Karabük’te yürütülen bilimsel bir çalışma, ormanların iklim değişikliğine nasıl tepki verdiğini somut verilerle ortaya koydu. Karabük Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen araştırma, Küre Dağları Milli Parkı’nda yetişen başlıca ağaç türlerini mercek altına aldı.
Üniversitenin İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü’nden Dr. Cemil İrdem’in liderliğinde yürütülen projede, yüksek lisans öğrencisi Selinay Atay da bursiyer olarak görev aldı. TÜBİTAK 1002-A programı kapsamında yapılan çalışmada sarıçam, göknar ve karaçam türlerinin sıcaklık ve yağış değişkenlerine verdiği tepkiler ayrıntılı biçimde incelendi.
Doğanın hafızası: ağaç halkaları
Araştırmada dendrokronoloji yöntemi kullanılarak ağaçların yıllık büyüme halkaları incelendi. Farklı yükseltilerden alınan örnekler, üniversitenin laboratuvarında analiz edilerek iklim verileriyle karşılaştırıldı. Böylece geçmişten bugüne uzanan iklim etkileri bilimsel olarak ortaya kondu.
Kış koşulları büyümeyi nasıl etkiliyor?
Elde edilen bulgular, daha ılıman geçen kışların ağaç gelişimini genel olarak desteklediğini gösterdi. Ancak göknar türünün bu duruma diğer türlere kıyasla daha sınırlı tepki verdiği belirlendi. Ayrıca ilkbahar sonuna doğru artan sıcaklıkların, özellikle göknar üzerinde baskı oluşturduğu görüldü.
Yağışın zamanlaması kritik
Çalışmada yaz aylarındaki yağışların önemi dikkat çekti. Haziran ve temmuz döneminde artan yağışların ağaçların büyümesine olumlu katkı sağladığı, özellikle temmuz ayının belirleyici rol oynadığı tespit edildi.
Gelecek senaryosu: kuraklık riski kapıda
İklim projeksiyonlarına göre, 2040 yılına kadar yaz sıcaklıklarının artması ve yağışların azalması bekleniyor. Bu durumun, bölgedeki ağaçların büyüme hızını düşürebileceği ve orman ekosistemlerini zorlayabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlar, artan sıcaklık ve kuraklık baskısına karşı sürdürülebilir orman yönetimi ve uyum politikalarının önemine dikkat çekiyor.
Araştırma sonuçları bilim dünyasında da yankı buldu. Çalışma kapsamında biri ESCI indeksli olmak üzere iki uluslararası makale ve üç sempozyum bildirisi yayımlandı. Elde edilen verilerin, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir referans olması bekleniyor.




