Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Hakan Kutoğlu, yaklaşık 250 kilometre uzunluğunda olan fay hattında homojen bir gerilim birikimi tespit edildiğini ve 6 Şubat’ta meydana gelen depremlere benzer ölçekte yıkıcı bir sarsıntı üretme potansiyeli taşıdığına dikkat çekti.
Uydu radar tekniğiyle gerginlik haritaları çıkarılıyor
Türkiye’nin jeolojik konumu nedeniyle deprem kuşağında yer aldığını vurgulayan Prof. Dr. Kutoğlu, kayıt altına alınmış 500’ü aşkın fay hattının bulunduğunu, bunun yanı sıra başka kırıkların da olabileceğine dikkat çekti.
İngiltere’deki Leeds Üniversitesi ile birlikte yürüttükleri çalışmaya değinen Kutoğlu, radar interferometri yöntemi sayesinde Türkiye genelinde yer kabuğundaki hareketleri uydu verileriyle anlık olarak takip edebildiklerini ifade etti. Toplanan veriler doğrultusunda sismik gerginlik haritaları hazırladıklarını vurgulayan Kutoğlu, ülke sınırları içinde en yoğun stres birikiminin Van’ın doğusundaki hat üzerinde tespit edildiğini söyledi.
Araştırma yapılan sahada daha önce belirlenmiş birçok fay hattının yer aldığını ifade eden Kutoğlu, bunlardan birinin de Çaldıran Fayı olduğuna değindi. Söz konusu fayın 1647 ve 1976 yıllarında kırıldığını anımsatan Kutoğlu, geçmişte 7.3 büyüklüğüne ulaşan yıkıcı depremler ürettiğini kaydetti.
Hattın güneyinde yer alan Van çevresinde 1881 ve 2011 senelerinde yıkıcı depremler olduğuna değinen Kutoğlu, hazırlanan haritalarda yer alan kırmızıyla gösterilen alanların homojen bir yüksek gerilimi belirttiğini söyledi. Her geçen yıl bu sismik yükün artarak devam ettiğini vurgulayan Kutoğlu, Çaldıran Fayı’nın geçmişte kırılmış olmasına rağmen bölgede yaklaşık bugüne kadar büyük bir deprem kaydı olmayan 250 kilometre uzunluğunda geniş bir alanın dikkat çektiğini dile getirdi.
Harita üzerinde yaklaşık 250 kilometrelik hattın baştan sona aynı yoğunlukta kırmızı renkle görünmesinin, fay sisteminin birbiriyle bağlantılı bir sistem olarak çalıştığına değinen Dr. Kutoğlu, “Burada baktığımız zaman şu kırmızı bölge homojen bir şekilde yüksek gerilim bölgesini elde ediyor, gerginlik bölgesini. Her yıl bu gerginlik üst üste koyuluyor ve devam ediyor. Çaldıran fayı burada kırılmış ama burada hiçbir büyük deprem kaydı olmayan kocaman bir alan söz konusu. Bu alanın uzunluğu yukarıdan aşağıya kadar 250 km ve bunların homojen bir şekilde kırmızı renkte görünmesi bu sistemin birlikte çalıştığını gösteriyor. Birlikte çalışması da şu anlama geliyor. Biraz korkutucu olacak ama bu 6 Şubat 2023'te Hatay'da görmüş olduğumuz gibi 250 kilometrenin aynı anda çalışması da ihtimal dahilinde bir durum. Buradaki harita bölgenin eşit oranda gerildiğini gösteriyor. Homojen bir gerginlik söz konusu. Biz sürekli tabii nüfusun büyük bir bölümü batıda yaşadığı için sürekli batıdaki faaliyetler üzerinde konuşuluyor ama bizim Türkiye geneli üzerinde yaptığımız çalışmalar bu bölgenin en fazla gelinen bölgelerden bir tanesi olduğunu gösteriyor. Bu bölgeye de dikkat etmek ve gereken tedbirleri almak gerekiyor." İfadelerine yer verdi.
2011’de Van'da meydana gelen depremin her şeyin bittiği anlamına gelmediğine de vurgu yapan Kutoğlu, o dönem yaşanan sarsıntının sadece çok küçük bir alanı kapsadığını, arka planda çok daha büyük bir mekanizmanın çalışmaya ve enerji biriktirmeyi sürdürdüğünü belirterek şunları söyledi:
"2011'de burada bir deprem oldu. Her şey bittiği anlamına gelmiyor. 2011'de deprem olan yer sadece bu küçük bölgeydi. Ama gördüğünüz gibi burada çok daha büyük bir sistem çalışmaya devam ediyor."





