Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla “Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi” temasıyla düzenlenen iftar programında önemli açıklamalarda bulundu.

Şişli’de bir otelde gerçekleştirilen programa TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Emine Erdoğan ve çok sayıda davetli katıldı. Konuşmasına eşi ve kızlarıyla birlikte tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak başlayan Erdoğan, yalnızca Türkiye’deki değil, savaş, yoksulluk, zulüm ve şiddetle karşı karşıya kalan dünyanın farklı coğrafyalarındaki kadınları da selamladı. Gazze’den Suriye’ye, Yemen’den Sudan’a kadar geniş bir coğrafyada acı yaşayan kadınları anan Erdoğan, özellikle çatışmaların ve insani krizlerin en ağır yükünü kadınlar ile çocukların taşıdığına dikkat çekti.

Dünya genelinde kadınların çok yönlü sorunlarla mücadele ettiğini söyleyen Erdoğan, bölgede ve dünyada yaşanan çatışmaların, ekonomik eşitsizliklerin, ayrımcılıkların ve toplumsal baskıların kadınların hayatını daha da zorlaştırdığını ifade etti. Gazze’de hayatını kaybedenlerin çoğunun kadın ve çocuklardan oluştuğunu belirten Erdoğan, Suriye’de yıllarca süren savaşın ardından yeniden hayata tutunmaya çalışanların da büyük bölümünü yine kadınlar ve çocukların oluşturduğunu söyledi. Afrika’da yoksulluk, açlık ve derinleşen ekonomik sıkıntıların etkisini en ağır biçimde kadınların hissettiğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin nerede bir kriz, adaletsizlik ya da mağduriyet varsa buna sessiz kalmadığını ve insani duruşunu koruduğunu dile getirdi.

Konuşmasında kadın ve erkek arasındaki ilişkiyi ayrıştırıcı değil tamamlayıcı bir bakış açısıyla değerlendiren Erdoğan, kadınların toplumun ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçası olduğunu söyledi. “Kadın erkek fark etmeksizin hepimiz aynı bağın gülü, aynı sazın telleriyiz” sözleriyle birlik ve beraberlik vurgusu yapan Erdoğan, cinsiyet, etnik kimlik ya da hayat tarzı üzerinden insanları aşağılamanın ve ayrımcılık yapmanın kabul edilemez olduğunu ifade etti. Kadına ve çocuğa yönelik şiddetin insanlıkla bağdaşmadığını belirten Erdoğan, “Her kim kadına ve çocuğa şiddet uyguluyorsa, zulmediyorsa, insanlıktan nasibini almamış demektir” dedi. Kadınların sosyal, siyasal ve ekonomik hayatta erkeklerle birlikte omuz omuza yer alması gerektiğini söyleyen Erdoğan, insanın değerinin cinsiyetle değil emek, liyakat ve üretkenlikle ölçülmesi gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında AK Parti iktidarları döneminde kadınların toplumsal yaşamda daha görünür ve daha güçlü hale gelmesi için atılan adımları da anlattı. Kadınların iş gücüne katılım oranının arttığını, istihdamda daha fazla yer almaya başladıklarını ve parlamentodaki kadın milletvekili sayısında önemli yükseliş yaşandığını belirten Erdoğan, kamu kurumlarında görev yapan kadın oranında da dikkat çekici artışlar olduğunu söyledi. Özellikle 28 Şubat döneminin yasakçı anlayışına son verdiklerini ifade eden Erdoğan, başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla kadınların eğitimden bürokrasiye, akademiden yargıya kadar birçok alanda özgürce varlık göstermesinin önünün açıldığını kaydetti.

Kadına ve çocuğa yönelik şiddetle mücadele konusuna da geniş yer ayıran Erdoğan, hükümet olarak bu alanda “sıfır tolerans” ilkesiyle hareket ettiklerini söyledi. Türk Ceza Kanunu’nda yapılan düzenlemeler, 6284 sayılı kanun, ihtisas mahkemeleri, kadın konukevleri, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri ile Sosyal Hizmet Merkezleri bünyesindeki irtibat noktalarının bu mücadelenin önemli ayaklarını oluşturduğunu belirtti. Kadınların ihtiyaç duydukları anda destek alabilmeleri için Alo 183 hattı ve KADES uygulamasının da aktif şekilde hizmet verdiğini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli mesafe aldığını ifade etti. Erdoğan, konuşmasını “Kadına şiddet insanlığa ihanettir” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: İHA