Ramazan ayında uzun süre yaşanan açlığın ardından iftar ve sahurda dikkat edilmesi gerekenlere değinen Diyetisyen Gizem Güneş, kan şekerini dengelemek için orucu ılık, ballı ve limonlu suyla açılmasının daha uygun olduğunu aktardı.
Öğünlerin zamanlara yayılması gerektiğine de değinen Güneş, "Kan şekerimizi dengeledikten sonra mutlaka yeşillik ve lifli gıdalarla başlayıp öğün sürecini olabildiğince uzatmak çok önemli. Çorba ve salata ile başlayıp 8-10 dakika mola vererek öğüne devam edilebilir" ifadelerini kullandı.
"İftarda aniden çok fazla su tüketmek mideyi genişletir"
Sıvı tüketiminde yapılan en büyük hatanınsa iftarda aniden çok fazla su içmek olduğuna vurgu yapan Güneş, "Bu doğru değil, midemizi genişletiriz ve baskı hissedebiliriz. Önemli olan iftardan sonra saat başı bir veya iki bardak gibi su tüketimini saatlere yaymamızdır" dedi. Güneş bunların yanı sıra, herhangi bir rahatsızlığı olmayan kişilerin gün boyu yavaşlayan sindirimi desteklemeleri için rezene, yeşil çay, ıhlamur ve zencefilli çaylar gibi bitki çaylarından destek alınabileceğini de konuşmasında belirtti.
Meyve ve tatlı tüketiminin iftardan yaklaşık 2 saat sonra yapılmasının ve ardından açlık sürecinin başlatılmasının metabolizma açısından daha yararlı olacağına da değinen Güneş, sahurun önemine de parmak bastı. Kas kaybını engellemek için sahurun kritik bir yere sahip olduğunu söyleyen Güneş, "Sahura kalkmamız kas kaybının olabildiğince önüne geçmemizi sağlar. Bu yüzden mutlaka sahura kalkmalıyız" ifadelerine yer verdi.
Ramazan ayı içerisinde tartıda görülen rakamların genellikle yağdan değil, ödem ve su tutumundan olduğunu belirten Güneş, "Ramazan'ı sadece bir detoks ayı olarak tabir etmek doğru değil. Burada önemli olan bilinçli beslenmeyi öğrenmek. Sahurda çok karbonhidrat tüketmemeye dikkat edersek Ramazan sonunda bedendeki değişimi görebilirsiniz" dedi.



