Dünya genelinde ele geçirilen uyuşturucu verileri, yasadışı uyuşturucu madde ticaretinin büyük bir kısmının deniz yoluyla yapıldığını ortaya koydu. Uyuşturucu kaçakçıları, gizli ve hızlı ticareti sağlayan narko-denizaltılara yöneldi.
Hızla artan uyuşturucu kullanımının yanı sıra gelişen teknoloji, uyuşturucu kaçakçılarının yakalanmamak için yeni yöntemler geliştirmesine olanak tanıyor. Kıtalararası uyuşturucu ticaretini gizli ve kolay hale getiren bu denizaltılar, dünyanın dört bir yanına uyuşturucu ulaştırmayı mümkün kıldı.
1990’ların başından bu yana uyuşturucu kaçakçıları tarafından kullanılan narko-denizaltı veya uyuşturucu kaçakçılığı denizaltısı olarak da bilinen araçlar, kolluk kuvvetleri ve görevli askeri birimler için ciddi bir güvenlik sorunu haline geldi.
Uyuşturucu kaçakçıları, go-fast botları, kargo gemileri ve balıkçı gemileri gibi çeşitli yöntemlerin yanı sıra, bir seferde 10-12 ton kokain taşıyabilen narko-denizaltıları da kullanarak taşıma kapasitelerini artırdı. Bu denizaltılar, 1 taşımada yaklaşık 200 milyon dolarlık bir gelir elde ediyor. Taşıdıkları kokaini gizlice hedef bölgeye teslim etmekle görevlendirilen bu deniz araçlarının izlenmesi, kimliklerinin saptanması ve tespit edilmesi son derece zor olduğundan, bu durum özellikle Pasifik ve Karayip bölgelerindeki kokain kaçakçılığı operasyonlarının artmasına sebep oldu.
Kıtalararası uyuşturucu kaçakçılığı
İlk narko-denizaltının ortaya çıktığı günden itibaren, Kolombiya’daki çeşitli uyuşturucu kartelleri, rekabet avantajı sağlamak amacıyla bu teknolojiye yatırım yapmaya başladı. Genellikle, Güney ve Orta Amerika merkezli bir tehdit olan narko-denizaltıların son yıllarda dünyanın başka bölgelerini de tehdit ettiği görüldü.
Güney Amerika ülkesi Guyana, Afrika veya doğrudan Avrupa'ya kaçırılan uyuşturucuların geçiş noktası olarak faaliyet gösterirken ülkede bulunan bir narko-denizaltı, bu tür araçların Avrupa'ya uyuşturucu kaçırmak için kullanıldığı şüphesini doğurdu. 2019 yılının Kasım ayında ise Brezilya, Portekiz, İspanya, Birleşik Krallık ve ABD'nin sahil güvenlik, polis ve gümrük yetkilileri tarafından ortak yürütülen bir uluslararası operasyon ile Avrupa kıtasında ilk defa bir narko-denizaltı tespit edildi. Atlantik üzerinden Avrupa’ya giden denizaltı, İspanya’nın Galiçya kentinin kuzeybatısında yakalandı. Denizaltında tahmini olarak 100 milyon Euro değerinde yaklaşık 3 bin 500 kg kokain tespit edildi. Bu kaçakçılık girişimi ile narko-denizaltıların artık kıtalararası uzun mesafeleri rahatça aşabildiklerini kanıtlandı.
13 Mart 2021’de İspanya polisi tarafından Malaga şehrinde yapılan bir operasyon sonucunda iki tona kadar uyuşturucu taşıyabilen ev yapımı bir narko-denizaltı ele geçirildi. Bu operasyonla birlikte artık narko-denizaltıların Güney Amerika dışında da inşa edildiği öğrenildi.
"Otonom denizaltılar gelecekte suç örgütlerinin yeni aracı olacak”
Uzmanlar, gerektiğinde kendi başına hareket edebilme, önceden programlanmış kaçış rutinlerini uygulayabilme, yük teslim edildiğinde ya da saldırıya uğradıklarında operatöre sinyal gönderebilme, suç delillerini yok etmek için kendini imha edebilme gibi özelliklere sahip olan otonom ve yarı otonom denizaltıların, gelecekte uyuşturucu kaçakçılarının yanı sıra terör örgütleri ve insan kaçakçıları tarafından da kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Yapılan çalışmalar ise, insan kaçakçılığı için bu tür denizaltıların kullanılması durumunda, olası bir yakalamada yalnızca kaçırılan kişilerin tespit edilebileceğine dikkat çekti.





