Derin TV Yönetim Kurulu Başkanı Sait Alıcı’nın sunduğu Şeker Tadında Ramazan Sohbetleri programında siyasetten uzak, samimi bir sohbet gerçekleştirildi. Alıcı, Ramazan ayı boyunca toplumun farklı kesimlerinden konukları ağırladıklarını belirterek, izleyicilerin programa gösterdiği yoğun ilgiden dolayı teşekkür etti.

Çocukluk Yılları ve Eski Karabük

Programda konuklar, Karabük’te geçen çocukluk yıllarını ve eski mahalle kültürünü anlattı. Cenk Gedikoğlu, çocukluğunun 5000 Evler’de geçtiğini belirterek o yıllardaki mahalle hayatının unutulmaz olduğunu söyledi.

Gedikoğlu, çocukluk dönemlerinde arkadaşlarıyla birlikte bilyalı arabalarla yokuş aşağı yarış yaptıklarını, mahalle bakkallarının ise hayatın önemli bir parçası olduğunu ifade etti. O dönemlerde esnaf ile mahalle sakinleri arasında güçlü bir güven ilişkisi bulunduğunu dile getirdi.

Yenişehir’de Komşuluk Kültürü

Erkan Canözü ise çocukluğunu Karabük Yenişehir’deki polis lojmanlarında geçirdiğini anlatarak o yıllardaki komşuluk ilişkilerine dikkat çekti.

Canözü, “O dönemlerde kapılar adeta herkese açıktı. Komşular birbirine sık sık misafir olurdu. Ramazan aylarında iftarlar birlikte yapılır, sahurlar paylaşılırdı” dedi.

Öğrencilik Yıllarının Sahur Hatıraları

İstanbul’da üniversite eğitimi gördüğü yıllardan da bahseden Canözü, yurtta geçen sahur sofralarının unutulmaz olduğunu belirtti. Kalabalık öğrenci odalarında yapılan sahurların hem hüzünlü hem de değerli anılar bıraktığını ifade etti.

Eski Ramazan Gelenekleri

Programda eski Ramazan gelenekleri de konuşuldu. Ramazan davulcuları, mahalle iftarları, veresiye defterlerinin kapatılması gibi dayanışma örneklerinin geçmişte daha yaygın olduğuna değinildi.

Konuklar ayrıca çocukluk döneminde tutulan “tekne orucu”, mahalle bakkallarında satılan geleneksel tatlılar ve Ramazan topu gibi kültürel unsurların Ramazan ayının önemli hatıraları arasında yer aldığını söyledi.

Yerel Değerler Vurgusu

Programın sonunda Karabük ve Safranbolu’nun yerel değerlerinin korunması gerektiği vurgulandı. Konuklar, Bağlar Gazozu, Safranbolu lokumu ve Kilcioğlu pidesi gibi ürünlerin sadece birer yiyecek değil, aynı zamanda bölgenin kültürel mirasının önemli parçaları olduğunu ifade etti.

Ramazan ayının insanları bir araya getiren, geçmişin güzel anılarını hatırlatan özel bir zaman olduğunu belirten konuklar, bu değerlerin yeni nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.