanıcıların ev adresi, telefon numarası gibi hassas verileri bu açık nedeniyle tehlikeye girdi. Nas, süreci şöyle aktardı:</p>

<p>"Zafiyeti gönderiyorsunuz. Nasıl kapatılacağını anlatıyorsunuz. NASA’da bu yönergeye göre size eğer gerçekten başarılı bir şekilde bu süreç tamamlarsanız bir onur belgesi veriyor. Bir de onur listesine ekliyor. Ben de bunları almaya hak kazanıyorum. NASA’nın sistemlerinde bir kullanıcı girişi var. NASA bu kullanıcılara kendi etkinliklerine katılma fırsatı veriyor. Siz eğer NASA’nın çalışanı değilseniz sisteme kayıt yapmanız lazım. Bu kullanıcılar sisteme giriş yaparken de ev adresi, ad, soy ad, telefon numarası gibi hassas veriler olarak adlandırdığımız verileri kaydediyor aslında. Benim bu zafiyetimde farklı bir hesabı devralmaya yönelik olduğu için farklı kullanıcıların istediğim kullanıcının aslında ev adresi olsun, telefon numarası olsun bunları ele geçirmeme olarak sağlıyordu. Veri ihlali sınıfına girdiği için de NASA bunu biraz ciddiye aldı ve bu süreci beraber yönettik. Üç aylık süreçte kendilerine verdiğim bilgiler işte mesela zafiyeti kapattık diyorlar ama ben tekrar inceliyorum kapanmamış. Farklı bir şekilde tetiklenebiliyor. Ben bunu tekrar söylüyorum. Bu sefer farklı bir yöntem izliyorlar. Bu süreç bu yüzden 3 ay sürdü. Bazen 3 ay sürmeyebiliyor. Sonunda gerçekten böyle bir zafiyet oldu."</p>

<p>"Hayalimi gerçekleştirdim"</p>

<p>Nas, elde ettiği başarıyı üniversitesiyle paylaştı. Okulunun desteğini aldığını ve bu sürecin kendisi için manevi bir değer taşıdığını ifade etti. Kendisinden sonra başlayanlara da "çalışmayı" tavsiye eden Nas sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Ben de okulumla paylaştım. Okulum da bunu ciddiye aldı ve çok tebrik etti beni. Çok destek oldular. Benim işime çok onur verici bir şey oldu. Ben zaten bu alanda uzun süredir ilgileniyordum. Farklı şirketlerde zafiyetler bulup ödüller aldım. Ama NASA kadar büyük bir çapta bir şirket olmamıştı açıkçası yani maddi açıdan ödül aldığım oldu ama bu NASA’dan aldığım onur mektubu benim için manevi bir hediye gibi oldu. Benim hayalimdi ve hayalimi gerçekleştirdim. Çok mutlu oldum bu yüzden. Bu olan gerçekten insana güzel şeyler verebiliyor. Benim de öğrenciyken böyle bir şey almam beni çok mutlu etti. Bu alanda ilerlemek için biraz daha teşvik oldu diyebiliriz. Bu alanda ilerlemek isteyen arkadaşlarıma da çalışmayı bırakmamalarını tavsiye ederim. Yani çalıştıktan sonra her şey oluyor. Belki benden çok daha iyiler var. Benden daha yeni başlayan, daha düşük seviyede olanlar var. Bu işin çalışmak. Çalıştıktan sonra her şey olabiliyor."</p>

<p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Yusuf Nas’ın başarısının sadece BEUN için değil, ülkemiz adına da gurur verici olduğunu vurgulayarak sözlerinde şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Cumhuriyetimizin ilk üniversitelerinden biri olan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, bilimsel üretim ve genç yeteneklerin yetişmesi noktasında her geçen gün daha da güçlü adımlar atmaktadır. Öğrencimiz Yusuf Nas’ın, NASA gibi dünyanın en prestijli kurumlarından birinin siber güvenlik açıklarını tespit ederek hem takdir edilmesi hem de Onur Listesi’ne alınması, üniversitemizin bilimsel altyapısının ve eğitim kalitesinin en somut göstergesidir. Bu duygu ve düşüncelerle başta öğrencimizi yetiştiren çok kıymetli akademisyenlerimize teşekkür ediyorum. Böylesine gurur verici bir başarıya imza atan değerli öğrencimiz Yusuf Nas’ı ise canı gönülden tebrik ediyor, çalışmalarında başarılarının devamını diliyorum."</p>

<p>Rektör Prof. Dr. Özölçer açıklamasında ayrıca gençlerin teknoloji, bilişim ve savunma sanayii gibi stratejik alanlarda yetişmesinin ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, Yusuf Nas’ın başarısının diğer öğrencilere de ilham kaynağı olacağını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/zonguldakli-ogrenci-nasada-hesap-guvenligini-sagladi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Sep 2025 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2025/09/agency/iha/nasanin-guvenlik-acigini-tespit-eden-beun-ogrencisine-takdir-mektubu.jpg" type="image/jpeg" length="81721"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrencilerin işi "PrintHere" ile kolaylaşacak]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/ogrencilerin-isi-printhere-ile-kolaylasacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/ogrencilerin-isi-printhere-ile-kolaylasacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KBÜ öğrencileri kampüs yaşamındaki kırtasiye sorununa çözüm olarak QR kodla 45 saniyede güvenli baskı yapabilen yerli sistem "PrintHere"i geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karabük Üniversitesi (KBÜ) öğrencileri, kampüs yaşamında sıkça yaşanan kırtasiye yoğunluğuna çözüm getirmek amacıyla "PrintHere" adlı yerli baskı sistemini geliştirdi.</p>

<p>Android ve iOS uyumlu mobil uygulama üzerinden çalışan sistem, belgelerin QR kod ile 45 saniyeden kısa sürede güvenli şekilde basılmasına imkan tanıyor.</p>

<p>Yaklaşık altı aylık Ar-Ge sürecinin ardından Karabük Teknokent’te pilot uygulamayla test edilen sistemin, kısa sürede üniversite genelinde yaygınlaştırılması planlanıyor. PrintHere, 7/24 erişim imkanı, kullanıcı dostu arayüzü ve doğrudan cihazlar arasında güvenli veri aktarımı sağlayan (peer-to-peer) altyapısıyla öğrencilerin günlük yaşamını kolaylaştırmayı hedefliyor.</p>

<p>Kurucu ortaklardan KBÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencisi Celalettin Aydemir, öğrencilerin en çok yaşadığı sorunların başında kırtasiyelerin kapalı olması ve uzun kuyrukların geldiğini belirterek, "PrintHere ile bu sorunlara çözüm üretmek istedik. Sistemimiz kampüs yaşamına hız ve kolaylık katıyor" dedi.</p>

<p>Projede yer alan diğer kurucu ortak Ali Rençber de yazılım ve donanım bileşenlerini tamamen kendi ekiplerinin geliştirdiğini vurgulayarak, "PrintHere yüzde yüz yerli ve güvenli bir yapıya sahip. Peer-to-peer altyapısı sayesinde belgeler üçüncü kişiler tarafından görülmeden basılabiliyor" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KBÜ’lü öğrenciler, PrintHere projesi ile geçen nisan ayında TÜBİTAK iş birliğiyle düzenlenen 7. Bolu-Düzce Ar-Ge Proje Pazarı’nda El Cezeri Teknoloji Liderleri Birincilik Ödülü ile İzzet Baysal Teşvik Ödülü’nü kazandı. Proje toplamda 200 bin lira ödülle üniversitenin Ar-Ge alanındaki başarısını taçlandırdı.</p>

<p>Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, PrintHere’in yalnızca bir baskı sistemi olmadığını belirterek, "PrintHere, kampüs yaşamını kolaylaştıran yenilikçi bir proje olmanın ötesinde, öğrencilerimizin üretkenliğini ve teknoloji geliştirme potansiyelini ortaya koyuyor. Üniversite olarak bu tür girişimlerin destekçisi olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, KARABÜK</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/ogrencilerin-isi-printhere-ile-kolaylasacak</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Sep 2025 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2025/09/agency/iha/ogrencilerin-isi-printhere-ile-kolaylasacak.jpg" type="image/jpeg" length="62451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Kuruyor: Bitkiler Su Stresinde, Yangın Riski Artıyor]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/turkiye-kuruyor-bitkiler-su-stresinde-yangin-riski-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/turkiye-kuruyor-bitkiler-su-stresinde-yangin-riski-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar uyardı: Türkiye genelinde bitkiler su kaybına uğruyor, kuraklık ve yangın riski alarm veriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Avrupa Uzay Ajansı’na ait Sentinel-2 uydularından elde ettikleri verilerle yaptıkları analizlerde, Türkiye’nin büyük bölümünde bitki örtüsünün su içeriğini kaybettiğini belirterek, "Artık bir damla tatlı suyun bile kıymeti çok büyük" dedi.</p>

<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, yaptığı açıklamada ülkenin ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya olduğunu belirterek, "Oldukça kurak bir yaz sezonu geçiriyoruz tüm ülke genelinde, yağışlar bu sene çok az oldu" dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Kutoğlu, çevredeki değişimlere dikkat çekerek, "Çevremize de baktığımız zaman bitkilerde bunun etkilerini görüyoruz. Peyzaj alanlarında kurumalar var, ağaçlarda kurumalar var, yapraklarda kurumalar var. Biz bunun ülke genelindeki etkisini görebilmek için, ülkenin tamamında ne olmuş ne bitmiş bunu görebilmek için Avrupa Uzay Ajansının Sentinel-2 uyduları var. Bunlar 5 günde bir aynı bölgeyi yeniden ziyaret ediyorlar" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Harita, bitkilerin yoğun kuraklık nedeniyle su stresine girdiğini gösteriyor"</p>

<p>Haziran ve Ağustos aylarına ait verilerle yaptıkları çalışmayı aktaran Kutoğlu, şunları söyledi:</p>

<p>"Haziran ayındaki uydu verileriyle Ağustos ayındaki uydu verilerini sınıflandırdık. Bunları ayrı ayrı değerlendirdik. Türkiye’nin tamamı için bitki örtüsündeki değişim haritasını ortaya çıkarttık. Bunun için bitkilerdeki sıvı içeriğini, su içeriğini görebilmek için en uygun bantlar yakın kızılötesi ve kısa dalga kızılötesi bantları. Bu bantları kullanarak Haziran ayı için ve Ağustos ayı için su içerisindeki değişimi görmek idi. Elde ettiğimiz görüntüleri su içeriğine göre sınıflandırdığımızda ekranda gördüğümüz tablo karşımıza çıktı. Buradaki haritada beyaz alanlar, Haziran ayı ile Ağustos ayı arasında herhangi bir değişim olmayan yani bitki örtüsünde veya bitkilerdeki su içeriğinde herhangi bir değişim olmayan nötr alanları gösteriyor. Ama beyazdan kırmızıya doğru pembe ve kırmızıya doğru giden renkler bitkilerde ve zeminde ve bitki örtüsünde ciddi bir azalmaya, bitkilerin su içeriğinde ciddi bir azalmaya işaret ediyor. Yani bitkilerin su stresine, yoğun kuraklık nedeniyle su stresine girdiğini bize gösteriyor. Tabii en üst seviyede kırmızı, koyu kırmızı renkler yangın nedeniyle su içeriğinin tamamen ortadan kalktığı, bitki içeriğinin tamamen ortadan kalktığı yerleri gösteriyor."</p>

<p>"Ülke genelinde ciddi bir kuraklık söz konusu"</p>

<p>Geçtiğimiz aylarda yaşanan yangınlara işaret eden Kutoğlu, "Geçtiğimiz aylar içerisinde biliyorsunuz İzmir bölgesinde, Çeşme’de ve Seferihisar’da ciddi yangınlar olmuştur. Orada tabii bitki örtüsü ve su içeriği tamamen ortadan kalktığı için bunları koyu kırmızı görüyoruz. Yine Çanakkale’de, İzmit’te yanan bölgeleri koyu kırmızı olarak görüyoruz ama diğer bölgeler Türkiye’nin tamamına baktığınızda pembe, kızıla çalan renkler var. Yani ülke genelinde ciddi bir kuraklık söz konusu. Bitkilerde bu kuraklık nedeniyle su içeriğini kaybetmişler. Yani su stresine girmişler. Haritada yeşil alanlar var. Bitkilerin Haziran’dan Ağustos ayına yeşerdiğini, boylarının uzadığını, su içeriklerinin arttığını görüyoruz. Bunlar tarım alanları da olabilir veya su kenarlarındaki kendiliğinden gelişen mera alanları da olabilir. Bazı alanlarımızda da ama az sayıda da olsa bazı bölgelerde bitkilerin boy attığını ya da su içeriğinin arttığını görüyoruz. Onlar sağlıklı büyümelerini görüyoruz. O bölgelerde bitkiler sağlıklı gelişimlerini sürdürmüştür" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"İnsanın ulaşabildiği karayolu kenarlarında yangınlar daha sık oluyor"</p>

<p>Kuraklığın yangın riskini artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Kutoğlu, önceki çalışmalarına da atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Yangınlara kuraklığa etkisinden ziyade kuraklığın yangınların artmasında etkisi söz konusu. Bizim geçtiğimiz yıllarda Orman Bölge Müdürlüğü’nde çalışan Mercan Hacısalihoğlu isimli öğrencimizle yapmış olduğumuz bir test çalışması vardı. Orada tespitimiz şuydu: Orman yangınlarının yüzde 85-90’ı insanların ulaşabildiği karayolları kenarlarında olabiliyor. Ortaya çıktığını tespit etmiştik. Tabii bu şu anlama geliyor. Böyle bir kuraklıkta, bitkilerin susuzluk çektiği bir ortamda, siz aracınıza giderken camdan bir sigara izmariti bile atsanız ya da bir kibrit çöpü bile atsanız ormanlar yanabilecek noktada kurak bir sezon geçiriyoruz. Yine o çalışmada yaptığımız tespitlerde orman köylerinin bulunduğu yerlerde yangın daha az çıkıyor. Çünkü orman köylüsü bölgesini koruyor. Ama insanın ulaşabildiği karayolu kenarlarında yangınlar daha sık oluyor. İnsanın erişemediği yerlerde yangınların çok az çıktığını görüyoruz."</p>

<p>"Artık bir damla tatlı suyun bile kıymeti çok büyük"</p>

<p>İklim değişikliğinin artık göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştığını vurgulayan Kutoğlu, bireysel ve kurumsal tedbirlerin kaçınılmaz hale geldiğini söyledi:</p>

<p>"Son olarak hepimizin bu iklim değişikliğinin farkında olmamız lazım. Tatlı suların giderek azaldığının farkında olmamız lazım. O yüzden hepimiz kendimiz bireysel önlemlerimizi almamız gerekiyor ama yine tabii ki hem merkezi idarelere hem de yerel yönetimlere görevler düşüyor. Merkezi idareler ülke geneli için bir takım kanun düzenlemeleri yapmaları lazım. Belediyeler de yine iklim değişikliğine mücadele edecek imar kararları almaları gerekiyor. Örneğin su sıkıntısı çekilmeye başlayan yerlerde yapılması gereken şeyler şunlar. Bir kere imar ruhsatı verirken yağmur hasadını, yağmur depolama sistemlerini zorunlu tutabilirsiniz. Yeşil çatı uygulamalarını zorunlu tutabilirsiniz. Beton alanları daha az tutabilirsiniz. Toprak su geçirgenliği olan peyzaj düzenlemeleri yapılabilir. Peyzaj düzenlemelerinde çok daha az su isteyen peyzaj düzenlemeleri yapılabilir. Çok su isteyen peyzaj düzenlemelerine, az su isteyen peyzaj düzenlemelerinden bahsediyorum. Yine tarımsal alanlarda kuraklığın yüksek olduğu alanlarda yüksek su isteyen bitkiler yerine az su isteyen tarım ürünlerine geçiş yapılabilir. Bununla ilgili politikalar geliştirmek lazım. Bu noktada hem kanun yapıcılara, hem yerel yönetimlere ama tabii ki biz insanlara da bunun farkında olarak uymamız, bizim de kendi uygulamalarımızı geliştirmemiz gerekiyor. Beton alanların üzerinde yeşil örtülerle kapatabiliriz, peyzaj düzenlemeleriyle kapatabiliriz ki kuraklık etkilerini azaltabilelim. Artık bir damla suyun, tatlı suyun bile kıymeti çok büyük."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/turkiye-kuruyor-bitkiler-su-stresinde-yangin-riski-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Aug 2025 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2025/08/agency/iha/kutoglundan-endiselendiren-aciklama-turkiyenin-bitki-ortusu-alarm-veriyor.jpg" type="image/jpeg" length="67122"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BEUN’den dünya bilimine çığır açacak yerli ve milli yazılım]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/beunden-dunya-bilimine-cigir-acacak-yerli-ve-milli-yazilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/beunden-dunya-bilimine-cigir-acacak-yerli-ve-milli-yazilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ZONGULDAK (İHA) – Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde dünya bilimine büyük katkı sağlayacak yerli ve milli bir yazılım geliştirildi. Dünyadaki yer hareketlerinin kolayca takip edilebileceği yazılımla deprem ve heyelan riskleri öngörülebilecek, afet riskleri azaltılabilecek.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (İHA) – Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde dünya bilimine büyük katkı sağlayacak yerli ve milli bir yazılım geliştirildi. Dünyadaki yer hareketlerinin kolayca takip edilebileceği yazılımla deprem ve heyelan riskleri öngörülebilecek, afet riskleri azaltılabilecek.
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div data-pagespeed="true" data-advert="temedya" data-channel="121" id="ad_121"></div><p>Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Kutoğlu liderliğindeki ekip, radar uydu görüntülerini işleyerek yer hareketlerini otomatik olarak tespit eden ve deprem ile heyelan risklerini analiz eden çığır açıcı bir yazılım geliştirdi.
</p><p>Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in desteğiyle hayata geçirilen bilimsel araştırma projesi, yer bilimcilerin afet risklerini belirleme ve zarar azaltma çalışmalarına büyük katkı sağlayacak. Yazılım, bugünden itibaren Türkiye’deki tüm yer bilimcilerin kullanımına açılacak.
</p><p>Otomatik analizle afet riski azalacak
</p><p>BEUN Rektör Yardımcısı ve Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, jeolojik afetlerin insan hayatını ve yerleşim birimlerini tehdit eden en büyük tehlikelerden olduğunu vurgulayarak, bu afetlerin erken tespiti ve zarar azaltma çalışmalarının önemine dikkat çekti. Kutoğlu, geliştirilen yazılımın bu alandaki zorlukları aştığını belirterek şunları kaydetti:
</p><p>"Depremler, heyelanlar gibi olaylar gerek insan hayatını gerekse yerleşim birimlerini tehdit eden en büyük jeolojik afetler. Bu jeolojik afetlerin ortaya çıkartılması, erken uyarı yapılabilmesi, zarar azaltma çalışmalarının yapılması, aktif hayatlarının belirlenmesi, aktif eylemlerin belirlenmesi gibi çalışmalar günümüzün en ileri teknolojisi radar uyduları ile gerçekleştirilebilmektedir. Ancak maalesef bu radar uydularının işlenmesi o kadar kolay bir çalışma değil. Bu gerek ülkemizde gerekse dünyada az sayıdaki bilim insanı tarafından gerçekleştirilebiliyor. Bunların proseslenmesi son derece zahmetli bir iş ve arka planda çok sayıda programın koşturulması ve değerlendirilmesi gerekiyor. Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in desteğiyle birlikte bilimsel araştırma projelerinden aldığımız maddi destekle biz bu süreçleri son derece kolaylaştıran, otomatize eden bir yazılım gerçekleştirdik."
</p><p>16 ayrı yazılım tek çatıda birleştirildi
</p><p>Geliştirilen yazılımın teknik detaylarına da değinen Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, sistemin 2014 yılından bu yana çekilen radar uydu görüntülerini analiz edebildiğini ifade etti. Kutoğlu, yazılımın kullanım kolaylığını şu sözlerle anlattı:
</p><p>"Bu yazılım sayesinde 2014 yılından itibaren günümüze kadar radar uydu görüntülerini alarak arka planda 16 tane ayrı yazılımı birleştirip otomatik bir şekilde görüntüleri değerlendiren bir yazılım ortaya çıktı. Bu yazılım şu anda bizim üniversitemizin sunucuları üzerinden çalışıyor ve internet üzerinden erişip bunu herhangi bir kişinin 5-10 dakikalık bir eğitimle bu çalışmayı gerçekleştirmesi mümkün. Burada gerçekleştirilen uygulama ile hangi bölgede çalışmak istiyorsanız ki bu bölge artık Türkiye ile de sınırlı değil. Aktif jeolojisi bulunan dünya üzerindeki tüm bölgeleri Amerika’dan Avrupa’ya, Afrika kıtasına kadar tüm bölgeleri diğer bilimcilerimizin çalışması mümkün hale getirdik. Burada çalışacağınız bölgeyi geometrik olarak seçiyorsunuz. Ondan sonra hangi tarihler arasında görüntü işlemek istiyorsanız o tarihleri yazıyorsunuz ve bir butona bastığınız zaman yazılım çalışmaya başlıyor. Bu seçtiğiniz bölgenin büyüklüğüne ve zaman aralığına bağlı olarak arka planda görüntüleri uzay ajanslarından indiriyor ki bu görüntülerin büyüklüğü GB boyutunda. Bunları indirdikten sonra da yine arkada otomatik olarak adım adım 16 tane ayrı program çalışıyor ve en sonunda seçtiğimiz bölgedeki yer hareketlerinin zaman serisi olarak gösterilmesi mümkün oluyor."
</p><p>"Bu çalışmadan binlerce yayın çıkabilir"
</p><p>Yazılımın yer bilimcilere sağlayacağı faydaları da sıralayan Prof. Dr. Kutoğlu, afet risklerinin tespitinde ve zarar azaltma çalışmalarında önemli rol oynayacağını dile getirdi:
</p><p>"Bu sayede ne olabilir ne elde ederiz? Yer hareketi olan yerleri rahatlıkla tespit edebiliyoruz. Harita üzerinde tıkladığımızda herhangi bir bölgedeki seçtiğimiz zaman aralığındaki hareketleri zamanla değişen boyutta tespit edebiliyoruz. Böylece yer bilimciler aktif eylemleri tespit etme, fay hatlarını tespit etme, hangi faylar ölü, hangi faylar aktif bunları belirleme, fayların uzunluğunu, bu uzunluğa bağlı olarak ortaya oku çıkartabilecekleri depremin büyüklüğü gibi parametreleri çözmemiz mümkün. Böylece de zarar azaltma çalışmalarını yürütmek mümkün hale geliyor. Biz bu yazılımı kendimiz için değil, bütün ülkemizdeki yerbilimciler için gerçekleştirdik. Sadece kendimiz kullanmaya kalkarsak, buradaki her bir ayrıntıyı çalışmak, buradan sayısız yayın çıkabilir, binlerce yayın çıkabilir. Bizim ömrümüz bu kadar yayını yapmaya yeterli değil. Bugünden itibaren rektörümüzün de talimatıyla biz bu uygulamayı ülkemizdeki ilgi duyan tüm yer bilimcilerin kullanımına açacağız. Program dediğimiz gibi bizim sunucularımız üzerinde kurulu durumda."
</p><p>"Türkiye’nin öncü üniversitelerinden biri olduk"
</p><p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise projenin önemine vurgu yaparak, üniversitenin bu alanda Türkiye’nin öncü kurumlarından biri haline geldiğini ifade etti. Rektör Özölçer, geliştirilen yazılımın Türkiye ve millet için hayırlı olmasını diledi:
</p><p>"Şu anda rektör yardımcımız Prof. Dr. Hakan Kutoğlu hocamızın geliştirmiş olduğu radar uydularından yer hareketlerinin izlenmesi programıyla ilgili buradayız. Bu programla Hakan Kutoğlu ve ekibi pek çok programın radar uydularından gelen görüntülerin pek çok programla işlenmesi zorluğunu aşarak tek bir programa indirilmesi ve herkes tarafından uzman olmayan kişiler tarafından bile kullanılabilmesine imkan sağlayan bir program geliştirdiler. Biz de bu programa inancımız tam olduğu için BAP tarafından bütün masraflarını karşılayarak programın hazırlanıp üniversitemiz ve daha sonra da Türkiye’nin hizmetine kullanabilmesi için gerekli desteği verdik. Bu yer hareketlerinin izlenmesi konusunda yapılan programla Türkiye’de en öndeki üniversitelerden biri olduğumuzu artık söyleyebiliriz. Bu programla deprem, fay hatları ve heyelanlar takip edilebilecek. Belki heyelanlar daha önceden tahmin edilebilecek ve depremlerle, fay hatlarla ilgili ayrıntılı çalışmalar daha rahat yapılabilecek zamandan tasarruf ve pek çok ekstra işten tasarruf edilmesini sağlayan bir program. Pek çok şeyde uzman olmadığınız zaman bu pek çok programı çalıştırıp görüntüyü işlemek ve elde etmek, sonuçları elde etmek o kadar zor. İnsanların bu uzmanlık alanlarını aradan çıkarıp daha basite indirgeyen, daha basitleştiren ve kullanılır hale getirilen bir program. Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun. Şu anda bizim sunucularımız üzerinde çalışan program. Daha sonra farklı alternatiflerle de sunulabilir. Bizim sunucularımıza girip çalışmak isteyen tüm bilim adamları veya başka sahil kişiler bunu kullanabilecek. Radar uydularının görüntülerini işleyip dünyanın herhangi bir yerindeki yer hareketlerini tespit edebilecekler. Bu da hepimiz için bir fayda sağlıyor. Teşekkür ediyoruz."
</p><p>Afet riski taşıyan bölgelerin tespitinde hayati önemi var
</p><p>Proje kapsamında, Sentinel-1 radar uydu görüntülerinden elde edilen verilerin analiz edilmesini sağlayan bir analiz aracı geliştirildi. Projenin temel hedefi, deprem, heyelan ve yer hareketleri gibi doğal afetlerin takibini kolaylaştırmak ve belirli alanlarda yer yüzeyindeki tüm değişimleri analiz etmek olarak belirlendi.
</p><p>Gerçekleştirilen bu proje sayesinde, afet riski taşıyan bölgelerde erken teşhis ve müdahale imkanları artarken, kaçak yapılaşma ve yer yüzünde meydana gelen yer değiştirmelerin tespit edilebilmesi de sağlanıyor. Geliştirilen yazılımın, Türkiye’nin afetlere karşı direncini artırması ve yer bilimleri alanındaki araştırmalara önemli katkılar sunması bekleniyor.
</p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/beunden-dunya-bilimine-cigir-acacak-yerli-ve-milli-yazilim</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Jul 2025 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2025/07/agency/iha/beunden-dunya-bilimine-cigir-acacak-yerli-ve-milli-yazilim.jpg" type="image/jpeg" length="37712"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Önemli Projenin Merkezi 5 Nisanda Açılacak]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/onemli-projenin-merkezi-5-nisanda-acilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/onemli-projenin-merkezi-5-nisanda-acilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BAKKA desteğiyle hayata geçirilecek ve bölgenin önemli projelerinden  olan Siber Vatan Projesi merkezi 5 Nisan’da hizmete açıllacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>KARABÜK (İHA) - Türkiye Siber Vatan Programı çerçevesinde Karabük Üniversitesine kurulacak Siber Vatan Yetkinlik Merkezi için yer tesliminin yapıldığı bildirildi.</strong><br />
Karabük Üniversitesinde (KBÜ) kurulacak Siber Vatan Projesi Yetkinlik Merkezi için yer teslimi gerçekleştirildi. Bölgenin önemli projelerinden biri olan ve Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) desteğiyle hayata geçirilecek merkezin 5 Nisan’da hizmete açılması bekleniyor.<br />
Konuyla ilgili açıklama yapan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, projenin üniversitenin teknoloji ve inovasyon odaklı vizyonuyla uyumlu olduğunu söyledi. Rektör Kırışık, "Karabük Üniversitesi olarak teknoloji ve güvenlik alanındaki gelişmeleri yakından takip ediyor, ülkemizin dijital dönüşüm sürecine katkı sağlamak için çalışmalar yürütüyoruz" dedi.<br />
Merkezin siber güvenlik alanında ülkede önemli bir üs olacağını da kaydeden Kırışık, "Merkez, öğrencilerimize ve araştırmacılarımıza yeni fırsatlar sunarak akademik ve sektörel iş birliklerini güçlendirecek. Üniversitemize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Paragraf Metniniz (1)" class=" detail-photo img-fluid" height="487" src="https://karabukderinhabercom.teimg.com/karabukderinhaber-com/uploads/2025/02/paragraf-metniniz-1.png" width="829" /><br />
Proje, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yavuz Sun, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) Genel Sekreteri Mehmet Çetinkaya, Bilgi İşlem Daire Başkanı Dr. Öğretim Üyesi İsa Avcı, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Fedayi Kesin, yüklenici firma yetkilileri ve müşavir firma temsilcilerinin katılımıyla atılan imzalarla başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, KARABÜK</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/onemli-projenin-merkezi-5-nisanda-acilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2025/02/kbu-rektor.png" type="image/jpeg" length="52171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BEUN'da Yapay Zeka Etkinliği Düzenlenecek]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/beunda-yapay-zeka-etkinligi-duzenlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/beunda-yapay-zeka-etkinligi-duzenlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) 24-25 Nisan 2025 tarihlerinde Yapay Zeka etkinliğine ev sahipliği yapacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zonguldak</strong>&nbsp;Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde, 24-25 Nisan 2025 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Yapay Zeka ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi,&nbsp;<strong>Zonguldak</strong>&nbsp;Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Bilgi Güvenliği Derneği işbirliğinde "5th International Artificial Intelligence and Data Science Congress" etkinliği gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Etkinlik; iki üniversitenin Yapay Zeka ve Siber Güvenlik merkezlerinin iş birliğinde Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilecek. Etkinlik düzenleme kurulu başkanı BEUN Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Semih Çakır etkinlik ile ilgili şunları dile getirdi: " Siber saldırılar ve kötü amaçlı yapay zeka kullanımları gün geçtikçe artmaktadır. Toplumda iki kavramın yeterince anlaşılması ve öneminin vurgulanması, bireylerin ve kurumların farkındalıklarının artırarak teknolojinin güvenli ve etik kullanımının anlatılması gerekmektedir. Ayrıca düzenleme kurulumuz olarak çok güçlü bir ekosisteme sahibiz ve devletimizin farklı kademelerinden çok değerli üyeler ile bu etkinliği planlıyoruz. Cumhuriyetin ilk illi ve ilk üniversitesinde düzenleyeceğimiz ICADA2025 etkinliği, akademisyenler, uzmanlar, sivil toplum kuruluşları, öğrenciler ve girişimciler için buluşma noktası olacaktır. Bu sayede yeni fikirlerin ve projelerin ortaya çıkmasına olanak tanıyacak, iş birliği fırsatları sunacaktır. Etkinliğimize verdikleri destek ve imkanlar için Sayın Rektörlerimiz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ve Prof. Dr. Saffet Köse’ye, bizler ile birlikte olacak kamu kurum kuruluşlarımızdan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı’na, Havelsan’a, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’ne, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu USOM’a ve görüşmelerimizin devam ettiği etkinliğimizi destekleyecek şirketlerimize çok teşekkür ediyoruz."</p>

<div id="9A8D0A12_6780_6D90_0C3A_E7FB25570F4D"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/beunda-yapay-zeka-etkinligi-duzenlenecek</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Feb 2025 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2025/02/c-b-b-b-c.jpeg" type="image/jpeg" length="32326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KBÜ’lü akademisyenlerden savunma sanayisi ve askeri alanlara özel yüksek çözünürlüklü milli ekran hamlesi]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/kbulu-akademisyenlerden-savunma-sanayisi-ve-askeri-alanlara-ozel-yuksek-cozunurluklu-milli-ekran-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/kbulu-akademisyenlerden-savunma-sanayisi-ve-askeri-alanlara-ozel-yuksek-cozunurluklu-milli-ekran-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KARABÜK ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ FAKÜLTESİ MEKATRONİK MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. MUSTAFA ANUTGAN VE MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ TIP MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. TAMİLA ANUTGAN, ASELSAN İŞ BİRLİĞİYLE YAPILAN ÇALIŞMA İLE ÖZELLİKLE SAVUNMA SANAYİSİ VE ASKERİ ALANLARDA, YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜĞE VE YÜKSEK KONTRAST ORANINA SAHİP EKRANLARIN İHTİYACA YÖNELİK VE TAMAMEN BAĞIMSIZ OLARAK TASARLANIP ÜRETİLMESİ HEDEFLENİYOR.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>Karabük Üniversitesi ve ASELSAN iş birliğiyle yapılan çalışma ile özellikle savunma sanayisi ve askeri alanlarda, yüksek çözünürlüğe ve yüksek kontrast oranına sahip ekranların ihtiyaca yönelik ve tamamen bağımsız olarak tasarlanıp üretilmesi hedefleniyor.</h3>

<p>Yapılan çalışma kapsamında ilk etapta düşük çözünürlükte bir prototip hazırlayan akademisyenler şimdiki aşamada yüksek çözünürlüğe sahip olan, özellikle askeri alanlarda arazi, sıcaklık, toz, su koşulları gibi belli özelliklere sahip yüksek çözünürlüğe sahip olacak şekilde milli ekran çalışmasını sürdürüyor.</p>

<p>“İnce Film Transistor Dizinlerinin Geliştirilmesi” çalışmasıyla OLED teknolojisinin hareketli görüntüler oluşturabilir özellikte ve renkli piksel yapılarını destekleyecek şekilde ASELSAN tarafından kazanılması sonucunda yüksek çözünürlüklü özgün ekranlar askeri amaçlarla istenen ebatlarda özel olarak tasarlanabilecek ve özellikle aviyonik uygulamalarda kullanılabilecek.</p>

<p>ASELSAN ile birlikte yürüttükleri proje ile yerli üretim olacak şekilde yüksek çözünürlüklü ekran yapımı gerçekleştirebileceklerini ifade eden Mühendislik Fakültesi Tıp Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamila Anutgan, “Biz AMOLED ekran için İnce Film Transistörlerimizi cam üzerinden kendi imkanlarımızla Karabük Üniversitesinde üretmekteydik. ASELSAN ile yapılan görüşmeler ve verilen destek neticesinde İnce Film Transistörü Dizin üretiminin sanayide de uygulanması mümkün olacak. Hem yarı iletken hem yalıtkan hem de metal özelliklerini taşıyan çeşitli ince filmleri üretebilmekteyiz. Bunların hepsini kullanarak bir aygıt ortaya çıkarmaktayız. Aygıtı kullanarak bir ekranın devresini oluşturabilirsiniz. Bizim de amacımız İnce Film Transistörü dizini ve organik ışık yayan diyotu kullanarak ve bunların ikisini birleştirerek bir ekran prototipi ortaya koymaktır. Düşük çözünürlükte bir prototipimiz mevcuttur. Şimdiki aşamada biz yüksek çözünürlüğe geçmekteyiz. Bu araştırmalarımızı biz sürdürürken aslında amacımız sadece uluslararası literatüre katkıda bulunmaktaydı. ASELSAN ile birlikte yürüttüğümüz bu proje sayesinde artık bir millileştirme söz konusu ve savunma sanayimizde de İnce Film Transistörü ile dizin üretiminin mümkün olması sağlanacaktır” dedi.</p>

<p>“Aygıt kalitesinde İnce Film Transistör üreten ilk ve tek grup”</p>

<p>Aygıt kalitesinde İnce Film Transistör üreten ilk ve tek grup olduklarını söyleyen Teknoloji Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Prof. Dr. Mustafa Anutgan, “İlk başta basit malzemelerle başladık üretime. O malzemeleri geliştirerek ve farklı malzemeleri bir arada art arda üreterek, daha sonrasında onların desenlenmesi gibi süreçlere tabi tutarak aygıt üretimini başardık. Ürettiğimiz aygıtlar ekran teknolojisinin temelini oluşturan İnce Film Transistörler. Bu transistörler ekranda bulunan piksel dediğimiz ışık veya noktaların hangi zamanda hangi şiddette yanacağına karar veriyor. Bunu biz Türkiye’de ilk defa yapan grubuz. Bu tür çalışmalar yapan gruplar var ancak daha çok onlar araştırma alanında yer alıyor. Biz direkt ürüne yönelik bir çalışma yapmaya çalışıyoruz. Bu alanda da aygıt kalitesinde İnce Film Transistör üreten ilk ve şimdilik tek grubuz. Bunu duyan ve öğrenen ASELSAN bu alanda bir ilerleme misyonları olduğu için bizimle iletişime geçtiler ve bir proje başlattık. Bu projede şu anda ilk başta düşük çözünürlükte bir ekran prototipi ürettik. Şimdi de yüksek çözünürlüğe geçiş yaptık. Yüksek çözünürlükte de matris içinden yani ekranın içerisindeki her bir pikselden ayrı ayrı ölçümler ve sonuçlar almaya başladık” diye konuştu.</p>

<p>“Uzak Doğu’dan Avrupa’ya kadar bu alanda çalışan ve ürün üreten herhangi bir ülke yok”</p>

<p>Ekran teknolojisinin günümüzün temel parçalarından biri olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Mustafa Anutgan, “Cep telefonlarından, televizyonlara birçok alanda kullanılıyor. Ancak bu sivil dediğimiz pazar belli büyük şirketlerin tekelinde gibi düşünebilirsiniz. Bizim ürettiğimiz ekranlar daha çok özel kullanıma ve ASELSAN ile çalıştığımız için daha çok askeri alandaki ekranlara uygulanacak. Bu ekranların sivil ekranlardan farkı, belli koşulları sağlaması. Arazi, sıcaklık, toz, su koşulları, bunları sağlayacak şekilde belli özelliklere sahip olması gerekiyor. Bu alanda geliştirmeleri yapıyoruz” şeklinde sözlerini sürdürdü.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Anutgan, ekran teknolojisine sahip belli sayıda ülke olduğunu ifade ederek, “Özellikle Uzak Doğu’da belli ülkeleri biliyoruz ve Avrupa’da birkaç ülke bu alanda yetkin. Ancak Uzak Doğu’dan Avrupa’ya kadar bu alanda çalışan ve ürün üreten herhangi bir ülke yok. Biz burada kendi başımıza ve herhangi bir yere bağlı olmadan sıfırdan başlayarak ekran oluşturabilecek yetkinliğe sahip oluyoruz” diye konuştu.</p>

<p>“Kendi ürünümüzü kendi tasarımıyla üretebilir hale geleceğiz”</p>

<p>“Askeri uygulamalarda herhangi bir yerde bir ekran ihtiyacı olduğunda dışarıdan herhangi bir sipariş beklemek zorunda kalmadan kendi ürünümüzü kendi tasarımıyla üretebilir hale geleceğiz” diyen Prof. Dr. Mustafa Anutgan, şu anda prototip üretim aşamasında olduklarını, dile getirdi.</p>

<p>Bu kapsamda testler yaptıklarını da söyleyen Prof. Dr. Anutgan, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Düşük çözünürlükte prototipini ürettik, yüksek çözünürlükte işler daha karmaşıklaşıyor ve daha zorlaşıyor. Burada da belli bir yol katettik, matris içinden belirli pikselleri adresleme yaparak ölçümleri alabiliyoruz. Bunun topyekun olarak bir ekrana dönüşmesi yine birkaç yıl sürecektir. Birkaç yıl içerisinde ekranlarımızı çalışır vaziyette ve prototip şeklinde görmüş olmayı umuyoruz.”</p>

<p>“Minyatür OLED Ekran Birimi Geliştirilmesi Projesi” kapsamında Karabük Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Anutgan ve Mühendislik Fakültesi Tıp Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamila Anutgan, Demir Çelik Enstitüsü Malzeme Araştırma ve Geliştirme Merkezinde (MARGEM) yaptıkları “İnce Film Transistör Dizinlerinin Geliştirilmesi” çalışmasıyla ekran arkapanel geliştirilmesi ve prototip üretimi çalışmalarını yürütüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, KARABÜK</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/kbulu-akademisyenlerden-savunma-sanayisi-ve-askeri-alanlara-ozel-yuksek-cozunurluklu-milli-ekran-hamlesi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Nov 2023 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2023/11/agency/iha/kbulu-akademisyenlerden-savunma-sanayisi-ve-askeri-alanlara-ozel-yuksek-cozunurluklu-milli-ekran-hamlesi.jpg" type="image/jpeg" length="60870"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kardemir YKB İsmail Demir’den ALTAY Tankı açıklaması]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/eski-savunma-sanayi-baskani-ismail-demirden-altay-tanki-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/eski-savunma-sanayi-baskani-ismail-demirden-altay-tanki-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CUMHURBAŞKANLIĞI SAVUNMA SANAYİİ ESKİ BAŞKANI İSMAİL DEMİR,  ALTAY ANA MUHAREBE TANKI’NIN (AMT) SERİ ÜRETİME GEÇEMEMESİNİN NEDENİNİN ANLAŞMA YAPILAN ÜLKENİN GÜÇ PAKETİNİ VERMEMESİNDEN KAYNAKLANDIĞINI BELİRTTİ.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir, ALTAY Ana Muharebe Tankı’nın (AMT) seri üretime geçememesinin nedeninin anlaşma yapılan ülkenin güç paketini vermemesinden kaynaklandığını belirtti. Demir, "Algı üzerinden Savunma Sanayi’yi dövmeye, suçlamaya kalktılar. Bu adil değil. Şimdi ne oldu? Güç paketimiz belli bir aşamaya geldi. Ara çözüm olarak da Kore’den güç paketi meselesi gündem aldık. Onunla tankımızı koşturduk. İlk seri üretimler onunla başlayacak” dedi.</p>

<p>Karabük Üniversitesinde 2023-2024 Akademik yılı açılış töreni yapıldı. 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonunda düzenlenen tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Açılış töreninde konuşan Karabük Valisi Mustafa Yavuz, “Üniversitemizden kendi alanında öncü 13 akademisyenlerimiz dünyanın en etkili bilim insanı listesinin adını yazdırarak ilimiz ve ülkemiz için büyük gurur kaynağı olmuştur. Tüm bu başarıla Karabük Üniversitesi’nin eğitimdeki kalite anlayışını yansıtmaktadır. Bu nedenle 2023-2024 akademik yılında da üniversitemizin ulusal ve uluslararası alandaki başarılarını sürdüreceğine şüphem yoktur” dedi.</p>

<p>“Türkiye 100 yılını inşa etmek, Türkiye 100 yılını inşa edecek nesilleri yetiştirmek, tüm dünyada aklı vicdanı, merhameti, adaleti, bilimi, kalkınmayı, ilerlemeyi, barışı, kardeşliği tesis etmek ve insanlığa daha iyi bir miras bırakmak için hiç durmadan çalışacağız” diyen KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, “Çeşitli projeler üzerinde göreve geldiğimiz günden bu yana çalışmalar ve planlamalar yürütüyoruz. Bu projelerimizin meyvelerini toplamaya başladık. Tasarım aşaması tamamlanmış, sosyal bilimler festivalini inşallah Karabük’te gerçekleştireceğiz. Üniversite, lise ve ortaokul kategorilerinde yarışma başlıkları açarak Türkiye çapından öğrencilerin bu yarışmalara katılmasını teşvik edeceğiz. Hem üniversite düzeyinde diğer üniversitelerle işbirliği içerisinde bu programı oluşturacağız hem Milli Eğitim Bakanlığımızla lise ve ortaokul düzeyinde bu yarışmalara katılımı teşvik edeceğiz. Böylelikle Türkiye’de daha önce hiç yapılmamış, boşluğu çok ciddi bir şekilde hissedilen sosyal bilimler sahasında düşünmeyi, proje üretmeyi, sosyal modern tasarlamayı, ülkesinin sorunlarına geliştirilmesi gereken noktalara dünyanın sorunlarına ve geliştirilmesi gereken noktalara proje üreten, sosyal model tasarlayan bir nesli Türkiye yüzyılı neslini hep birlikte inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Törende KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. İsmail Demir 100. Yılda Türkiye Vizyonu’na yönelik ders verdi.</p>

<p>“Prototip geliştirmede motor ve transmisyon veren ülke o safhada vermedi”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Demir, bir katılımcının ALTAY Tankının seri üretime geçememesinin nedenini sorması üzerine şunları söyledi:</p>

<p>“Yani ALTAY tankı prototip olarak üretildi. Testleri geçti. Seri üretim aşamasına geldiğimizde ise geliştirme yapan şirketten seri üretim teklifi istedik. Fiyat bizim hesaplarımıza göre çok pahalı geldi. Bir daha teklif istedik, fiyat biraz düşük ama yine pahalı. Açık ihaleye çıktık. Diğer 3 tekliflerde ve geliştiren şirketin verdiği tekliften 600 milyon euro daha düşük teklifle ihaleyi başka bir şirkete verdik. Sonra prototip geliştirme safhasında güç paketi dediğimiz motor ve transmisyon veren ülke o safhada vermedi. Şimdi vermeyince siz bütün prototipinizi, bütün sisteminizi bir güç paketi etrafında geliştirmişsiniz ve güç paketiniz yok. Seri üretime nasıl geçeceksiniz ve daha da ilginci bu ülke vermem demiyor, ‘müsaadeler işlemde’ diyor. Sayın Cumhurbaşkanımız o ülkenin Başbakanı ve bir fiil görüşmede birkaç kere gündeme getirmesine rağmen ‘Çalışıyoruz benim yetkim de değil’ cevaplarıyla karşılaştı. Bu durumda tankınızı nasıl yapacaksınız? İş başa düştü. Kendi motor ve transmisyonuzu geliştireceksiniz. Motor bir nebze daha kısa zamanda yapılabilir ama transmisyonu dünyada sadece 2 ülke yani 2 firma yapabiliyor.”</p>

<p>“Algı üzerinden Savunma Sanayi’yi dövmeye, suçlamaya kalktılar”</p>

<p>Seri üretime geçilmemesine yönelik yapılan eleştirilerle ilgili de konuşan Demir, “Bu arada algı olarak Altay Tankı ne için gecikti denildi. Ya kardeşim hırsızın hiç mi suçu yok? Yani bunu vermeyen ülkeye, genelde bu eleştiriyi yapanların ben bir tanesini bile o ülkeye ‘Bir dakika kardeşim biz bir Türkiye olarak bütünüz. İktidar-muhalefet fark etmez. Siz bu kötülüğü, NATO müttefiki olduğumuz halde bu art niyeti nasıl yaparsınız’ demedi. O algı üzerinden Savunma Sanayi’yi dövmeye, suçlamaya kalktılar. Bu adil değil. Şimdi ne oldu? Güç paketimiz belli bir aşamaya geldi. Ara çözüm olarak da Kore’den güç paketi meselesi gündem aldık. Onunla tankımızı koşturduk. İlk seri üretimler onunla başlayacak” diye konuştu.</p>

<p>Konuşmaların ardından öğretim üyelerine Akademik Teşvik Ödülleri Başarı Belgeleri teslim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, KARABÜK</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/eski-savunma-sanayi-baskani-ismail-demirden-altay-tanki-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Oct 2023 19:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2023/10/agency/iha/eski-savunma-sanayi-baskani-ismail-demirden-altay-tanki-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="81586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektronik cihazlarda ısınma problemi ortadan kalkıyor]]></title>
      <link>https://www.karabukderinhaber.com/elektronik-cihazlarda-isinma-problemi-ortadan-kalkiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.karabukderinhaber.com/elektronik-cihazlarda-isinma-problemi-ortadan-kalkiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ELEKTRONİK ALETLERDE OLUŞAN AŞIRI ISINMA PROBLEMİ 'ISI ALICILAR' SAYESİNDE ORTADAN KALKACAK.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elektronik cihazlarda oluşan aşırı ısınma problemi ’ısı alıcılar’ sayesinde ortadan kalkacağı belirtildi.
</p><p>Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burak Markal yürütücülüğünde yapılan, “Kademeli Genişleyen Akış Kesitine Sahip Mikro Pim Tipi Kanatçıklı Isı Alıcılarda Kaynamalı Akışın Deneysel İncelenmesi” başlıklı TÜBİTAK 1001 projesi, elektronik cihazlarda oluşan aşırı ısınma problemini ortadan kaldırmayı hedefliyor.
</p><p>Yapılan projeyle ilgili bilgi veren Doç. Dr. Burak Markal, “Günümüzde savunma sanayisi, tıp ve bilgisayar teknolojileri gibi birçok alanda gelişmiş elektronik sistemler kullanılmakta. Bu elektronik sistemlerin her terkibi de mikro işlemciler. Mikro işlemciler yaklaşık 10 sene önce 2 milyar civarında transistör kullanılırken, günümüzde bu sayı 100 milyara kadar çıktı. Bu mikro işlemcilerin fonksiyonelliğini artmasının doğal bir sonucu olarak karşımıza çıkmakta. Fakat aynı zamanda aşırı ısınma problemlerine de yol açmakta. Bu transistörler bir miktar ısı açığa çıkartmaktadır. Sayı yükseldikçe atık ısı artmaktadır. Bu ısı uzaklaştırılamazsa aşırı ısınma problemi dolayısıyla aşırı sıcaklık meydana gelerek mekanik deformasyon ilgili sistemin çalışamaması gibi bir problem ortaya çıkmaktadır. Bu problemi çözmek için yürütücüsü olduğum TÜBİTAK projesini başarıyla tamamladık. Bu proje ’Kademeli Genişleyen Akış Kesitine Sahip Mikro Pim Tipi Kanatçıklı Isı Alıcılarda Kaynamalı Akışın Deneysel İncelenmesi’ başlığıyla yürütüldü. Proje 3’ü özgün olmak üzere toplam 5 farklı ısı alıcı kullanıldı. Bu ısı alıcıların 2 tanesi karşılaştırmalı analizde kullanılmak üzere konvansiyonel yapıda tasarlandı” ifadelerini kullandı.
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Elektronik cihazlardaki aşırı ısınma problemine çözüm yöntemi geliştirdiklerini belirten Markal, “Mikro kanallarda kaynamalı akış en etkin soğutma teknikleri arasında yer almaktadır. Yüksek bir potansiyele sahiptir. Fakat bu potansiyelden istenilen düzeyde yararlanılamamaktadır. Bunun başlıca sebeplerinden biri mikro kanallar içerisinde kabarcığın sıkışması dediğimiz olaydır. Bu kabarcık sınırlanması veya tıkanması olayı sonucunda akış sağlanamamakta ve soğutma işlemi gerçekleştirilememektedir. Bunun yanı sıra yine kabarcıklaşmanın kanal boyunca sürdürülememesi veya yüzeyin istenilen düzeyde ıslatılamaması gibi temel sorunlar sonucunda yüksek potansiyelli soğutma tekniğinden yeterince fayda saklanılamamaktadır. Dolayısıyla yürütücüsü olduğum proje çerçevesinde geliştirdiğimiz ısı alıcılar ile bu problemlerin tamamının üstesinden geldik. Yapılan çalışma sonucunda yüzde 800’ün üzerinde ısı performans üzerinde ısı iyileşme elde edildi. Projeden elde ettiğimiz çıktılarla elektronik sistemlerdeki aşırı ısınma problemlerine etkin bir çözüm yöntemi geliştirmiş olduk” şeklinde konuştu.
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.karabukderinhaber.com/elektronik-cihazlarda-isinma-problemi-ortadan-kalkiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Jun 2023 09:06:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://karabukderinhabercom.teimg.com/crop/1280x720/karabukderinhaber-com/uploads/2023/06/agency/iha/elektronik-cihazlarda-isinma-problemi-ortadan-kalkiyor.jpg" type="image/jpeg" length="12752"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
