Kastamonu’nun Cide ve Şenpazar ilçesinde Dağlı köyü sınırlarında bulunan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2020’de "Tabiat Varlığı-B Grubu Mağara" olarak tescillenerek koruma altında tutulan Dağlı Kuylucu Mağarası, görenlerin ağzını açık bırakıyor. "Kuyluç" ya da "Dağlı Kuylucu" ismiyle de tanınan mağara, Türkiye’nin ağzı en geniş dikey mağarası olarak biliniyor. Mağaranın ağız genişliği yaklaşık 100 metreye ulaşırken, derinliğiyse bilinmiyor.
Karadeniz’in en derin mağarası olan Dağlı Kuylucu, Türkiye’de derinlik sıralamasındaysa 17. sırada kendisine yer buldu. Mağaranın içinde bulunan ve yaklaşık 40 metre yükseklikten akan şelaleyse görenleri büyülemeye devam ediyor. Şelaleden çıkan sesler, mağaranın içerisinde yankılanarak, ziyaret edenlere eşsiz bir an sunuyor. Mağaranın etrafında ise doğayla iç içe uyumlu çukurlar, irili ufaklı suyolları ve "cadı kazanı" olarak adlandırılan derin oyuklardan oluşuyor.
Yapılan çalışmalar sonucunda kireçtaşından oluşan tavan bölümlerinin sudan dolayı çökmesiyle oluşmuş bir çökme dolini olduğu kayıt altına alınan mağaranın içerisinde yatay olarak yer alan mağaralar da bu kanıyı destekliyor.
"Dikey olarak yukarı çıkılan ve ağzı çanak olarak Türkiye’nin en geniş mağarasıdır"
Mağara hakkında bilgiler aktaran Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, "Türkiye'de derinlik açısından 17. sırada olan bir mağara, ancak Karadeniz Bölgesi'nde, Kastamonu bölgesinde bir numara olan mağaradır. Yukarıya doğru dikey olarak çıkılan mağaranın ağzı Türkiye’nin en geniş ağızlı mağarasıdır. Dağların arasından çıkan sular, altından geliyor ve mağara oluşuyor. Ama 250 metre mağarayı oyduktan sonra bu suyun çıkışı nerede olduğu bilinememektedir. Kuzeybatı'ya doğru Loç Vadisi bulunmaktadır ve hemen altında Malyas Kanyonu bulunmaktadır. Aşağı tarafında Hamitli köyleri var ve buradan Cide’de Gideros koyuna kadar bu su devam etmektedir. Suyun aşağısında Kılıçlı Mağarası da bulunmaktadır. Kılıçlı Mağarasına akan suların da buradan olduğunu düşünmekteyim ve bu daha önce kayıt altına alınamamış, herhangi bir kaydı olmamıştır. Bu suyun nereden çıktığı henüz kayıtlarda resmi bir bilgiyle verilmediğinden dolayı bunu biz araştırmalarımızda suyun başlangıç noktası ve çıkış noktasından tecrübelerimizle gözlemlemeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
"Tıbbı ve aromatik bitkiler açısından zengin bölge"
Dağlı Kuylucu Mağarası’nın bitki çeşitliliğine de değinen Haberal, "Burada 'kırkkilit otu' denilen, tıp biliminde kullanılan bir bitki var. Aynı zamanda tıbbi ve aromatik bitkiler açısından zengin bir bölge. Biyoçeşitlilik açısından önemli bir bölge. Özellikle Küre Dağlarının en önemli ayağını oluşturan alanlardan biri burası olduğu için biyoçeşitliliği ön planda" dedi.
"Mağara, macera turizmi, mağara turizmi, adrenalin sevenler için harika bir rota"
Mağaranın macera turizmi, mağara turizmi ve adrenalin sevenler için harika bir rota olduğunu belirten Haberal, "Baharda ayrı, sonbaharda ayrı, kışın ayrı bir güzelliğe sahip Yaz aylarında mağaranın etrafını pek göremiyoruz ama sonbaharda yapraklar döküldüğü için daha da net görme imkanımız oluyor. Burası kaygan bir zemine sahip. Her zaman öyle oluyor. Küre Dağları Milli Parkı’ndan, ilgili Şube Müdürlüğü arkadaşlarımızdan bilgi alıp bu bölgeyi öyle ziyaret etmelerini öneririz" şeklinde konuştu.
"Mağarada bizleri üç tane şelale bekliyor"
Mağarada üç tane şelalenin bulunduğunu belirten Haberal, "Dağlı Kuylucu Mağarasının içerisine inmeye başladığımız zaman bizleri 3 tane şelale beklemektedir. Bu şelaleler görsel güzelliğiyle de adeta mağaraya ayrı bir güzellik katmaktadır. Şelaleler hemen altında da büyük bir havuzlar mevcuttur. Bu havuzların varlığı da mağaraya farklı bir özellik, farklı bir güzellik sunmaktadır" ifadelerine yer verdi.





