Her Ramazan akşamı Derin TV ekranlarında yayınlanan “Şeker Tadında Ramazan Sohbetleri” programında birlik, beraberlik ve dayanışma ön plana çıktı. Derin TV Yönetim Kurulu Başkanı Sait Alıcı’nın moderatörlüğünü üstlendiği programda, Sivaslılar Derneği Başkanı Emrullah Telli ile Yeniceliler Derneği Başkanı Fatih Arslan konuk oldu. Programda hem Ramazan yardımları hem de eski Ramazanların unutulmayan gelenekleri konuşuldu.

Yardımlaşmada Samimiyet Vurgusu

Ramazan yardımlarının nasıl daha sağlıklı yapılabileceği üzerine değerlendirmelerin de yer aldığı programda, yardımların bazen aynı kişilere ulaştığı ve israf oluşabildiği yönündeki görüşler dile getirildi. Bu noktada söz alan Fatih Arslan, “Dernekler gönüllülük esasıyla çalışıyor. Kimse dışarıdan bir destek almıyor, herkes kendi imkânıyla bir bütçe oluşturuyor. Önemli olan sadece yardım vermek değil; o kapıyı çalmak, o sofraya oturmak, o aileyle aynı lokmayı paylaşmak” ifadelerini kullandı.

Arslan, yapılan yardımların sadece Ramazan’la sınırlı olmadığını da vurgulayarak, “Biz yıl boyunca öğrencilerimize burs veriyoruz. Belki çok büyük rakamlar değil ama o öğrencinin bir gün ‘beni hatırlayan vardı’ demesine vesile olmak bizim için çok kıymetli” dedi.

“Karabük Olmayı Başarmamız Lazım”

Programda birlik ve beraberlik konusuna dikkat çeken Fatih Arslan, “Karabük’te önce ‘biz’ olmayı öğrenmemiz lazım. Sivaslıyım, Erzurumluyum, Yeniceliyim demek güzel ama en başta Karabüklüyüz diyebilmeliyiz. Dernek başkanları olarak aynı masa etrafında buluşmadığımız sürece güçlü bir ses çıkaramayız” sözleriyle birlik çağrısı yaptı.

“Hepimiz Bu Şehrin Bir Parçasıyız”

Emrullah Telli ise Karabük’ün farklı şehirlerden gelen insanların bir araya gelmesiyle oluştuğunu hatırlatarak, “Kardemir’le birlikte Türkiye’nin dört bir yanından insanlar buraya geldi. Sivaslısı, Erzurumlusu, Kastamonulusu… Hepimiz burada bir olduk, Karabük olduk. Artık akraba olduk, aynı sofrayı paylaşıyoruz” dedi.

Eski Ramazanlar ve Kaybolan Değerler

Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise eski Ramazanların anlatıldığı anlar oldu. Katılımcılar, yer sofralarında bir araya gelinen günleri, aynı tas çorbaya kaşık sallanan iftarları ve köy odalarında yapılan sohbetleri anlattı. Emrullah Telli, “Yer sofrasında dede, torun herkes bir arada olurdu. Aynı kaptan yemek yenirdi. O paylaşımın tadı bambaşkaydı” sözleriyle geçmişe duyulan özlemi dile getirdi.

Fatih Arslan da çocukluk anılarına değinerek, “Köy odalarında iftar yapılır, ardından çaylar içilir, sohbetler edilirdi. Bugün teknolojinin etkisiyle gençler biraz uzaklaştı ama o günlerin sıcaklığını unutmamamız lazım” dedi.

Teknoloji ve Değişen Hayat

Programda günümüzle geçmiş kıyaslanırken, teknolojinin sosyal hayat üzerindeki etkisi de konuşuldu. Eski oyunlar, mahalle kültürü ve komşuluk ilişkilerinin yerini daha bireysel bir yaşama bıraktığına dikkat çekildi. Katılımcılar, bu kültürün yeni nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı.

Programın sonunda konuşan dernek başkanları, Karabük’te birlik ve beraberliğin daha da güçlenmesi gerektiğini ifade ederek, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutladı.