Derin TV ekranlarında İftar sonrasında gerçekleştirilen Şeker Tadında Ramazan Sohbetleri programında konuşan Yücel, Kastamonu’nun tarih boyunca “evliyalar şehri” olarak anıldığını ve bu şehirde çok sayıda Allah dostunun yetiştiğini ifade etti. Şeyh Şaban-ı Veli’nin Anadolu tasavvuf geleneğinde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yücel, onun manevi etkisinin yalnızca Kastamonu ile sınırlı kalmadığını, Balkanlar’dan Kuzey Afrika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada hissedildiğini söyledi.
Yücel, Şeyh Şaban-ı Veli’nin Osmanlı döneminde yetiştirdiği talebeler ve halifeler aracılığıyla tasavvuf anlayışını yaydığını belirterek, bu öğretilerin bugün hâlâ birçok insanın manevi hayatına yön verdiğini dile getirdi. Külliyenin tarih boyunca hem ilim hem de irfan merkezi olarak önemli bir rol üstlendiğini söyleyen Yücel, burada yetişen birçok alim ve dervişin farklı coğrafyalara giderek İslam kültürünü ve tasavvuf geleneğini yaydığını ifade etti.
Programda Ramazan ayında külliyede gerçekleştirilen faaliyetler de detaylı şekilde anlatıldı. Yücel, Ramazan’ın özellikle son günlerinde gerçekleştirilen itikaf ibadetinin külliyede yoğun şekilde yaşandığını belirterek, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından gelen ziyaretçilerin bu ibadet için külliyeye geldiğini söyledi. Şu anda yaklaşık kırk kişinin itikafa girdiğini ifade eden Yücel, bu kişilerin camide kalarak ibadet, zikir ve tefekkürle vakit geçirdiklerini belirtti. İtikaf süresince misafirlerin yemek ve diğer ihtiyaçlarının hayırseverler tarafından karşılandığını da sözlerine ekledi.
Konuşmasında tasavvuf anlayışının insanı dünyadan tamamen koparmak anlamına gelmediğini vurgulayan Yücel, asıl önemli olanın insanın sahip olduğu imkânları toplum yararına kullanması olduğunu söyledi. Bu bağlamda Şeyh Şaban-ı Veli’nin öğretilerinden birini hatırlatan Yücel, “Fakirlikte erimek marifet değildir, asıl marifet zenginliği hazmedebilmektir” sözünün tasavvufun temel anlayışlarından birini yansıttığını ifade etti. Ona göre gerçek dervişlik, insanın hem dünyada yaşayıp hem de sahip olduğu imkânları ihtiyaç sahipleriyle paylaşabilmesidir.
Program sırasında türbe ziyaretleri konusu da gündeme geldi. Yücel, İslam inancına göre yardımın yalnızca Allah’tan istenmesi gerektiğini vurgulayarak, türbe ziyaretlerinin amacının Allah dostlarını anmak, onların hayatlarından ibret almak ve dua etmek olduğunu ifade etti. Bu tür ziyaretlerin insanların manevi dünyasını güçlendirdiğini ve geçmişle bağ kurmalarına yardımcı olduğunu belirtti.
Külliyenin tarihsel gelişimi hakkında da bilgiler paylaşan Yücel, buranın sadece bir türbe değil, aynı zamanda cami, şadırvan, haremlik-selamlık bölümleri ve çeşitli yapılarıyla büyük bir külliye olduğunu söyledi. Yüzyıllar boyunca yapılan genişletme ve restorasyon çalışmalarıyla bugünkü haline ulaştığını ifade eden Yücel, Osmanlı döneminde birçok devlet adamı ve hayırseverin de külliyeye önemli katkılar sağladığını belirtti.
Ayrıca külliyede geleceğe yönelik projelerin de bulunduğunu dile getiren Yücel, burada bir Medeniyet Araştırma Merkezi kurulması için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Projelerin büyük ölçüde hazırlandığını belirten Yücel, hayırseverlerin desteğiyle bu merkezin yakın zamanda hayata geçirilmesini hedeflediklerini ifade etti. Bu merkezde özellikle gençlere yönelik kültürel ve akademik çalışmaların yapılması planlanıyor.
Programın sonunda vakıf kültürünün toplum hayatındaki önemine de değinildi. Osmanlı döneminde vakıfların sadece cami ve medreseleri değil, aynı zamanda sosyal hayatın birçok alanını desteklediğini hatırlatan Yücel, geçmişte kuşların su içmesinden hastaların tedavisine kadar pek çok hizmetin vakıflar aracılığıyla yürütüldüğünü söyledi. Bu geleneğin bugün de devam etmesi gerektiğini belirten Yücel, toplumun manevi ve kültürel değerlerinin korunmasında vakıfların büyük rol oynadığını ifade etti.
Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen program, izleyicilere hem tasavvuf kültürü hem de vakıf geleneği hakkında önemli bilgiler sunarak sona erdi. Programda yapılan sohbetin, özellikle genç nesillere tarihi ve manevi değerleri hatırlatması açısından önemli olduğu vurgulandı.




