Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, günlük yaşamda ihmal edilen su tüketiminin beyin fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Beynin büyük bölümünün sudan oluştuğunu hatırlatan Demirel, yetersiz sıvı alımının beyne giden kan akışını azaltabildiğini, bunun da kısa süreli unutkanlık ve öğrenme güçlüğü gibi sorunları tetikleyebileceğini dile getirdi.

BEÜN Hastanesi’nde görev yapan Doç. Dr. Demirel, hafif düzeydeki sıvı kaybının dahi zihinsel performansta düşüşe yol açabileceğine dikkat çekerek, susuzluğun sinir hücreleri arasındaki iletişimi yavaşlattığını belirtti. Bu durumun; konsantrasyon azalması, kelime bulmakta zorlanma ve dikkat dağınıklığı gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini ifade etti.

“Kelime bulmakta zorlanıyorsanız sebebi susuzluk olabilir”

Susuzluğun beyin üzerindeki etkilerini anlatan Demirel, yeterli sıvı alınmadığında beyin hücreleri arasındaki iletişimin yavaşladığını; bunun da özellikle dikkat ve kısa süreli bellek üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabildiğini söyledi. Demirel, “Kişi eşyasını nereye koyduğunu hatırlamayabilir, konuşurken kelime bulmakta zorlanabilir, bazen isimleri unutabilir ya da başladığı işi yarım bırakabilir. Bu tür durumlar çoğu zaman yeterli sıvı alımıyla düzelebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Yaşlılarda “sessiz risk”: Kronik susuzluk

Yaş ilerledikçe susama hissinin zayıfladığını vurgulayan Demirel, bu nedenle yaşlı bireylerin farkında olmadan kronik susuzluk yaşayabileceğini aktardı. Bu tablonun; dalgınlık, dikkat eksikliği ve ani gelişen kısa süreli bellek problemleri gibi belirtilere neden olabileceğini belirten Demirel, beyin sağlığı için yaşlıların sıvı tüketimini özellikle takip etmesi gerektiğini kaydetti.

“Çay ve kahve suyun yerini tutmaz”

Toplumda sık görülen yanlış inanışlara da değinen Demirel, çay ve kahvenin su yerine geçmeyeceğini belirterek, bu içeceklerin idrar söktürücü etkisi nedeniyle su tüketimini ikame edemeyeceğini söyledi.

Demirel, susuzluğun doğrudan Alzheimer’a neden olduğunun söylenemeyeceğini ancak sıvı eksikliğinin bilişsel işlevleri geçici olarak bozabileceğini ve mevcut bilişsel sorunları ağırlaştırabileceğini ifade etti. Uzun süre tekrarlayan sıvı yetersizliğinin beyin sağlığı açısından risk olarak görüldüğünü belirten Demirel, ilerleyen süreçte unutkanlık ve demans açısından olumsuz tabloya zemin hazırlayabileceğini dile getirdi.

Erişkin bireyler için genel olarak 2–2,5 litre sıvı alımının önerildiğini belirten Demirel, ihtiyacın yaş, fiziksel aktivite, hava sıcaklığı ve sağlık durumuna göre değişebileceğini söyledi. Yeterli sıvı alımının pratik göstergelerinden birinin idrar renginin açık sarı olması olduğunu kaydeden Demirel, unutkanlık şikâyeti olan kişilerin su tüketimiyle birlikte düzenli beslenme ve uykuya dikkat etmesi gerektiğini; buna rağmen şikâyetler sürüyorsa mutlaka hekime başvurulmasının önem taşıdığını vurguladı.

Kaynak: İHA