Ramazan ayında uzun süren açlığın ardından vücudu yormadan beslenmek büyük önem taşıyor. Bu noktada hurma, hem geleneksel bir tercih hem de besin değeri yüksek bir meyve olarak öne çıkıyor. Küçük bir porsiyonla enerji sağlayabilmesi, onu özellikle iftar sofralarının ilk sırasında konumlandırıyor. İçeriğinde bulunan doğal şekerler, gün boyu düşen kan şekerinin dengeli biçimde toparlanmasına yardımcı olurken ani halsizlik hissini azaltabiliyor.
Hurma aynı zamanda lif bakımından zengin bir meyve. Bu özelliği sayesinde sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlıyor. Uzun süreli açlık ve ardından gelen yoğun yemek tüketimi mide ve bağırsakları zorlayabilirken, hurma daha rahat bir geçiş sunabiliyor. Tokluk hissini desteklemesi de özellikle sahurda tercih edilmesinin başlıca nedenlerinden biri.
Vitamin ve mineral açısından da dikkat çeken hurma; potasyum, magnezyum ve demir gibi önemli bileşenler içeriyor. Bu mineraller hem kas ve sinir sisteminin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunuyor hem de gün içinde yaşanan yorgunluğun azalmasına destek olabiliyor. Antioksidan özellik taşıyan bileşenleri ise hücreleri serbest radikallere karşı koruyarak bağışıklık sistemini destekliyor.
Kalp ve damar sağlığı açısından da olumlu etkileri bulunan hurma, kan basıncının dengelenmesine yardımcı olabilecek mineraller içeriyor. Bununla birlikte kemik sağlığına katkı sağlayan kalsiyum ve fosfor gibi öğeler de yapısında yer alıyor. Düzenli ve ölçülü tüketildiğinde hem fiziksel hem de zihinsel performansa destek sağlayabiliyor.
Uzmanlar, sağlıklı bireyler için günlük birkaç adet hurmanın yeterli olabileceğini belirtiyor. Ancak diyabet, kilo problemi veya mide hassasiyeti bulunan kişilerin porsiyon kontrolüne dikkat etmesi gerekiyor. Her besinde olduğu gibi hurmada da önemli olan nokta, dengeli ve bilinçli tüketim.