KARABÜK

Hatay depreminde evlatlarını yitiren baba acısını anlattı

Kahramanmaraş depremlerinde 8 aylık hamile kızı ve damadını kaybeden baba, 3 yıl sonra acısının ilk günkü gibi taze olduğunu söyledi.

Abone Ol

6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’ın Hassa ilçesinde 8 aylık hamile kızı öğretmen Sevde Kökcü Demir ile polis memuru damadı Abdullah Demir’i kaybeden İsmail Kökçü, acılarının üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen ilk günkü gibi taze olduğunu söyledi.

İHA muhabirine konuşan Kökçü, yaşadığı acının tarif edilemez olduğunu belirterek, “Gerçekten çok büyük bir acı yaşadık. 3 yıl geçti ama acı hiç dinmiyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor” dedi.

Yaşananları sadece acı üzerinden değil, ibret ve hayat dersi olarak görmeye çalıştığını ifade eden Kökçü, “Hayat felsefem hep şudur; yaşanan her hadisenin içinde bir ibret vardır. Büyük kayıplar yaşadık, hem maddi hem manevi ağır yükler oldu. Ama insan isterse yaşananların içinde bazı güzellikleri de görebilir” diye konuştu.

Kızının idealist bir öğretmen, damadının ise görevine bağlı bir polis memuru olduğunu anlatan Kökçü, “Kızım Sevde, dört evladımdan biriydi ve Hatay Hassa’da öğretmenlik yapıyordu. Damadım Abdullah da evladım yerine koyduğum bir insandı. O da Hatay’da polis memuru olarak görev yapıyordu” ifadelerini kullandı.

“İki ay sonra torunumu kucağıma alacaktım”

Deprem olmasaydı iki ay sonra torununu kucaklayacağını dile getiren Kökçü, “Evlatlarım büyük bir heyecanla çocuklarını bekliyordu. Rabbim nasip etmedi. Böyle uygun gördü” dedi.

Deprem sabahını da anlatan Kökçü, yaşadıkları çaresizliği şöyle aktardı: “Sabah namazına yakın bir saatti. O anın telaşıyla zaman kavramı kalmıyor. Telefon trafiği başladı. İnsan hayatında öyle anlar oluyor ki ne kadar güçlü olursanız olun, acizliğin en dip noktasını yaşıyorsunuz.”

Kızını üçüncü gün, damadını ise bir gün sonra enkazdan çıkardıklarını ifade eden Kökçü, “Onlara bir an önce ulaşmak istiyorduk ama yapabileceğimiz hiçbir şey yoktu. Herkes bizim gibi umutla, korkuyla bekliyordu” dedi.

Deprem sürecinde kendisine güç verenleri de anlatan Kökçü, “İskenderun’da yaşayan arkadaşım Nejdet Ökten, kendi imkânlarıyla bana ulaşmaya çalıştı ve ‘Abi gel’ dedi. Sonradan öğrendim ki kendisi de depremzedeymiş, kaldıkları bina yıkılmış. Üç gün boyunca cenazeleri alıp Karabük’e dönene kadar bir saniye bile yanımdan ayrılmadı. Bana güç verdi, destek verdi, umut verdi, omuz verdi” dedi.

Yaşanan süreçte insanın ne kadar çaresiz hissedebileceğini vurgulayan Kökçü, “Ne kadar maneviyatınız olursa olsun, böyle bir durumda dayanacak bir söze bile ihtiyaç duyuyorsunuz. ‘İnşallah çıkar’ denmesine bile tutunmak istiyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Kızının mesleğine olan bağlılığını anlatan Kökçü, “Kızım idealist bir öğretmendi. ‘Vatana, millete faydalı nesiller yetiştireceğim’ derdi. Öğrencilerini çok severdi, öğrencileri de onu severdi” dedi.

Yaşadıklarını inancı üzerinden anlamlandırmaya çalıştığını belirten Kökçü, “İnanan bir insan olarak biliyorum ki dünyaya geliş amacımız ve yaşadıklarımız bir imtihandır. Allah Bakara Suresi’nde mallarla ve evlatlarla imtihan edileceğimizi söylüyor. Allah’ın verdiği de vermediği de bir imtihandır. Bunun farkındayım ve bu bilinçle ayakta durmaya çalışıyorum” dedi.

{ "vars": { "account": "G-EPVZXX591W" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }